Dokunarak mı, Söyleyerek mi, Bir Kahve Alarak mı?... Nasıl Anlatayım Seni Ne Çok Sevdiğimi?

Sevgimizi göstermenin tek yolu “Seni seviyorum.” demek değil!
Dokunarak mı, Söyleyerek mi, Bir Kahve Alarak mı?... Nasıl Anlatayım Seni Ne Çok Sevdiğimi?

Sevildiğinizi nasıl anlarsınız, sevginizi nasıl gösterirsiniz? Köpeklerin sevgisini gösterme biçimini hiç düşündünüz mü? Heyecanlanır, kuyruklarını hızlıca sallarlar, üzerinize doğru gelirler, atlarlar, elinizi yüzünüzü yalarlar, minik minik dişlerler. Siz karşılık verdikçe de daha mutlu olur ve yerlerinde duramazlar. Peki küstüm çiçeğini bilir misiniz? Dokununca küser ve yaprakları bir bir kapanır, küçülür. Onu sadece gözlerinizle uzaktan sevmelisiniz ki kendisini iyi hissetsin, sevginiz ona iyi gelsin. Bunlar iki uç örnek olsalar bile sevgi gösterme biçimlerimizin ve kime nasıl sevgi gösterdiğimizin değişiminin güzel iki yansıması. 

Hepimizin sevgisini gösterme biçimi birbirinden farklı olabiliyor. Dokunmak, güzel bir söz söylemek, sevdiğimiz kişi için yemek yapmak, ona minik bir hediye almak, bir kahve yapmak… Bütün bu yöntemler bize sevildiğimizi hissettiriyor ve ilişki doyumumuzu artırıyor.

Yaşımız, cinsiyetimiz, cinsel kimliğimiz, kültürümüz ne olursa olsun sevgiyi hissetmek, sevildiğimizi görmek istiyoruz. Sevgiye ve şefkate ihtiyacımız oluyor ve bunlar bize iyi hissettiriyor. Sevildiğimizi görmek, ruhumuza iyi geldiği gibi bedenimize de iyi geliyor.

Daha önce hiç stresli hissettiğiniz bir anda yanınızdaki arkadaşınızın elini tuttuğunuz oldu mu? Gergin olduğumuz ortamlarda sevdiğimiz birine dokunmak, canımız yanarken yakın olduğumuz birinin elini tutmak, üzüldüğümüzde partnerimizin omzuna yatmak birçoğumuza iyi gelir. Yetişkinlik hayatımızda nimetlerinden oldukça faydalandığımız dokunma, sosyal ve davranışsal gelişimde kritik bir rol oynuyor. Aslında konuşmadan önce öğrendiğimiz ilk iletişim yöntemi dokunmakYapılan araştırmalarda masaj yapma, okşama, sarılma, el ele tutuşma, öpüşme gibi fiziksel temasın ilişki ve partner memnuniyeti ile yüksek oranda bağlantılı olduğu görülüyor. Araştırmalara göre çiftlerin birbirine temas etmesi stresle daha kolay başa çıkmalarına yardımcı oluyor. Dokunma ile ilgili başka bir araştırma ise huzurevi sakinlerinin, başkalarıyla fiziksel temas eksikliği nedeniyle istenmediklerini veya sevilmediklerini hissetme eğiliminde oldukları bulunuyor. Dokunmanın rolü, aslında bu kadar kritik olabiliyor.

Araştırmalar, partnerle kurduğumuz fiziksel yakınlık veya cinsel etkileşimin, ertesi gün daha olumlu bir ruh halinde olmamıza ve stres seviyemizin daha düşük olmasına etkisi olduğunu gösteriyor. Ayrıca, gün içinde olumlu bir ruh halinde olmak da partnerimizle daha fazla fiziksel sevgi ve cinsellik içeren aktivite gerçekleştirmemize sebep oluyor. Yani aslında tatlı bir kısır döngü söz konusu. Cinsel etkileşime girmek ve sevgiyi fiziksel yollarla göstermek ruh haline iyi geliyor ve stresi  azaltıyor. Bunun sonucunda cinsellik yaşama ve sevgiyi gösterme olasılığı artıyor.

El ele tutuşmak, sarılmak veya seks yapmak gibi sevgiyi gösteren davranışlar oksitosin seviyesini yükseltiyor. Bu durum bağlanmayı teşvik ediyor, ağrıyı azaltıyor ve genel olarak sakinleştirici bir his yaratıyor. Sevgi görmek kan basıncını düşürüyor, ruh halini dengeliyor. Öz güven ve öz saygıda artış sağlıyor. Partnerle kurulan bağı güçlendiriyor ve daha fazla güven inşa ediyor. Araştırmacılara göre fiziksel temasın ve güzel sözlerin dışında hediye almak/vermek de sevgi göstergesi, hatta sevginin somut hale bürünmesini sağlayabiliyor. Hediye alıp vermek karşılıklı olarak memnuniyet duygusunu artırıyor, hem birbirimizi düşündüğümüzü gösteriyor hem de ilişkinin güçlenmesine yardımcı oluyor. Böylece, iki taraf da duygusal olarak hediye alma-verme eyleminden yararlanıyor.

Sevgiyi ifade etmenin yollarından biri de partnerle kaliteli vakit geçirmek ve ona zaman ayırmak. Ne kadar yoğun olsak da gün içinde 5 dakika arayıp “Sesini duymak istedim.” cümlesini kurmak günün kalitesini hem bizim için hem partnerimiz için artırıyor ve sevgimizi gösterebilmemize alan açıyor. Yoğun olduğumuz günlerde birbirimize kısa da olsa vakit ayırmak ve bu vakitlerde telefon, televizyon gibi uyarıcı olabilecek unsurlardan mümkün olduğunda uzak durmak, dikkatimizi birbirimize tam anlamıyla vermemize yardımcı oluyor. Ancak bu şekilde geçirdiğimiz o kısa vakitte birbirimize kaliteli bir şekilde zaman ayırabiliyoruz ve bu noktada sürenin pek bir önemi kalmamış oluyor. Daha çok vaktimiz olduğunda ise birlikte yemek yapmak, dizi izlemek, daha önce denemediğimiz heyecan uyandıran aktiviteleri birlikte denemek gibi eylemler ilişkimize iyi geliyor ve duygularımızı birbirimize göstermemiz, ilişkimizi canlandırmamız için alan açıyor.

Sevgiyi göstermenin yolları elbette bunlarla bitmiyor. Birbirimizi takdir ederek, beğendiğimiz yanlarımızı dile getirerek, birbirimize teşekkür ederek, genel olarak nazik davranışlar göstererek de hissettiğimiz sevgiyi gösterebiliyoruz. Örneğin, partnerimiz yeni başlayacağı işi için heyecanlandığında biz de onun heyecanına ortak olduğumuzda, süreç ile ilgili sorular sorduğumuzda, onun için yapabileceğimiz bir şey olup olmadığını öğrenmek istediğimizde sevgimizi dile getirmiş oluyoruz. Kimimiz ise bir akşam yemeği için özenerek hazırlandığımızda ve saçımızı o gün normalden farklı taradığımızda partnerimiz bunu fark eder ve dile getirirse kendimizi sevilmiş hissediyoruz. Yoğun geçirdiğimiz bir iş gününün ardından eve geldiğimizde mutfaktan yemek kokuları geliyorsa ve partnerimiz yüzünde kocaman bir gülümsemeyle kapıyı açıp “Yemek yapmaya vaktin olmaz diye düşündüm, senin için bir şeyler hazırladım!” dediğinde kendimizi dünyanın en sevilen ve önemsenen insanı gibi hissediyoruz. Tıpkı bunlar gibi ilişkilerimiz içerisinde sevildiğimizi hissettiğimiz anlar saydıkça bitmez ve birbirinden farklı olabilir. Tam da bu sebeple sevginin, sevilmenin bizim için ne anlama geldiğini partnerimizle açık bir şekilde paylaşmak ve birbirimizin sevildiğini hissetme ihtiyacına özen göstermek önem taşıyor!

Zeynep Yıldan

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Yakın İlişkilerYakın İlişkiler

BÜLTEN SAYISI

🫂 Sevildiğimi Nasıl Anlar, Sevdiğimi Nasıl Gösteririm?

“Bana sarıldı! Buradan ne anlam çıkarmalıyım? Bugün eve en sevdiğim tatlıdan göndermiş. Bu ne anlama geliyor?” Sevildiğimizi nasıl anlarız?

26 May 2022

Sleepy Mornings - Manon de Jong

YAZARLAR

Yakın İlişkiler

İlişkilere bilimsel bir bakış açısı!

İLGİLİ OKUMALAR