Cumhur İttifakı göçe nasıl bakıyor?

AK Parti, MHP ve BBP programlarında göç nasıl ele alınıyor?
Cumhur İttifakı göçe nasıl bakıyor?

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Türkiye resmî sayılara göre 3 buçuk milyondan, muhalefet liderlerinin açıklamalarına göreyse 10 milyondan fazla sığınmacıya ev sahipliği yapıyor. Sayı bazında dünyada en çok sığınmacı ağırlayan ülke olan Türkiye, nüfusuna oranla da en çok sığınmacı bulunan üçüncü ülke konumunda.

2011'de Suriye'de iç savaşın başlamasının ardından "psikolojik eşik" 1 milyon olarak belirlenmişti. Bu sayı hızla aşılsa da hükümetin açık kapı politikasını sürdürmesi, sığınmacıların Türkiye’ye gelmeye devam etmesine sebep oldu. Bugün yalnızca Suriye'den değil, ekonomik krizlerin veya savaşların insanları göçe zorladığı pek çok ülkeden sığınmacılar, Türkiye'ye geliyor.

Bu kontrolsüz dış göçü ve göçün yarattığı sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasi değişimleri yönetmeye dair hükümetin bir planı ise bulunmuyor. Bir yandan "misafir" olduğu söylenen sığınmacıların geri dönüşüne dair bir hükümet planı bulunmaması, bir yandan da sığınmacıların misafir olduğu varsayımından hareketle kapsamlı bir entegrasyon politikası uygulanmaması doğan sorunları çözümsüz bırakıyor.        

Toplumun %80'inden fazlası sığınmacıların ülkelerine dönmesini istese de hükümetin bu yönde bir adım atmaması hem Avrupa Birliği'ne karşı sahip olunan "siyasi kozu" kaybetmeme düşüncesiyle, hem de yükselen maliyetler karşısında sermayenin ucuz işgücü talebini karşılama amacıyla açıklanıyor.

Cumhur İttifakı partilerinin programlarında kontrolsüz göçe dair bir politika önerisi bulunmadığı, iç göçe odaklanıldığı görülüyor. Gelecek haftalarda ele alacağımız üzere bu durum da muhalefet partilerine geniş bir siyaset alanı sağlıyor.

AK Parti’nin göçe bakışı

"Göç" kelimesine programında altı kere yer veren AK Parti, konuyu yalnızca beyin göçü ve iç göç bağlamlarında ele alıyor. Programda Türkiye'ye gelen dış göçten ise hiç bahsedilmiyor.

sığınmacılar

T24

AK Parti, programının "Sınai mülkiyet" başlıklı bölümünde "beyin göçünün önüne geçilmesinin öneminin kavrandığını" ifade ediyor. Bu sebeple keşif ve buluşları engelleyen bütün mevzuatların değiştirilmesinin, patent haklarının uluslararası standartlara uygun şekilde korunmasının sözünü veriyor.

İktidar partisinin programında, "Yurt dışında çalışan sağlık personelinin Türkiye'ye dönerek hizmet etmelerini sağlamak amacıyla cezbedici tedbirler alınacağı, her alanda olduğu gibi bu alanda da beyin göçünün tersine işlemesinin imkanları araştırılacağı" ifadeleri bulunuyor. "Yerli ve yabancı bilim adamlarının dönemsel ve kalıcı olarak Türkiye'ye gelmelerinin teşvik edileceği" söyleniyor.

İç göçü "kentleşme ve konut meselesinin çağdaş standartlara standartlara kavuşturulmasının önündeki en büyük engel" olarak tanımlayan ve çevre sorunları doğuran bir faktör olarak gören AK Parti, "hazırlıklı bir kent planlamasını" ise "sağlıklı çözümler oluşturabilmesin kaçınılmaz ön koşulu" olarak değerlendiriyor.

Değerlendirme

Dış göçten hiç bahsetmeyen AK Parti'nin programında bahsettiğinin aksine iktidarı döneminde beyin göçünü engellemeye yönelik bir politikası olmadığı görülüyor. Türkiye, nitelikli insan gücünü kaybetmeye devam ediyor. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı'nın 2015 tarihli araştırması, yurt dışına göç eden bir kişinin göç veren ülkeden dışarıya giden 90 bin dolarlık doğrudan dış yatırıma karşılık geldiğini, yüksek eğitimli göçmenler için bu tutarın 250 bin dolara çıktığını gösteriyor. 

Gençlerin yaşam tarzı endişeleri ve gelecek kaygıları giderilmeden, refah düzeyleri yükselmeden de bu trend yalnızca patent hakkının korunmasıyla tersine döneceğe benzemiyor. Keşif ve buluşların önünün açılması, Türkiye'nin beyin göçü veren değil alan bir bilim merkezi olması için Ar-Ge'ye büyük kaynak ayrılmasının yanı sıra, düşünce ve ifade özgürlüğünün sınırlarının kıyasla oldukça genişlemesi gerekiyor.

Dahası, AK Parti programında Türkiye'den giden sağlık çalışanlarının dönüşü için özel bir paragrafa yer verilse de, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın özlük hakları için protesto yapan sağlık çalışanlarına yönelik "giderlerse gitsinler" sözünü başta sağlık çalışanları, herkes hatırlıyor.

İç göçün yarattığı sorunları doğru teşhis eden AK Parti'nin, bu teşhislere yönelik vadettiği "hazırlıklı kent planlamasına" dair de gözle görülür bir politika izlemiyor. Aksine, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "ihanet ettik" itirafında bulunduğu İstanbul başta olmak üzere ülkenin dört bir yanında plansız ve çarpık kentleşme sürüyor. 

MHP'nin göçe bakışı

MHP, göçü etnik çatışmalar, iç karışıklıklar, mali iflaslar ve uluslararası terörizmle birlikte "insan hakları, demokrasi ve hukuka saygı gibi evrensel değerlerin küresel ölçekte benimsenmesini ve hayata geçirilmesini sağlaması beklenen küreselleşme sürecinin” bir sonucu olduğunu savunuyor. Buna karşı da küreselleşme sürecinin “adil ve insani bir mecraya sokulmasının” gerekliliğinden bahseden parti, “ülkeler arasında sürdürülebilir bir rekabet ortamının sağlanması, teknolojik imkânların tüm insanlığın ortak geleceğine hizmet edecek şekilde kullanılması, insanların temel hak ve özgürlüklerinin teminat altına alınması, kültürler ve medeniyetler arasında ekilmeye çalışılan kin ve nefret tohumları yerine karşılıklı saygı, hoşgörü ve anlayışa dayalı işbirliği çabalarının desteklenmesi” önerilerinde bulunuyor.

bajçeli

Cumhuriyet

İç göç konusundaysa temel hedeflerinden birini “bilinçsiz ve kontrolsüz göç olgusunu durduracak, yerinde yaşamı teşvik edecek projeler geliştirmek” olarak tanımlayan MHP, bu doğrultuda sanayi potansiyeli bulunan kentlerde yatırım ortamı oluşturulmasını, “çağdaş donanımlı konut alanları yanında gerekli altyapıya sahip, endüstri, teknoloji ve sanayi bölgeleri ile mali ve ticari merkezler kurulmasını” öneriyor.

Değerlendirme

Dış göçü insani bir noktadan ele alan MHP, programında "kültür ve medeniyet çatışmalarına son verilmesi, ülkeler arası sürdürülebilir rekabet ortamı kurulması" gibi oldukça küresel makro-politika önerilerine yer veriyor. Öte yandan, Türkiye'nin dış göçten kaynaklanan mevcut sorunlarını teşhis etmiyor ve bu sorunlara karşı uygulanabilir ölçekte politika vaatleri sunmuyor. Bu da MHP'nin özellikle İYİ Parti ve Zafer Partisi gibi bu sorunlara milliyetçi perspektifle çözüm üretme gayretinde olan partiler karşısında elini oldukça zayıflatıyor. 

MHP, iktidar ortağı AK Parti'ye iç göçü durdurmak konusunda programında bahsettiği çözüm önerilerini uygulaması yönünde bir baskı da yapmıyor. Dolayısıyla Türkiye'nin milliyetçi geleneğini temsil eden en eski parti olan MHP, hem iç hem de dış göç konusunda etkisiz kalıyor. 

BBP’nin göçe bakışı

İnsanların yaşadığı yerde onurlu bir hayat sürmesi için politikalar geliştirme” vaadinde bulunan BBP, bölgeler arası gelişmişlik farklılıklarını ortadan kaldıracak ve iç göçü durduracak turizm, tarım, sağlık, kültür, eğitim ve istihdam yatırımlarının sözünü veriyor. Vatandaşların “doğduğu topraklarda doymasının kırsaldan kente göçü önleyeceğini” beyan eden parti, kontrolsüz iç göç sonucu oluşan çarpık kentleşmeyi önleme vaadinde de bulunuyor.

Değerlendirme

Tıpkı AK Parti gibi dış göçe programında yer vermeyen BBP, iç göç konusundaki önerilerinde MHP ile ortaklaşıyor. Uygulamada da yine tıpkı MHP gibi, az gelişmiş bölgelere yatırım yaparak büyük kentlere göçü önleme politikasını da iktidar partisine dayatmakta zayıf kalıyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Pusula: Cumhur İttifakı ve göç

AK Parti, MHP ve BBP programlarında göç konusunu nasıl ele alıyor?

29 Ara 2022

YAZARLAR

Bartu Özden

Politics editor @ Aposto

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Görünmeyene ulaşmak için görünmez olanlar: Gazetecilikte kimlik gizleme yöntemi

BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Merve Us Acıoğlu

·

04 Ağu 2026

Görünmeyene ulaşmak için görünmez olanlar: Gazetecilikte kimlik gizleme yöntemi
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Çin’in Türkiye’deki yeni ağı: DÜNYA-MER'in yol haritası nasıl çiziliyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

Emircan Yaman

·

04 Ağu 2026

Çin’in Türkiye’deki yeni ağı: DÜNYA-MER'in yol haritası nasıl çiziliyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

JD Vance üzerinden İran-ABD savaşını okumak

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Faik Bulut

·

01 Ağu 2026

JD Vance üzerinden İran-ABD savaşını okumak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Yeni Parti'nin yol haritası: Kurucuları kurultay, örgütlenme ve seçim hazırlıklarını anlattı

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Melisa Gülbaş

·

30 Tem 2026

Yeni Parti'nin yol haritası: Kurucuları kurultay, örgütlenme ve seçim hazırlıklarını anlattı
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Yeni Parti, CHP ve olasılıklar: Ankara kulislerinde ne konuşuluyor?

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.

Yeni Parti, CHP ve olasılıklar: Ankara kulislerinde ne konuşuluyor?