Berrak zihinler için yalın, zengin, bağımsız bir Türkçe dijital medya üyeliği.
Ücretsiz Kaydol →
Ayça Örer
Editör ve yazar. 1998'den itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde yazdıktan sonra 2003 yılından itibaren profesyonel gazeteciliğe geçiş yapan Örer; Kanal D, Anka Haber Ajansı, bianet, Taraf, Radikal, Ot Dergi ve Tuhaf Dergi’de röportajlar, izlenim haberler ve özel haberler hazırladı.
Türkiye’de kaç çocuk kayıp? Bu çocuklara ilişkin veriler nasıl tutuluyor? Çocukların kaybolma nedenleri neler? Kayıpların ne kadarı bulunuyor ve ailelerine dönüyor? Bu sorular üzerinde dönen tartışmalar, veri eksikliği, çelişkili açıklamalar ve şaibeli ifadelerle bir türlü açıklığa kavuşamıyor.

Karanlık çöküp gündüzün renkleri kaybolunca bazı işler daha rahat yapılır. Bazı günahlar kolay işlenir, kabahatlar görünmez olur, kimisine cesaret gelir, kimisine korkaklık. Bugünlerde ise pek çok insan için gece, yetmeyen günün devamı. Ondan çaldığımız vakitleri vur patlasın çal oynasın eğlencelere değil; çalışmaya, düşünmeye, çoğunlukla bizi uykusuz bırakan korkularımıza, işe, aşa, kurda-kuşa harcıyoruz.

Herkesin başka bir hikayesi var, ama çoğumuzun ortak yönü sahip olduklarımız içinde zamanımızdan ibaret oluşu. Onun da önemli kısmını para kazanmaya harcamak zorundayız. Peki yaşamak? Peki gülmek? Ayakta kalmak? Neye rağmen ve ne uğruna? İnsanlar bunların cevabını yalnız sabahları değil, ömür boyunca arıyor.

Yaşlılar da mutsuz, gençler de. İki kesim de birbirini farklı nedenlerle suçlarken aradaki uçurum giderek büyüyor; toplumsal kutuplaşma, alışılmadık bir alanda, farklı yaş grupları arasında kendini gösteriyor. Peki yaşlılarla gençler arasında otobüs yolculuklarından ofis masalarına, emeklilik tartışmasından gelecek kaygısına uzanan bu gerilimin temelindeki asıl yapıtaşları neler?

Bir kadın şiddete uğradığında ne yapar? Nereye başvurur, nasıl sonuç alır? Bu sorunun kesin bir cevabı yok ama bu cevapsızlığın neticesi, her geçen gün eksilen bir hayat. Mor Çatı'dan Selime Büyükgöze, avukat Funda Ekin ve şiddetle mücadele mekanizmalarının eksikliğini birebir deneyimlemiş kadınlarla konuştuk.

Bir-iki dakikadan fazla iletişim kurmadığımız kuryeler, aslında sandığımızdan çok daha fazla alanda hayatımızın içindeler. Sıklıkla yaptıkları eylemler, hak talepleriyle gündeme gelip sonra unutuluyorlar. Kuryelik sandığımızdan zor ve karmaşık olabilir mi?

Sabah okula uğurladığınız çocuk, akşam eve geldiğinde durgunlaşmış. Arkadaşlarından bahsetmiyor, öğretmenlerini anlatmıyor. Şakalara gülmüyor, ödevini yapmıyor, notları düşüyor. Kimi zaman ise hiç belirti vermeyen bu sorun, akran zorbalığı. Şiddet yaşı ilkokula kadar düşmüşken bugünün yetişkinleri bekleyen bir soru var: Bu sorunla nasıl başa çıkmalıyız?

Pop müziğin zorlu kulvarında dümdüz, “acılı” arabeskle kendine yer bulan; albüm kapağından kocaman gözleriyle bize bakıp çocukluğumuzun dertsizliğini bile sesiyle titreten Güllü hayatını kaybetti. Onu Bergen gibi, Dilber Ay, Tüdanya, Esengül gibi, hakkı yeterince teslim edilmemiş kadın sanatçılar arasındaki müstesna yerine yerleştireceğiz.

Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” diye nitelediği, 2011 yılından bu tarafa UNESCO’nun Kültür Mirası listesinde yer alan Selimiye Camii “aslına dönüş” iddiasıyla planlanan restorasyon çalışmaları nedeniyle gündemde. “Tarihî katmanların bütünlüğünü tahrip edeceği” gerekçesiyle eleştirilen projeyi, uzmanlarla konuştuk.

Siyasal belirsizlik ikliminin yarattığı gerginlik sürerken PANORAMATR araştırma ve analiz merkezinde her ay anket ve ölçümler yaparak verileri yorumlayan Doç. Dr. Hatem Ete’yle konuştuk. Ete, toplumun CHP operasyonları, çözüm süreci ve uluslararası ilişkiler eksenlerinde yürütülen siyasetten memnun olmasa da henüz siyasetten ümidini de kesmediğini verilerle anlattı.




