Determinizm Nedir?

Olmak ya da olmamak? Durun ya, o başka bir konuydu...
Determinizm Nedir?

Bu kısımda psikoloji, sosyoloji, felsefe gibi alanlardan çeşitli konulara ilişkin, Nedir? sorusunu soruyoruz. Bu sayıda Determinizm Nedir? sorusuna cevap arayacağız.

Hem çok kolay, hem de dallanıp budaklanarak bizi, Dünya aslında yuvarlak mıydı? Sorusuna getirebilecek bir kavramdan bahsediyoruz aslında determinizm dediğimizde. Mümkün olduğunca basitleştirebilir miyiz bir bakalım.

Qxford sözlüğünden faydalandığımızda, determinizm kavramını kısaca şöyle tanımlayabiliriz: Determinizm, insanların neye benzeyeceklerini veya nasıl davranacaklarını seçmekte özgür olmadıkları inancıdır, çünkü bu şeylere çevreleri ve üzerinde hiçbir kontrolleri olmayan diğer şeyler tarafından karar verilmektedir. 

Bu noktada determinizm için, olup bitmekte olan her şeyin, aslında önceden var olan nedenlerle belirlenmiş olduğuna dair bir inanç olduğunu söylemek mümkün. Hemen aklınıza kadercilik gelmesin (benim geliyor), orada da bambaşka denklemler mevcut. 

Tüm olayların tamamen önceden var olan nedenlerce belirlendiği fikri ahlaki seçimler için de geçerli görülüyor bu teoride. Yani şu ana kadar her ne yaptıysam, aslında başka türlü yapamazdım. Kulağa biraz çılgınca geliyor. Düşünsenize, evren tamamen rasyonel, her bir taşın, hangi taşın üzerine geleceğinin bilgisi aslında önceden mevcut. 

Determinizm teorisinin formülasyonu 18. yüzyılda Pierre-Simon (Marquis de) Laplace tarafından gerçekleştirilmiş. Buna göre, evrenin şimdiki durumu, önceki durumunun sonucu ve onu takip eden durumun nedenidir. “Laplace’ın Şeytanı” ismiyle anılan ünlü teorem şu şekildedir: 

"Evrenin şimdiki durumunu, geçmişinin sonucu ve geleceğinin nedeni olarak kabul edebiliriz. Bir an için evrenin tüm güçlerinin ve bunu oluşturan tüm varlıkların konumlarını anlayabilen bir aklın var olduğunu düşünürsek, ve bunun bu verileri inceleyebileceğini de düşünürsek, aynı anda evrendeki en büyük varlıklardan en küçük atomlara kadar her şeyi hesaba katarak bir hesap yaparsa, hiçbir şey belirsiz değildir ve gelecek de, aynı geçmiş gibi, onun gözlerinin önündedir."

Burada işte Laplace’ın “Şeytan” tabiri aslında bu her şeyi bilme olasılığına sahip akıl/kişi/şey anlamına gelmektedir. 

Şimdi, şu anda gelecekte ne olacağını bilmiyoruz gibi görünüyor. Bu yüzden geleceğin kararlaştırılmadığını düşünebiliriz. Ancak belki de belirsizliğimiz geleceğin ucunun açık ve belirsiz olmasından değil, bunun yerine dünyamızı yöneten sebep-sonuç ağları hakkındaki sınırlı insan bilgimizden kaynaklanıyor olabilir mi? Belki de, her şey hakkında mükemmel bilgiye sahip olsaydık ve dünyadaki her küçücük atomun nasıl yapılandırıldığını tam olarak bilseydik, geleceği tamamen tahmin edebilir miydik?

Ya da gerçekten eylemlerimiz üzerinde ne kadar söz hakkımız var? Ne yaparsak yapalım, durumun her zaman olduğu gibi, ya da olacağı gibi sonuclanacağı hissine kapılıyor muyuz zaman zaman? Ya da her zaman? Bu kapsamda, determinizmin, yaptıklarımızdan, olandan başka türlü hareket edemeyeceğimizi söylediği için, özgür iradeyi engellediği sonucuna varmanın mümkün olduğu da söylenmektedir. Bunu şimdilik bir köşeye koyup düşünelim. Biraz içimizde determinizm ve algısının yerleşmesine izin verelim. Asla bitmeyecek bir tartışma konusu olan Özgür İrade de başka bir yazımızı şenlendirsin.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

İçimdeki Dünyaİçimdeki Dünya

BÜLTEN SAYISI

OCAK ' 1

Geldim, Gidicem Hep de Değişicem!

26 Oca 2022

OCAK ' 1

YAZARLAR

İçimdeki Dünya

İçimizdeki dünyaya yakınlaşabilir miyiz? Onu merakla keşfedebilir miyiz? Pratikler, ilhamlar, motivasyonlar ve şifa dünyasından haberler iki haftada bir posta kutunda!

İLGİLİ OKUMALAR