Dayanılmaz Bir Hafiflik

Büyük turnuvalara gelirken her millet, takımına güvenir. Motivasyon amaçlı çeşitli reklam filmleri çıkar; demeçlerle, eski görüntülerden oluşturulan kolajlarla ayrı bir hava yaratılır. İngilizler işin mental kısmında hep iyi olmuşlardır. Ama gel gör ki yıllardır süregelen başarısızlık, büyük bir stres dalgasını da beraberinde getiriyor.
Yazıya başlık olarak Milena Kundera’nın ‘Hafiflik’ kavramını seçmemin de sebebi bu oldu. Oynanan sayısız maçın ardından, artık düğümün çözüldüğü yer orasıydı çünkü. İşin teknik, taktik tarafı elbet konuşulur fakat 120 dakikanın sonunda kameralar yedek kulübesine döndüğünde her şeye rağmen kazanan bir adam vardı karşımızda. O isim de tabii ki Gareth Southgate.
Hakkında “Hoca değil!” diye atıp tutanlar çok olsa da; Fabio Capello’nun, Roy Hodgson’ın, Big Sam’in, daha da geriye gidersek Sven-Goran Eriksson’un yapamadığını yapıyordu Southgate. Yolun sonu belki kupayla bitecek, belki de ilk günden itibaren turnuvanın doğal favorisi olan İtalya’ya yenilip ikinciliğe razı olacaklar. İnanın hiç fark etmez. Gerek yerel basınlarında, gerek ulusal basında kadro tercihleriyle taktik bilgisi sorgulanan, kimine göre futboldan anlamayan, kimine göre de ‘Masterclass’ olan bu tartışmalı adam bir şekilde finale taşıdı takımını. Ve bence itibarsızlaştırılmak yerine, saygı duyulmayı da bir nebze olsun hak ediyor.
Danimarka maçı özelinde bakarsak, evet zafer biraz tartışmalı bir penaltıyla geldi. Sterling’in yerde kaldığı pozisyona hakem olsam ben de penaltı vermezdim. Şimdi bu bilginin ışığında bir başka bilgi vermek istiyorum. İngiltere’nin xG’si, Danimarka’nınkinin yaklaşık 9 katıydı. Yaklaşık 20 şut atmıştı kaleye İngilizler. Maçın heyecanıyla gözden kaçabiliyor, bunu da belirtmek istedim…
Maguire-Stones ikilisi maç boyunca rakip forvet Dolberg’e zor anlar yaşattı. Bu fizikli ikilinin karşısında tüm efektifliğini kaybetti genç oyuncu. Kanat bekler Maehle ve Larsen de eskisi kadar bindiremediler. Kuzeylilerin cephesinde Damsgaard ve Hojbjerg kusursuza yakın bir futbol oynadı. Damsgaard, yeteneğini tümüyle sahaya koyup bir de çok şık bir gol atarken, Hojbjerg de orta sahayı tek başına domine etti diyebilirim.
İngiltere’de de Saka ve Sterling oyun içinde çok parladı. Harry Kane’i de turnuva boyunca belki de ilk defa istediklerini bu kadar iyi uygularken gördüm. Danimarka gerçekten büyük bir direnç ortaya koysa da İngiltere yetenek olarak Danimarka’ya bir siklet büyük geldi.
Şimdi gözlerimizi Wembley’e çevirdik. 1 aylığına evimize gelen ve sıcaktan bunaldığımız şu günlerde, azıcık da olsa serinlememize imkan sağlayan bu turnuvaya veda etmeyi bekleyeceğiz. Ben kendi adıma şimdiden teşekkür edeyim.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İngiltere finalde, rakip İtalya, Schmeichel'a lazer, Locatelli söylentisi, NHS'e bağış...
10 Tem 2021

YAZARLAR

Görkem Alkan
Author @This is England.

This Is England
Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR




