

Akbank destekleriyle: Attila Köksal ile Finansal Bakış “Hiç tasarruf yapamıyorum. Birikimlerim yeterli değil. Gelecek Konusunda kendimi güvende hissetmiyorum. Doğru yatırım yapmayı bir türlü beceremiyorum. Faizler nasıl, döviz mi alsam? Altın yükselir mi? Tanıdıklarım borsada çok kazanıyor, ben de mi borsaya girsem?” Bugünün bültenini bazı ortak kaygılarımız ve akılları kurcalayan sorularla karşılıyoruz. Hepsine cevap aramak ve parasal konularda yapılan hataların önüne geçmek için bugün sizi, Aposto Radyo ’nun Akbank destekleriyle hazırladığı Attila Köksal ile Finansal Bakış podcast serisine davet ediyoruz. Attila Köksal ile Finansal Bakış : Akbank sponsorluğunda gerçekleşen podcast serisinde duayen yatırım uzmanı Attila Köksal tasarruf, birikim ve yatırım konularında yaptığımız hataları inceliyor, nedenlerini arıyor ve bu hatalardan nasıl kaçınabileceğimize dair ipuçları paylaşıyor. Parasal konularda yaptığımız hataların ve alınması gereken önemlerin konuşulduğu birinci bölüme buradan ulaşabilirsiniz. İkinci bölüm | Finansal Okuryazarlık: Bu bölümde Köksal, Türkçe’de yer etmiş tasarruf, birikim ve yatırım konularındaki atasözlerinden dem vuruyor ve soruyor: “Peki, sahiden ayağımızı yorganımıza göre mi uzatıyoruz yoksa har vurup harman mı savuruyoruz?” Parasal hataların önemli nedenlerinin başında finansal okuryazarlık seviyesinin düşüklüğünü gösteren Köksal’ın, finansal okuryazarlığın üç unsuru; finansal bilgi, finansal tutum ve finansal davranış hakkında kapsamlı bilgiler ve öneriler paylaştığı ikinci bölümü buradan dinleyebilirsiniz. Yeni bölümlere her hafta Aposto Radyo ’dan ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Geleneksel olarak, doping tartışmasına, dopingin yasak olduğunu görmek isteyenler (yasakçı görüş) ve izin verildiğini görmek isteyenler (yasağı kaldıran görüş) olarak ikiye ayrıldığını söyleyebiliriz. Bu ikiye ayrılmış görüşlere üçüncü olarak bağımlılık yapan kullanımı ekleyebiliriz. Ama nasıl?
Sporcular, uyanıklığı artırmak, enerjiyi artırmak veya kilo vermek için amfetamin, meth ya da adderall gibi uyarıcılar kullanabilir. Bu ilaçlar genelde kolayca bulunur ve aynı sıklıkla suistimal edilir. Şiddetli solunum ve nörolojik etkileri olabilir ve oldukça kolay bağımlılık yapar. Bu tür uyarıcıların performans artırıcı olarak kullanımı tüm spor dallarında yasaklanmıştır.
Ara sıra kullanım, alışkanlık ve bağımlılık arasındaki ayrıma dayanarak fiziksel ve zihinsel bağımlılığa odaklandığımızda -daha soyut bir yerden düşünürsek- kazanmanın getirdiği bağımlılık olarak da değerlendirebiliriz.
Atletik performansı artırmak ve sporda haksız başarı elde etmek için kullanılan teknikler ve maddeler uzun bir geçmişe sahip ve potansiyel zararlı etkileri hakkında çok az bilgi veya kabul var. Sporcular, bazen ne pahasına olursa olsun iyi performans göstermek ve kazanmak için muazzam bir baskıyla karşı karşıyadır. Bazen de kendi kazanma hırsları ile baş başa kalırlar.
Bazı sporcular, rekabeti avantaja çevirmek için steroidler veya amfetaminler gibi performans artırıcı ilaçlara yönelebilirler. Bazıları ise yaralanmalardan kaynaklanan ağrıyı yönetmek için yasa dışı veya reçeteli ilaçlara güvenir. Bazıları baskının neden olduğu stresi alkol veya diğer bağımlılık yapan maddeler kullanarak hafifletmeye çalışır. Bu maddelerin kullanımı veya yanlış kullanımı, madde kullanım bozukluğu olarak da bilinen bağımlılığa yol açabilir.
Doping, performansı artırmak amacıyla yasaklanmış doğal veya sentetik maddelerin kullanılması fikridir. Evet, bu bir fikirdir. Spor hâlihazırda atletik olarak mükemmel olmanın ölçüldüğü bir alan; ve kupa, madalya vb. ödüller kazanmak, uluslar ve sporcular için gurur verici bir edim. Spor bize aslında doping ya da bağımlılığın getirisinin tam tersine dürüst çabayı, bağlılığı ve adil oyunu gösterir. Doping fikri ise bunların hepsiyle ters düşen bir ortam yaratır.
Bu olayın diğer tarafındaysa izleyici olmak var elbette. İnsanlar, izlediği organizasyonda gördüklerinin gerçek ve adil bir rekabet olduğunu bilmek istiyor. Sporcunun performansının ne kadar etkileyici olduğu da izleyiciyi en çok etkileyen tarafı. Rekabet ne kadar insanüstü ise o kadar akıllarda kalıcı ve tarihe geçen bir performans izlemiş oluyoruz. Snooker gibi nispeten diğer sporlara göre daha sakin bir sporda bile. Saatlerce bir masa başında ayakta kalıp efor sarfetmek ciddi bir dayanıklılık ister.
Dopingle mücadele

Dünya Anti-Doping Ajansı (WADA), 1999 yılında Lozan’da özel bir vakıf olarak kuruldu. 1998 Fransa Bisiklet Turu sırasında ortaya çıkan doping skandalları WADA’nın kurulmasına yol açtı. Aslında WADA, faaliyet gösteren çeşitli anti-doping çalışmalarını uyumlu hale getirip, sporda her türlü dopinge karşı mücadeleyi teşvik etmek ve koordine etmek amacıyla kuruldu.
Yasaklı maddelerin ve yasaklı yöntemlerin neler olduğuna dair listeler Dünya Anti-doping Ajansı tarafından hazırlanır. Ardından bu listeler Uluslararası Olimpiyat Komitesi ve Uluslararası Spor Federasyonları tarafından da incelenip kabul edilmektedir. Her yıl 1 Ocak tarihinde yayınlanarak, 31 Aralık tarihine kadar geçerliliğini sürdüren bu listedeki madde ve yöntemler, yasaklı madde olarak sayılmaktadır.
Doping olarak kabul edilen maddeler:
- Uyarıcılar (Amfetaminler, Efedrin vb.)
- Narkotik Analjezikler (Morfin, Fentanyl vb.)
- Anabolik Ajanlar (Testosteron, Östrojen vb.)
- Diüretikler (Furosemid, Mannitol vb.)
- Peptid hormonlar ve benzerleri (Eritropoitein, büyüme hormonu vb.)
- Kannaboidler
*Doping listesi her sene yenileniri ve doping sayılan maddeler zamana göre değişiklik gösterir.
Alkol, kortikosteroidler, lokal anestezikler, esrar gibi maddeler ise kesin olarak yasak olmayan ama kısıtlı kullanımı olan ve ilaç olarak sayılabilen maddelerdir.
Pek çok sporcunun rekabeti avantaja çevirmek için her şeyi yapmak isteyeceğini düşünebiliriz. Ancak performans arttırıcı ilaçlar kellik, iktidarsızlık, kısırlık, bağımlılık, psikolojik sorunlar, hipertansiyon, karaciğer sorunları ve diğer birçok başka sorun da olmak üzere çok sayıda sağlık riski taşır. Performans artırıcı ilaç kullanan sporcuların her zaman yakalandığı ve genellikle kariyerleri için de olumsuz sonuçlara yol açtığı bir dünyada, bir sporcuyu yalnızca sağlığını değil geçimini de riske atmaya ne zorlar? Mükemmele ulaşma isteği ve kahraman olmak.
Sporun rekabeti acımasız gözükebilir. Bir sporcuya karşı beklenti içinde olan onlarca etken var; antrenörleriniz, sponsorlarınız ve taraftar ya da hayranlarınız. Zafere ulaşmak, daha önce yapılmamışı yapabilmek insanüstü yeteneğe sahip olduğunuzu gösterir. Beklentilerin hepsi gerçekçi olmayabilir ancak sporcular üzerinde yine de bir baskı oluşturur.
Öte yandan bu mükemmelliyetçilik ya da içinde bulunduğunuz sistem dopingi gerekli bile gösterebilir. Çünkü spora kendisini adamış bir sporcu adil olmayan bir rekabet ortamında kendini başka seçeneği yokmuş gibi hissedebilir. Rekabetin haksız bir avantajı bunu hissettirebilir, doping kullanmak adil olmamak ya da hile yapmaktan çok oyunun şartlarını eşitlemek olarak algılanabilir. Özellikle giderek daha fazla sporcu performans artırıcı ilaçların kullanıldığını kabul ettikçe, spor dopingle dolu gibi görünebilir.
Sporcular, uyuşturucu kullanmazlarsa rakiplerine ayak uyduramayacakları fikrine kapılarak da doping kullanmaya yönelebilir. Bunu devlet politikası haline getirmiş örnekler bile var. Örneğin Rusya, dopingi örtbas ettiği için uluslararası spor müsabakalarından dört yıl süreyle men edildi ve 2020 Tokyo Olimpiyatları ile Katar'da düzenlenen 2022 Dünya Kupası'nda yer alamadı. Bu konu çok derin ancak nasıl işlediğini öğrenmek için İkarus belgeselini izleyebilirsiniz.
Lance Armstrong ve Marco Pantani örneği

Lance Armstrong ve Marco Pantani | Capo Velo
Doping denince akla gelen ilk sporlardan biri de bisiklet. Nedeni son yılların en büyük doping olayına imza atmış olan Lance Armstrong olabilir. Armstrong'un, 2012 yılında sistematik olarak doping yaptığı ortaya çıktı ve ömür boyu spordan men edildi. Bisikletçi, ocak 2013'te Oprah Winfrey ile yaptığı bir röportajda doping yaptığını itiraf etti. Doping, Armstrong’un 7 Fransa Bisiklet Turu galibiyetini elinden aldı ve ömür boyu spordan men edilmesine sebep oldu.
1990'ların ortalarında bisiklet kullanımının tercih edilen ilacı, kırmızı kan hücresi üretimini uyaran insan hormonunun sentetik bir formu olan eritropoietin (EPO) idi. Damar içine enjekte edildiğinde uyarıcı bir etki yarattığı raporlanan maddenin fiziksel olduğu kadar psikolojik olarak da bağımlılık yapabileceğini düşünülmektedir.
Pantani, rastgele bir kan testini geçemediği için 1999 yılında İtalya Bisiklet Turu’ndan diskalifiye edilmişti; ve kariyeri birkaç doping soruşturması nedeniyle zarar gördü. 1998 Fransa Bisiklet Turu Şampiyonu Marco Pantani ve Tur ikincisi Jan Ullrich'in performanslarını artırmak için yasaklanmış kan artırıcı EPO'yu kullandıklarına dair kanıt ortaya çıktı. Pantani doping iddialarını hiçbir zaman kabul etmedi ve 2004 yılında aşırı dozda uyuşturucudan 34 yaşında hayatını kaybetti.
Doping ile uyarıcı maddeler arasındaki ayrımın sadece biçimsel olup; steroid, testosteron veya uyarıcı kullanmanın sinir sistemi üzerindeki etkileri çok benzer. Marco Pantani'nin kokain ve antidepresan sebebiyle ölmesinin, performans artırıcı ilaçlar ile uyuşturucular arasında görmezden gelemeyeceğimiz bir bağlantı olduğunu bize gösteriyor.
Sporcunun sorumluluğu
Sporcu ilk önce durdurulamaz bir süper kahramana dönüşüyor. Sonra istikrarlı bir şekilde hep o noktada kalması bekleniyor. Zor olan tekrar normal bir insan olmak ve doğal sınırların olduğunu kabullenebilmek. Sporculara bu sınırları kabul ettirmenin dışında doğal ve adil olmayan rekabet şartlarının da denetlenmesi gerektiğini bilmemiz gerekiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto Odak, bu sayısında her yönüyle madde bağımlılığını, dopingi ve FOMO'yu ele alıyor.
25 Ara 2022

YAZARLAR

Burcu Biçer
Editor @ Punto

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





