Kuryeler anlatıyor: Kendi işinin patronu mu kölesi mi?

Bir-iki dakikadan fazla iletişim kurmadığımız kuryeler, aslında sandığımızdan çok daha fazla alanda hayatımızın içindeler. Sıklıkla yaptıkları eylemler, hak talepleriyle gündeme gelip sonra unutuluyorlar. Kuryelik sandığımızdan zor ve karmaşık olabilir mi?
Kuryeler anlatıyor: Kendi işinin patronu mu kölesi mi?

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

“Bir kargonuz var, markete bırakayım mı?” 

Pek çoğumuz bu sorudan hoşlanmıyoruz, kuryeler çoğu zaman empati yapmakta en zorlandığımız iş kolları arasında geliyor. Onlarda bize ait bir şey var ve o emanet elimize ulaşana kadar huzursuzluğumuz geçmiyor. Sağlam mı gelecek, zamanında mı gelecek, ya yolda bir şey olduysa? “Kargocular” diye başlayan söylenme listemiz uzun. 

Bunun için de kuryelik yaparak çalışmanın ne kadar zor olduğunu çoğu zaman unutuyoruz. Pandemi ile hayatımıza iyiden iyiye karışan bu mesleğin sahipleri ise başkalarının emanetlerini taşırken en çok da kendi bedenlerini ve hayatlarını unutuyorlar.

Bir kurye ne iş yapar? Yemek teslim eder, evrak teslim eder, tuvalet kağıdı, su, sebze meyve, market siparişi, ilaç... Kısaca getir-götür diyebilir miyiz? Aslında diyemeyiz. Kuryeler evden çıkamadığımız pandemi günlerinde hayatımızla sokak arasında bir pencere aralıyordu. Biz onları evlerde maske ve eldivenle karşılarken onlar, kendilerini salgının tehlikelerine bırakmak zorundaydı. 

İstanbul Motorlu Araç Derneği Başkanı Hayrettin Ertemel, Covid-19 pandemisinin etkilerinden memnun olanlardan:

“2020'den günümüze kadar motosiklet satışlarında yaklaşık yüzde 400'e varan bir artış yaşandı. Bu artış tabii ki kurye sektörünün hayatımıza girmesiyle oldu. İnsanlarda da trafik yoğunluğundan dolayı bir motosiklet kullanma alışkanlığı da oluştu. Bunun haricinde hafif ticari araçlarda da bu anlamda bir artış söz konusu.”

Bu artışa karşılık, kuryeler pandemi döneminin etkisini en ağır hisseden meslek grupları arasında yer aldı. Turizm Eğlence ve Hizmet İşçileri Sendikası (TEHİS) üyeleri, 21 Mart 2021’de yaptıkları basın açıklamasında, 191 kuryenin hayatını kaybetmesine dikkat çekiyordu.  

  • Bu açıklamayla beraber, kuryelerin hayati önem taşıdığı bir alanı daha düşünelim: Yangınlar ve deprem

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 7.8 şiddetindeki depremin ardından bölgeye giden gönüllüler arasında kuryeler de var. Süreç, Hatay Motosikletli Kuryeler Derneği Başkanı, Dernek Başkanları Grubu’na “Enkaz altındayız” diye mesaj yollamasıyla başlıyor. Deprem bölgesindeki yardım çalışmalarına katılan kuryeler, mobilize olmalarından faydalanarak yolun olmadığı yerlerde iletişimi sağlamak gibi hayati bir rol de oynuyorlar

Aradan geçen süre zarfında bu kez Kurye Hakları Derneği, deprem bölgesinde kuryelik yapanların deneyimlerini içeren bir çalışma yayımladı. Çalışmada yer alan Soner, deprem sonrası bugünü şu sözlerle anlatıyor: 

“Günde 12-13 saat çalışıyorum. Hatay koca bir şantiye. Çıkmaz sokaklar değişmiş, altyapı kazıları bitmiyor. Her yer hafriyat kamyonu, trafik düzeni diye bir şey yok. Açık yollar bile tuzak gibi. Bir saat sonramızın garantisi yok. Ama çalışmak zorundayız; başka iş yok. Oğluma daha iyi bir gelecek, eşime daha güvenli bir yaşam sağlamak istiyorum.”  

Kurye Hakları Derneği, 2024 yılında yaşanan yangın felaketlerinin ardından sahada görev yapan kuryelerin deneyimlerini anlatan bir rapor yayımlamıştı. Bu yıl İzmir’de yaşanan yangın felaketiyle beraber yeni dayanışma ağları kuruldu

  • Kadınlar ve Kuryeler Dayanışma Ağı ismiyle kurulan dayanışma ağı, afetlerde ve kriz anlarında müdahale ve toplumsal dayanıklılık temelli atölye ve eğitim programları düzenleme, yerel düzeyde, kadınların ve kuryelerin birlikte hareket ettiği ortak dayanışma ağları kurma, afet dönemlerinde bilgiye erişim, destek koordinasyonu ve ihtiyaç tespiti süreçlerinde ortak hareket etme amacı taşıyor.

Esnaf kuryelik sistemi ne götürüyor?

Bir-iki dakikadan fazla iletişim kurmadığımız kuryeler, aslında sandığımızdan çok daha fazla alanda hayatımızın içindeler. Sıklıkla yaptıkları eylemler, hak talepleriyle gündeme gelip sonra unutuluyorlar. Kuryelik sandığımızdan zor ve karmaşık olabilir mi?

  • Bu sorunun cevabı; aslında evet. Güvencesiz, kayıt dışı ve sigortasız çalışma pek çok iş kolunda yaygın hâle gelirken kuryeleri diğer işlerden ayıran başka bir sorun daha var. 

Türkiye’de pandemi sonrası yaygınlaşan “esnaf kuryelik” sistemi, kuryelere kendi işlerinin patronu olma vaadi sunsa da başka handikapları beraberinde getiriyor. Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay 2022’de yaptığı açıklamada, bu sistemin sıkıntılarına dikkat çekmişti:

“Evlerine ekmek götürmek için canlarını riske atan bu insanlar maalesef iş güvencesi olmadan, düşük ücretlerle sendikasız çalıştırılıyor. Bu kardeşlerimiz, sendikaya üye olduklarında ise onların sırtından para kazanan koca koca markalar ayak oyunlarına başvuruyor. Bir bakıyorsunuz motosikletli kuryeler bir kararla ‘taşımacılık’ iş kolundan ‘büro’ iş koluna geçirilmiş; bir bakıyorsunuz uydurulan ‘esnaf-kurye’ modeliyle statüleri işçiden işverene dönüştürülmüş.”

Atalay aynı açıklamada, esnaf kurye modelinin işyerleri dayatmasıyla uygulandığını da hatırlatmıştı: 

“Öncelikle motosikletli kuryelerin sendikalaşmasının önündeki engeller kaldırılmalı. Kazalara neden olan hız puanı ve kuryelerin performansının birbiriyle yarıştırılması uygulamalarına son verilmeli. İşletmelerin sendikalaşmaya karşı ortaya çıkardığı ‘esnaf-kurye’ modeli en güvencesiz çalışma biçimi. İşletmeler bu aldatmacaya son verip çalışanların taleplerini karşılamalıdır.”

Bu açıklamanın yapıldığı 2022 yılında sistem değişikliği gerekçesiyle şirketler bünyelerinde çalışan kuryeleri kendi hesabına çalışan “esnaf kurye” modeline teşvik etmiş; bu nedenle maaşlı ve sigortalı çalışan kuryeler işten ayrılmak zorunda kalmıştı.

“Sistemsel değişiklik” gerekçesiyle yapılan bu düzenlemelerde, 2025 yılı başında da pek çok kurye işsiz kaldı ve “esnaf kurye” modeline dönmeye zorlandı. Mesela, 5 Nisan 2024 tarihinde yapılan düzenlemeyle, eskiden saat başı 85 TL + paket başı 50 TL üzerinden maaşlarını alan kuryeler tek taraflı bir karar ile paket başı 75 TL çalışma ile yüz yüze bırakıldılar. Bu sistemsel değişiklik, yüzde 40’a varan kayıplar yaşaması anlamına geliyordu.

  • Önce iş kurmak için motor, ekipman alması gereken kuryeler, şahıs şirketi de açıyorlar. Muhasebe, KDV, muayene ve diğer kesintileri ödüyor, aylık ortalama 35 bin 500 TL masraf yapıyorlar. Ağustos ayında bazı şirketlerin yaptığı değişiklikle, ilk paket teslim ücreti  55 TL’den 47 TL’ye düşürüldü. Sonraki paket ücreti de 40 TL’yken, 25 TL oldu. 

Esnaf kuryeler, aynı zamanda muhatap bulamama, olağanüstü durumlarda işsiz kalma ve kazalar karşısında güvencesizlik gibi sorunlarla da uğraşıyor. Yaşanan aksaklıkları kendi başlarına çözüyor, motorlarının tamir ücretini ceplerinden ödüyor, kaza sonrası ücretsiz izin alamıyorlar. Ek mesai ücretleri, yıllık izin, resmî tatil gibi hakları yok. Bu model, aynı zamanda şirketleri vergi, işçi maliyeti gibi masraflardan kurtarıyor. 

Yani kontağı istediği zaman kapatabilmek bir avantaj gibi görünse de herhangi bir sıkıntı karşısında sistem dışına da itebilen bir dezavantaj.

Adım esnaf, işim hamallık

Esnaf kuryelik sistemi içine girmesi için zorlanan Mehmet, bu sistemin sıkıntılarını nasıl çektiğini şöyle anlatıyor:

“Pandeminin hemen öncesinde bir şirket bünyesinde başladığım bu işi, pandemi zamanı 2022’de esnaf kuryeliğe çevirmek zorunda kaldım. O günden beri de bir gün olsun, başım dertten kurtulmadı.”

Mehmet, önce bir kazaya karışmış, bunun masrafları nedeniyle iş yükü artmış, günde 14 saat süren iş yüzünden sağlığı bozulmuş, sağlığı bozulunca, kontağı kapatmış, kontağı kapatınca sistem dışına düşmüş. Yeniden sisteme dahil olması 9 ay sürmüş. Yani her biri bir diğerine neden olan krizler. Bu arada borcu 280 bin liraya dayanmış:

“Bugün bir şirket bünyesinde çalışan her kurye bir gün kapı önüne konma tehdidiyle karşı karşıya. Şirkette çalışırken yemek masrafın yok, mesai saati belli, tatil belli. Kendi hesabına çalışırken bunların hiçbiri yok. Bazen isteseniz de bırakamıyorsunuz çünkü bırakırsan yerini dolduracak bir sürü başka insan var ama doğru düzgün bir para da kazanılmıyor. Yani esnaf kurye olsan zaten hem canının hem malının sorumluluğunu taşıyacaksın, şirket bünyesinde çalışırsan bir nebze şanslısın. Bir de tamamen kayıtsız belgesiz çalışanlar var, en son ne zaman tamir edildiği belirsiz motorlarda kelle koltukta gidiyorlar. Seni getirip bıraktıkları nokta bu.” 

Mehmet geçen ay kaza yapan bir arkadaşları için aralarında para topladıklarını söylüyor:

“Kuryecilikte insanları kıyasıya rekabete sürüklüyorlar ama yine de bir dayanışma var. Çünkü şirketler karşısında, toz kadar değersiziz.”

Kaza yaptım, beni sıkıştırandan küfür yedim

Kurye Haber’in sloganı: “30 dakikada değil sağ salim gelsin, kuryeler ölmesin.” Bu basit görünen cümlenin ardında pek çok kaza ve ölüm yatıyor. 

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2024 yılında en az 1.897 işçinin iş cinayetlerinde öldüğünü bildiriyor. Kurye Hakları Derneği’nin tespitine göre, 2024 yılında en az 63 kurye çalışırken hayatını kaybetti. 

Kuryelerin hayatını tehdit edenler arasında yalnızca trafik kazaları yok. Aynı zamanda trafik tartışmaları sırasında da hayatlarını kaybediyorlar. 7 Kasım 2022’de trafikte öldürülen Samet Özgül gibi. Ankara’da lokanta kuryeliği yaparken kaza geçirip kolu kırılan ve uzun bir tedavi sürecinin ardından yüzde 45 bedensel engelli raporu alan 34 yaşındaki Emrah, bu olayı hatırlatıyor:  

“Samet Özgül vakası hep aklımı kurcalayan olaylardan biriydi. Ben 2024 yılında kaza geçirdim. Beni sıkıştıran bir araba yüzünden dengemi kaybettim. Ben düştüğümde bile 'Önümde ne işin vardı' diyordu. Aralık ayının sonuydu, kolum kırıldı. Sonra ameliyat oldum. İşyeri durumun bildirilmesi ve iş kazası olarak geçmesi konusunda gönülsüz davrandı. Bana tedavi masraflarını üstleneceklerini, süreç boyunca yardım edeceklerini söylediler.”

Emrah, tıpkı Samet Özgül gibi iki üniversite okuyan biri. Buna karşılık iş bulamayınca, farklı işlere girip çıktıktan sonra bu işte karar kılmış:

“Gelirimin artması ihtimali bana cazip göründü. 34 yaşında artık kendime bir hayat kurma isteği ağır bastı, onun yerine tamamen ailemin başına kaldım.”

Emrah, yaşadığı bu sorunların ardından “İşine dönersin” vaadine karşılık, işini de kaybetmiş, şirket 43 bin lira tazminat ödemeyi teklif etmiş. Şimdi yine güvencesiz bir hayat içinde ne yapabileceğini sorguluyor.

Bir gün yorgunluktan ölmekten korkuyorum

Kuryelik işine borçla başlayan Salih’in mesaisi haftanın 6 günü sürüyor, bazen 7 günü de buluyor. Yoğun bir uygulamanın çalışanı olan Salih, kuryeliği biraz iş bulma rahatlığı nedeniyle seçtiğini anlatıyor:

“Farklı iş kollarında da şansımı denedim. Aslında komik olan, üniversite mezunu olmam. Annemin isteğiyle bitirdim, şimdi her gün kahroluyor. Zar zor kuryeliğe başladım. Onun için, ehliyet almakla uğraş falan derken bir hayli masraf yaptım. Motor alacak param tabii ki yok, o yüzden motoru olan bir şirkette işe başladım.”

28 yaşında 58 kilo olan Salih için en büyük zorluk fiziksel yorgunluk:

“Bazen insanlar o kadar insafsızca alışveriş yapıyor ki. Tabii ki bir hak verilmiş ve bunun kullanılmasını da anlıyorum, gerçekten kim ne almış bunu eleştirmiyorum. Ama bir siparişte 30 kiloluk yük de açık söylüyorum, açgözlülük. Bir kere bunu ben sepete yerleştirdiğimde, ağırlık veriyor. O ağırlık dengeli yerleşmezse kaza nedeni. Çok kere kapı güvenlikleriyle sorun yaşıyoruz, bizi içeri almak istemeyenler oluyor. Yazın sıcakta ayrı, kışın soğukta ayrı zor.”

Salih’in en büyük şikayeti ziller. Molaların bitimini haber veren ziller yüzünden sinirinin bozulduğunu söylüyor:

“O kadar insanlıktan çıkmış şekilde çalışıyoruz ki. Bazen arkadaşlar geliyor, düşmüş, orası burası yaralı. Yarasını yıkayıp yine yola çıkıyor. Bu iş böyle şaka kaldırır bir iş de değil ama çare de yok. Sonra insanlar bize ‘kurye terörü’ deyip sataşıyor. Yani kuryesiz yapamıyorlar, kuryelere katlanamıyorlar. Her durumda biz günah keçisiyiz.”

Bu mesleğin de yüz karası var 

Kapıyı tanımadığınız birine açmak, özellikle kadınlara çok güvenli gelmiyor. Kuryelerin eve girmesi, adresi öğrenmesi, insanlarda kaygı yaratan konular arasında. Bu işte çalışanlar açısından bu şekilde yaftalanmak da önemli sorunlar arasında yer alıyor. 34 yaşındaki Engin, kuryelik mesleğinde en sıkıntılı konular arasında hırsızlık ve taciz suçlamasını sayıyor: 

“Ben bu işi neredeyse 10 yıldır yapıyorum. Motora meraklı olduğum için başladım. Önce bir firmada çalıştım, şimdi esnaf kurye oldum. İşimi seviyorum, farklı illerde de yaptım, memnunum genel olarak. Ancak memnunum diye bu iyi bir iş zannedilmesin. Ben motoru sevdiğim için, ‘Gülü seven dikenine katlanır’ gibi bakıyorum meseleye.

Kuryelik çok zor bir iş. Taşıdığın malı kırmayacaksın, dökmeyeceksin, saçmayacaksın. Ev sahibinin dibine girmeyeceksin, getirdiğini verirken temkinli davranacaksın. Bazen ağırsa ev içine bırakmanı isteyebilirler. O zaman da ona göre düzgünce vereceksin. Kimseyi tedirgin etmeye gerek yok, hele böyle bir zamanda. Senin canın da risk altında.” 

Yaşanan önyargılarda Engin, biraz da kuryeleri eleştiriyor

“Kuryelik kolay para kazanma yolu diye bu mesleğe gelen çok oldu. Pandemide de patladı tabii. Halbuki kuryelik en pahalı meslek. Canını kaybediyorsun, bundan daha pahalı bir şey var mı? Onun dışında meraklı turşucular da var. Böyle romantik işler peşinde koşanlar falan... Bunların hiçbiri olmaz. Kapıyı açana ‘Merhaba, iyi günler’ dışında cümle kurmak bile gereksiz. İnsanları tedirgin etmeyeceksin. Ne trafikte ne evinde.”

30 dakika 30 yıllık hasar bıraktı

Özellikle yemek siparişlerinde “hızlı gelsin” beklentisi, kuryelerin hayatlarını riske atıyor. Bir de bu siparişlerde zamanı tutturamayınca, azardan maaş kesintisine pek çok sorun ortaya çıkıyor. 

Zaman sınırlamasının getirdiği riskleri kaza yapıp ancak 8 ay sonra yine kuryeliğe başlayan 31 yaşındaki Necmi anlatsın:

“Kurye notunuzun iyi olması gerekiyor, zaman sınırlamasına uymak da bunun için önemli. Bu kısıtlamalar nedeniyle kim bilir kimler neler yaşadı, istatistiği var mıdır bilmiyorum. Trafikte hız yapmak zaten güvenilir değil, bazen mutfak, siparişleri vaktinde veremiyor. Olmayınca olmuyor yani. Ama asıl kötüsü, insanların kötü niyeti.”

Necmi’nin “kötü niyet” diye anlattıkları, kötü gerçekten

“Bir keresinde sitenin kapısına gittim, bekliyorum. Nasıl bir rüzgar var, zaten motoru zor çıkarmışım. Adam güvenliğe haber vermiş, ‘17.30’da alma, 17.35’te al’ diye. Düşünebiliyor musun, para ödememek için beni soğukta bekletti o insan. Yine bir başka arkadaşın başına gelen bir şey vardı. Adam sipariş verdikten sonra kuryenin geleceği zamana bakıyor haritadan. Asansörün bütün tuşlarına basıyor. Kurye geldiğinde asansöre binse bir dert, çıksa bir dert. İnsanlar bu çakallıkları düşüneceklerine başka şeyler düşünseler gerçekten böyle olmazdık.” 

Kaza yaptığında beyin sarsıntısı geçiren Necmi için asıl zorlayıcı olan korku olmuş: “Korktum valla ama yapacak bir şey yok. Bu işte yine yer bulunca, yine buraya geldim, başladım.” 

Kuryelerin meslek hastalıkları arasında bel ve sırt ağrıları, egzoz dumanına maruz kalma, hava kirliliği ve toz, zaman baskısı ve anksiyete, duyusal rahatsızlıklar yer alıyor. Buna bir de kaza stresini eklemek gerekiyor.  

İstatistiklerin dışında kalan çocuk kuryeler

Kayıtsız çalışma, her iş kolunda olduğu gibi, kuryelikte de önemli bir problem. Ancak bu problem içinde, bir başlık var ki, bu ayrıca dikkat gerektiyor: Çocuk kuryeler.  

Motorlu araçlarda A1 ehliyeti alabilmek için 16 yaşını doldurmak yeterli. Buna karşılık A2 ehliyeti almak için gereken yaş sınırı 18. Çocuk kuryeleri sistem içine çeken ise denetim mekanizmaların boşluğu ve kayıt dışı işgücü.  

  • İSİG Meclisi verilerine göre son 12,5 yılda en az 770 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. Kurye Hakları Derneği verilerine göreyse, son 3,5 yılda en az 20 çocuk moto kurye, zorunlu eğitim çağında çalışırken hayatının kaybetti.

Kurye Hakları Derneği kurucu üyesi ve başkanı Mesut Çeki, Türkiye’deki çocuk motokuryelere ilişkin ellerinde net bir veri olmadığını söylüyor:

“Mahalle arasındaki restoranlarda çok fazla çocuk kurye olduğunu biliyoruz. Bunların içerisinde pideci, çiğ köfteci, dönerci, kebapçı ya da şarküteri gibi marketler, tekel bayileri var. Tekel bayilerinin akşam servislerinde 18 yaş altındaki kuryeleri kullandıklarını, sucularda 18 yaş altı kuryelerin olduğunu biliyoruz.” 

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 8 Mart’ta yaptığı açıklamada “Kuryelerin çalışma saatlerinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na bildirilmesi zorunluluğu sayesinde mevzuata aykırı çalışma saatleri ve buna bağlı olumsuzlukların önüne geçeceğiz” dedi.

Bu dünyada yüzlerce yıldır yeniden tanımlanan ulaklık, habercilik, postacılık ve bugünkü modern hâliyle kuryelik, 2025 dünyasında trafik, çalışma saatleri, iş koşulları, yok sayılma, meslek hastalıkları, kaza kaygısı içinde yapılacak her düzenlemeyi bekliyor. Sıkıntılarını buldukları her mecrada anlatıyor, çözüm arıyorlar. 

“Bak postacı geliyor, selam veriyor” romantizmi ise çok eskilerde kalan bir hayalden ibaret.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

YAZARLAR

Ayça Örer

Editör ve yazar. 1998'den itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde yazdıktan sonra 2003 yılından itibaren profesyonel gazeteciliğe geçiş yapan Örer; Kanal D, Anka Haber Ajansı, bianet, Taraf, Radikal, Ot Dergi ve Tuhaf Dergi’de röportajlar, izlenim haberler ve özel haberler hazırladı.

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta