Alfred Hitchcock Ve Ortak Bilinmez

Macguffin bir oyuncu ismi değil, yanlış anlaşılmasın. Bir teknik. Hikayeyi kökünden değiştiren bir teknik...
Alfred Hitchcock Ve Ortak Bilinmez

Geçen hafta olduğu gibi, bu hafta da zamanda biraz geriye gidelim, şöyle 1930'lar olsun. Bugün etrafınızdakilere, hatta kendinize bile sorsanız, sinema adına çok da gelişilmemiş yıllar olduğu düşüncesinin yaygın olduğunu göreceksiniz. Fakat şöyle düşünün, henüz günümüzde var olan yapımların neredeyse hiçbiri çekilmemiş; aklınıza gelen her fikir, aslında yeni ve taze bir iş kapısına çıkıyor. Ne yaparsanız yapın, yaratıcı olarak nitelendirilecek ve bu sayede isminizi duyurmak adına büyük bir şansa sahip olacaksınız. Yani işin tekniğine bile çok da girmenize gerek yok. Hatta yönetmenlik adına bir şey bilmeseniz bile olur.
-mu?-

En azından o dönemin demirbaş olan yazar ve yönetmenleri böyle düşünmemiş olacak ki 1930'lu yıllar, sinema için Altın Çağ'ın başlangıcı olarak adlandırılıyor. Yasujirô Ozu, Charlie Chaplin, Ernst Lubitsch ve daha niceleri. Aslında onlarca isim var o dönemden sinema tarihine kazınmış olan; ancak yaptıkları işleri beğendiğim isimler bunlar. He, bir de Alfred Hitchcock var; şahsım adına bu dönemde sanatını icra etmiş ve ilerleyen yıllar içinde de her yeni yapımında kalemini ve tekniğini geliştirmiş nadide isimlerden biri. Kendi adına en verimli dönemi, 1950-1970 yılları arasında olsa da hayatının sadece bir döneminde değil; tamamında bu işin merkezinde olan isimlerden biri. Kendisini belli bir döneme hapsetmeye gücünüzün yetmeyeceği kadar harika işler çıkarmış, korku-gizem ve gerilim türlerinin belki de tarihte yer alan en kuvvetli ismi kendisi. -Öyle-

Bu türlerin ismini okuduğunuzda, aklınıza bugünlerde vizyona giren saçma sapan filmler gelmesin. Hitchcock, bugünün bile çok ötesinde işler ortaya koymuş, sizi filmlerinin her anında meraklandıran, "Acaba sonunda ne olacak? Şimdi işler nereye gidiyor böyle?" şeklinde cümleler kurduran, kurgusu, replikleri ve çekim teknikleriyle hâlâ birçoğumuza esin kaynağı olan bir "film-maker"dır. Kendisi, hakkında asla kısa cümleler kuramadığım ve çıktığım bu "yönetmen olma" yolculuğunda bana da deniz feneri olan isimlerdendir. Kısa kesiyorum.

Yaptığı işlerle birçok övgüye mazhar olan Hitchcock, duyguyu izleyiciye en iyi şekilde geçirmeyi hedefleyen şahsi kamera açılarının yanı sıra senaryo adına da bazı teknikler geliştirmiştir.

Bir Senaristin Oyuncağı, "MacGuffin"

Macguffin, bir senaryo ya da kitapta yalnızca tetikleyici görevi gören, içeriğinin izleyici için hiçbir önemi olmayan; ancak filmdeki karakterler adına hayati önem taşıyan nesnedir. İlk olarak, isim babası da olan Alfred Hitchcock tarafından "The 39 Steps" (1935) filminde kullanılmıştır.

Hitchcock'un deyimiyle "MacGuffin, birçok casusluk filminde görülen, casusların peşinde olduğu şeydir." Yani çok önemli bir şey olduğunu bilirsiniz; fakat ne olduğunu görmenize ya da bilmenize gerek yoktur. MacGuffin, olabildiğince belirsiz ve bir o kadar amaçsız olmalıdır. Biraz örneklendireyim.

"The 39 Steps" Filmindeki 39 Adım

Kaynak: Talk Film Society

Film, masum bir adamın gizemli 39 adım üzerindeki İngiliz sırlarına bulaşmasını konu alır. İzleyici, film boyunca karakterlerle birlikte 39 adımın ne olduğunu bilmez; ancak ne denli önemli olduğunun farkındadır.


"Cast Away" Filmindeki Kargo Paketi

Kaynak: What Culture

Robert Zemeckis'in Cast Away filminde Tom Hanks, bir uçak kazası sonucu ıssız bir adaya düşen bir FedEx çalışanı olan Chuck Noland'ı canlandırıyordu. Voleybol topu ve birkaç FedEx paketi dışında elinde pek bir materyali olmayan Chuck, açmamak üzere bir adet kargoyu kenara ayırır. Paket asla açmadığından, izleyici deiçinde ne olduğunu asla bilmez. Buna rağmen Chuck, paketi korumak için zaman zaman hayatını tehlikeye atar. Tam bir MacGuffin örneği... idi. Ancak filmin yönetmeni Zemeckis, yıllar sonra pakette ne olduğunu açıkladı: İki şişe salsa sosu... Gördüğünüz gibi, bazen gizem en iyisidir.


"Pulp Fiction" Filmindeki Çanta

Kaynak: Gifer

Orijinal MacGuffin örneklerinin, modern dönemde yer alan, belki de en ünlüsü olabilir. Tarantino, zaten MacGuffin olması amacıyla senaryoya böyle bir çanta ekliyor. Bu konuda ciddiyim.

Senaryo yazmayı deneyenler bilir, bazen detaylarda boğulur, fazla sorgularsınız, "Ya, bu öyle bir şey olmalı ki karakterler bunun için adam öldürmeli ve izleyici de bu karakterlere hak verebilmeli. Ama ne olsun? Ne olsun?..." dediğiniz bir şeyler arar durursunuz.
Bir şey olmasın işte; MacGuffin'i kullanıp devam etmek gerek. Tarantino da aynı bu şekilde yapıyor aslında. Hem tekniği bilenler de filmi izledikten sonra, "Hitchcock izleyip sinema okuyormuş vaay." düşüncesine kapılırken bilmeyenler de "Ya, ne vardı o çantanın içinde kardeşim? Göstermediler. Anlayan var mı? Hemen Google." benzeri ibareleri peşi sıra kullanacaktır. Akılda kalıcı bir unsur kısacası.

Pulp Fiction filminde bütün mesele, bu çanta ile başlayıp bu çanta ile son buluyor. Karakterler adına ölümcül derecede önemli bir kere, arada açıp bakıyorlar içindekine, ne olduğunu görmediğimiz, sarı, parlak ve değerli bir nesne var. Buna bakan karakter, sigarasından bir nefes çekiyor ve gözlerini ayıramıyor o cisimden. Fakat izleyici, bu çantada ne olduğunu asla öğrenemiyor. Çünkü mesele, çantada neyin olduğu değil, çantanın ne denli önemli olduğunda gizli. Senaryoyu bağlayan şey, nesnenin kendisi değil; karakterleri harekete geçmeye zorlayan duygudur.
Ama yine de Show Business bültenini takip eden nadide okurlar için tüm imkanları seferber ettim ve çantanın içinde gerçekte ne olduğunu öğrendim. Evet, "Bu konuda ciddiyim." derken ciddiydim. Tarantino da içinde ne olduğunu bilmediği için onu refere edecek bir takım şeyler yerleştirmiş çantaya. Yine de sette kullanılan çantanın ta kendisini görmüş oldunuz. Afiyet olsun.

One Piece anime serisinde tüm dünyanın peşinde olduğu One Piece isimli hazine, bininci (1000.) bölüme gelinmiş olmasına rağmen, henüz bulunamamıştır. Batman'in sahip olduğu ve bazı serilerde sadece sözü geçen Kriptonit yüzük de şöyle bir kenarda dursun, Alkolik Muhabir'den bu haftalık bu kadar. Fakat devam ediyoruz.👇

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Show BusinessShow Business

BÜLTEN SAYISI

Streaming 04: Dijital Platform Ormanı

Sektörün liderleri ve Türkiye'deki örneklerine kısa bir bakış, Alfred Hitchcock ve sinemanın bilinmezi, haberler, öneriler ve daha fazlası.

09 Mar 2022

Box Office Türkiye

YAZARLAR

Oğuz Altınöz

Yazar - Show Business

Show Business

Yeni dijital eğlence sektörüne dair gelişmeler, analizler ve öneriler her çarşamba saat 13:00'da gelen kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR