Berrak zihinler için yalın, zengin, bağımsız bir Türkçe dijital medya üyeliği.
Ücretsiz Kaydol →
Ayça Örer
Editör ve yazar. 1998'den itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde yazdıktan sonra 2003 yılından itibaren profesyonel gazeteciliğe geçiş yapan Örer; Kanal D, Anka Haber Ajansı, bianet, Taraf, Radikal, Ot Dergi ve Tuhaf Dergi’de röportajlar, izlenim haberler ve özel haberler hazırladı.
Saraçhane’yi dolduran flamalar altında kendine yer bulamayan, o güne kadar oradaki siyasi görüşlerle aynı odada bile bulunmamış insanlar var. Etiketlenemeyecek bir topluluktan söz ediyoruz. Enver Paşa’nın resmini taşıyanlar, Türk bayraklarıyla gelenler, “Gözaltı mı? Benimki Lancome” ya da “Muhafazakar ailelerin devrimci çocukları” pankartları… Fakat polis müdahaleye başladığında bu biraraya nasıl geldiği sosyolojik izaha muhtaç grup tek vücut oluyor. Başka bir sese, başka kaygılara ve başka tür bir umutsuzluğa sahip olan sokaklardaki insanlara sorduk: “Neden alandasınız?”

Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim’de Abdullah Öcalan’ı meclise davet etmesiyle başlayan, 27 Şubat’ta Öcalan’ın örgüte silah bırakması çağrısıyla devam eden sürecin ardından, hem kültürel hem siyasi önem taşıyan ilk Nevruz’un gündemi “demokratik sürecin tamamlanması” talebiydi. Konuşmalara bu kaygı damgasını vurdu, açıklamalarda barışın tesisi için çaba sarfedilmesi gerektiği ifade edildi. Diyarbakır, 21 Mart’ı çekinceli bir umutla kutladı.

Hayatın her alanına dokunan kadınlar, başardıklarının pek azıyla literatüre girebildi. Buluşları unutulan, hikayeleri gözardı edilen, eserleri kaybolan kadınların cam tavanları tuzla buz etme çabası yüzyıllar süren bir mücadelenin ardından mümkün oldu. 8 Mart’ın ardından dünyanın dört bir yanında “Varız” diyen kadınlara ve eserlerine saygı duruşu olarak bir seçki hazırladık.

Belli bir yaşın üzerindeki kadınlar, halen 80'lerle birlikte yükselen kadın hareketinin deneyimini ve ümidini bugüne taşıyabiliyorlar. Peki ya bu dönemi görme fırsatı olmamış genç kadınlar? Bir önceki jenerasyonun verdiği mücadele onların hayatlarını iyileştiremeyi başardı mı? Genç kadınlar ve ilk gençliğe adım atanlar bugün ne sorunlar yaşıyor; geleceği nasıl görüyor ve Türkiye'de hayatta kalmak için hangi yolları deniyorlar?

Türkiye’de siyasetin gündemi sık sık değişse de ederinden hiçbir şey kaybetmeyen bir konu var: Evlilik, aile ve kadın. Aile Yılı ilan edilen 2025 yılında evlenmek kolay mı peki? Görünen o ki işin ekonomi politiği her zaman ideolojik heveslerle örtüşmüyor.

Konstantinos Kavafis “Bu şehir arkandan gelecektir” derken muhtemelen bu denli sert bir veda düşünmemiştir ama depremden sonra evden ayrılanlar için hayat hep, bir zamanlar sevdikleri, rahat ettikleri, tanıdıkları bir şehri ve hayatı özlemekten ibaret. Ali, Deniz, Tarık, Havva, Kısmet ve niceleri, giden şehirlerin ardında, buldukları küçücük umutlara sığınarak nefes almaya çalışıyorlar.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan soruşturmayla gündeme gelen İstanbul Barosu Başkanı, anayasa hukukçusu Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, Türkiye’de son aylarda yaşanan gelişmeleri, temeli 200 yıl öncesine dayanan kurumların işlevsizleştirilmesi sürecine bağlıyor ve “Hukuk ve anayasa, iktisat ve iktisadi kavramlar, siyaset ve siyasi kavramlar kirletilince Kartalkaya oluyor, Çorlu kazası oluyor, İliç oluyor” diyor.

Ocak ayı gazetecilere faili meçhulleri hatırlatan bir ay. Metin Göktepe, Uğur Mumcu, Hrant Dink ve Abdi İpekçi'nin öldürüldükleri günler arka arkaya gelirken biz de onları kendileri kaleme aldıkları kitaplar ya da onları anlatan eserlerle tanımak isteyenler için bir seçki hazırladık.

Hrant Dink'in öldürülmesinin ardından 18 yıl pek çok açıdan zor geçti. Davayla ilgili sorular bugün de sorulmaya devam ediyor. 2015 yılından bu yana Agos Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmenliği görevini üstlenen Yetvart Danzikyan’la 18 senenin değerlendirmesi.

Selim İleri gitti, bir devrin diğer insanları gibi çekildi hayatımızdan. İstanbul’un manolyalı akşamlarını, 1950’lerde evde pişen yemekleri ve ıstakozu, Ayvalık sokaklarında gezinen Aysel’i, Kâmran’ın Feride için her hafta yatılı okula taşıdığı fondanları hatırlayıp dert edinecek, izini sürecek daha az insan kaldı şimdi.
