Deneysel Mekânlar ile Karşılaştıklarımız

Hollanda hükümeti pandeminin uzayacağına kâni olup müzik ve dans sektörünün pandemi sürerken nasıl organize edilebileceğine dair test etkinlikleri düzenlemeye karar verdi. #backtolive mottosuyla duyurulan bu test etkinliklerinin ilki, geçtiğimiz hafta Amsterdam’daki çok amaçlı organizasyon mekânı Ziggo Dome’da gerçekleşti. Bu hafta Bidinghuizen’de, Lowlands festival alanında gerçekleşmesi beklenen iki test festivalinin (back to live pop festivali) ise, hava koşulları sebebiyle iptal edildiği duyuruldu. Geçtiğimiz haftanın, katılımcıların ancak negatif PCR test sonucu ile katılabilecekleri, test etkinliğine yüz bin kişi bilet için başvuruda bulunmuş ve bunun yalnız bin üç yüz kişisi biletli giriş yapma hakkını elde etmiş. Ziggo Dome, on yedi bin kişiyi misafir edebilecek kapasiteli bir mekân ve ilk test etkinliğinde grupları geniş alanlara bölmeye elverişli olmuş. Sam Feldt ve Sunnery James & Ryan Marciano gibi isimler sahne aldığı etkinlikte, katılımcılar iki yüz ellişer kişilik alanlarda, elli kişilik gruplara ayrılacak şekilde organize edilmiş. Önemli bir nokta olarak da pandemiden evvel bir festival ya da konserde nasıl eğleniyorlardıysa, alkol tüketimi neyse ki bu etkinlikte deneydir diye yasak edilmemiş, o hâliyle eğlenmeleri sağlanmaya çalışılmış.
Bu test etkinlikleri ile amaçlanan bir tür korona pasaportunu kullanıma sokmak; yani test sonucunuz negatifse, aşılanmış ya da antikor geliştirmişseniz elinizde ona göre renklendirilmiş hatta belki telefonlarda uygulama olarak da edinebildiğiniz bir kontrol sistemi sağlamak. Kısaca, ‘Hastalığın yayılmasını önleyerek eğlence sektörü yeniden nasıl canlandırabiliriz?’in bir yol arayışı…
Araştırmaların sekteye uğramasından ve henüz yayınlanmış bir veri olmadığından gelişmeleri ve buradan çıkacak yayınları merakla bekliyorum. Haberlerden anladığım kadarıyla, insanlar özledikleri ya da alışkanlığını kurdukları gibi eğlenememişler bir şeyler eksik kalmış. Organizatörlerden gelen açıklamalar ise umutlu… Dönüp baktığımda, pandemi başladığında mekânın tasarımı, taşınması ya da sınırlarının inceltilmesi üzerine düşünürken şimdi, ‘gerçek olmadığı’ bilinen ya da adına test denilen etkinliklerin tasarlanıyor olması bana yeniden, kurulan bu ilişki biçimlerini düşündürtüyor. Sınırlarının, koşullarının ve duyumsal yönünün değiştiği-dönüştüğü mekânlarda kurulan ilişkileri… Eminim dans eden katılımcılar yine de bir süre sonra, yaşadıkları bu farklı bedensel tecrübeyi bir kenara bırakmayı yeğlemişlerdir, ancak sahneden bakan DJ’ler için o performans nasıldı acaba diye de meraktayım.
Bu denemelerin ve deneylerin, hem Hollanda sağlık politikalarının yürütülebilirliğine ve ekonomiye hem sosyal anlamda bir rahatlamaya hem de akademik hayata iştah açıcı alanlar sağlayacağı şüphesiz. Örneğin heyecan verici şekilde, Rotterdam Erasmus Üniversitesi’nin Sanat ve Kültür Çalışmaları departmanından Pauwke Berkers ve Frank Kimenai geçtiğimiz ay bir proje duyurdular. Gördüğüm kadarıyla ödenek sağlamanın pek kolay olmadığı akademik dünya, kovid-19un sonuçlarıyla uzun vadede müzik endüstrisinin bir geleceğe sahip olup olmadığını araştırmak üzere ödenek de sağlayabilecek. “Nekrolojiden Ekolojiye: Hollanda, pop müzik endüstrisinin dayanıklılığını nasıl güçlendirebilir” başlığı ile; sektörün ve aktörlerinin dayanıklılığını güçlendirmekte, sektördeki kuruluş ve yönetim yapıları için en iyi uygulamaları geliştirmek üzere ekolojik dayanıklılık ilkelerini kullanmayı amaçladıklarının da notunu düşüyorlar.
İçinde yaşadığımız bu süreç bana Benedict Anderson’un Sınırları Aşarak Yaşamak’ta anlattıklarını hatırlattı. Anderson, kitapla kendi hikâyesini anlatıyorsa da kriz ertelerinde gelen yeniden inşa süreçlerinde sosyal bilimlerin nasıl kullanıldığı ve buralarda araştırmacıların nasıl roller üstlendiklerine dair çok güzel bir manzara da çiziyor. Demem o ki, içinden geçtiğimiz süreçlerden sağlıklı anlam dünyaları oluşturmakta sosyal bilimcilere de en çok ihtiyaç duyulan bugünde (gülmeyin ben öyle olduğunu umuyor ve düşünüyorum), en az sağlık çalışanları kadar dikkatle davranmaları gerektiğini düşünüyorum. Malum hükümetlerin el attığı alanlar, umut vaad ettiği kadar tedirgin edici de olabiliyor.
Bu karşılaşmaların yanına bir kitap bir de atölye haberi ekleyip sizleri de onlarla karşılaştırmak istiyorum.
İlki; 1 Nisan 2021 tarihinde başlayıp dört hafta sürecek olan, Kocaeli Dayanışma Akademisi çatısında çevrimiçi gerçekleşecek bir atölye çalışması. Koordinatörlüğünü sevgili hocamız Evrim Hikmet Öğüt’ün yapacağı “Toplumu Müzik ve Sesle Anlamak” atölye serisine yine çok sevdiğimiz başka bir hocamız Belma Oğul ve Aslı Kayhan da eşlik ediyor olacak. Tam da böylesi süreçte içinde yoğurulduğumuz dönüşümlerin; tekrar tekrar müziğin, sesin mekâna dokunuşunu ve yürütülen politikaların ya da sosyal etkilerin yerini düşünürken çok güzel bir buluşma olacağını düşünüyorum. İlgisini çekenlere…
Bir diğeri; Nermin Saybaşılı’nın geçtiğimiz mayıs ayında çıkan “Mıknatıs-Ses, Rezonans ve Sanatın Politikası” isimli kitabı. Mimar Sinan Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde çalışmalarını yürütmekte olan Nermin Hoca, bu kitapta bir kısmıyla hâli hazırda üzerine çalıştığı ve çeşitli dergilerde yayımlanmış makalelerini de toparlar nitelikte. Kitabı edinmeden evvel, kendisinin Nilüfer Belediyesi organizasyonuyla meraklısına sunduğu bir çevrimiçi atölye dizisinde çalışmasının detaylarını dinleme fırsatı buldum. Çalışma; sesin, sessizliğin, gürültünün bizim alışageldiğimizin dışındaki bağlamlarda çok disiplinli bir bakışla ele alınışının, ders niteliğinde bir örneği. Bu hafta mevzumuz biraz mekân kavramı üzerine odaklanmışken, bu kitapla yine aynı noktada buluşup ses/sizliğ/in mekân içerisinde nasıl kurgulanabilir, sergilenebilir ya da üzerine düşünülebilir oluşuna müthiş örnekler sunuyor. Ses-Nesne alanında yapılan, güncel sanat pratiklerine ya da mekân kavramının farklı düşünüş biçimlerine ve eleştirel kuram üzerine kurulu çalışmalara merak duyanlara…
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
YAZARLAR

Tuğçe Hakarar
Müzikli Mevzular

Müzikli Mevzular
Müzik dünyalarının farklı bakış açılarını; tarzlardan ve kalıplardan bağımsız haberler, okumalar ve dinleme alışkanlıklarıyla tartıştığımız paylaşımlar e-posta kutunda!
İLGİLİ OKUMALAR




