Duvarların arkasında neler oluyor?

Hapishanelerdeki yaşam koşullarını sivil toplum temsilcileriyle konuştuk.
Duvarların arkasında neler oluyor?

1 Haziran - Automechanica / Win Eurasia - Spektrum
Automechanika ile birlikte

Sanayi ve teknoloji meraklılarına: WIN EURASIA Makinelerin makineler üreteceği, robotların robotları kontrol edeceği WIN EURASIA ’ya davetlisiniz. Nedir? Hannover Fairs Turkey tarafından düzenlenen Avrasya’nın lider sanayi ve teknoloji fuarı WIN EURASIA , 8-11 Haziran ’da İstanbul Fuar Merkezi ’nde. Türkiye’de ilk kez 5G Teknolojisinin bir fuar alanındaki çeşitli endüstriyel senaryolarda kullanılacağı, mottosu “Endüstriyel Dönüşüm” olan fuara ücretsiz kayıt yaptırmak için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Türkiye'de günbegün Ceza Yasası'na yeni suçlar ekleniyor, suç tanımlarının cezai karşılığı değişiyor. Yasalar ve değişiklikler çoğu zaman gündeme gelip sıklıkla tartışılıyor. Kimi zaman yargı usulleri, kimi zaman davalar, kimi zaman suç olayları Türkiye'nin gündemini oluşturuyor. Tüm bunların arasında, konuşulmayan, duvarların arkasında kalan bir konu bulunuyor; cezaevlerinde ne yaşanıyor?  

Bugün, cezaevlerindeki genel yaşam koşullarından, kadınların ve çocukların yaşadıkları zorluklardan bahsedeceğiz. Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği'nden (CİSST) Hapiste Çocuk Tematik Alan Temsilcisi Cansu Şekerci ve Hapiste Kadın Tematik Alan Temsilcisi Özge Akyüz, konuya ilişkin sorularımızı yanıtladı. 

- Türkiye'deki cezaevlerinde var olan problemleri nasıl sıralarsınız? Tutuklu ve hükümlülerin günlük hayatında yaşadıkları zorluklar nelerdir? 

Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü'nün istatistiklerine göre, Türkiye'de toplam 384 hapishane bulunuyor ve bu hapishanelerin kapasitesi 275 bin 859. Hapishanelerde 314 bin 502 mahpus kalıyor. Dolayısıyla hapishanelerde kapasite aşımı var. Mahpuslar bize yaptıkları başvurularda koğuşlarının kalabalık, yatakların birbirlerine yakın mesafede olduğunu, temiz hava akışının sağlanamadığını, açık hapishanelerde farklı koğuşlarda kalan mahpusların ortak alanlarda ve yemekhanelerde kalabalıktan kaynaklı sorun yaşadıklarını belirtiyor.

Hapishanelerin koğuş yapısının bulunulan iklim koşullarına, metrekare olarak asgari yaşam alanı yeterliliğine, yeterli aydınlatmaya ve pencereye uygun yapılmaması, yetersiz ve kalitesiz beslenme, kıyafet kotasının ihtiyaca göre düzenlenmemesi gibi sorunları bulunuyor. Mahpusların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı bakımından da önleyici tedbirler alınmıyor. Tanı, teşhis, tedavi sürecinde gerekli süreçlerin ilerletilememesi mahpusların sağlık alanında yaşadığı bir diğer sorunu oluşturuyor.

Mahpusların kaldıkları hapishaneler ailelerinin yaşadıkları şehirlere uzak yerlerde olup bu durum ailelerin ziyarete gelememesine sebep olabiliyor. Kanunda istisna olarak düzenlenen ve son yapılan değişikle "detaylı arama" olarak düzenlenen üst aramasının hapishane giriş çıkışlarında bir rutin olarak uygulandığı doğrultusunda da derneğimize çokça başvuru yapılıyor.

2020'de infaz kanununda yapılan değişikliklerle İdare ve Gözlem Kurulu'nun yetkileri genişletildi. Kurul raporları idarenin keyfi kararlar vermesini kolaylaştırıyor. Bu da mahpusların iyi hâl durumunun etkilenmesine, infazlarının yakılmasına, açık hapishanelere ayrılmalarının engellenmesine ve sair sorunların oluşmasına yol açabiliyor. 

-Özellikle kadınlar ve çocukların yaşadıkları problemler nelerdir?

Hapiste Kadın Tematik Alan Temsilcisi Özge Akyüz: Toplumsal hayatta kapatılma, kontrol edilme, cezalandırma uygulamalarına çokça maruz kalan kadınlar için hapishaneler kapatılmanın derinleştiği alanlar. Kadınların üreme ve cinsel sağlık, şiddet hikâyeleri için danışmanlık, kemik erimesi, demir eksikliği gibi daha fazla risk altında oldukları hastalıklara özgü bir beslenme planı, bilinçlendirme çalışmaları gibi cinsiyete bağlı özel sağlık ihtiyaçları bulunuyor. Bu ihtiyaçların karşılanmaması, muayene sırasında erkek güvenlik görevlilerinin muayene odasından çıkmaması, kelepçeli muayene uygulaması sağlık alanında yaşadıkları sorunların bir kısmını oluşturuyor. Ped gibi hijyenik malzemelere ücretsiz erişim sağlanmıyor.

Başka hapishaneye veya hastaneye sevkleri sırasında kadın mahpuslara çoğunlukla erkek güvenlik görevlilerinin refakat etmesi yol süresince sözlü tacize varan söylemlere maruz kalmalarına, kişisel ihtiyaçlarını karşılayamamalarına sebep olabiliyor.

Mor Güvercin projesinin araştırmasına göre mahpus kadınların %50'si ücretsiz avukat desteği alabileceğinden habersiz. Adli yardım sistemine, boşanma, nafaka, velayet gibi konularda hukuki yardıma erişimde zorlanıyorlar. Ailesinden yahut yakınlarından ekonomik destek alamayan, başka da bir geliri bulunmayan kadınlar hapishanelerde çok cüzi miktarlara çalışıyor.

Karma hapishanelerinin kadın koğuşlarında kalan kadın mahpusların erkek mahpuslarla aynı zamanda bulunabilecekleri ayrı alanlar olmaması sebebiyle atölye, spor, kurs faaliyetlerinden yararlanmaları sınırlandırılıyor.

Getty Images

Hapiste Çocuk Tematik Alan Temsilcisi Cansu Şekerci: Çocuklar açısından da süreç aslında benzer. Mahpus nüfusunun içinde daha küçük bir yüzdeye sahip oldukları için infaz mevzuatında da uygulamada da çocuklar için yeterli düzenlemeler bulunmuyor. Oda tiplerinden günlük aktivitelere kadar tüm tutulma şartları, o hapishanenin azınlığını oluşturan çocuk koğuşu için daha zorlayıcı şartlarda gerçekleşiyor. Hatırlatmakta fayda var ki kız çocukları yetişkin kadın hapishanelerinin çocuk koğuşlarında tutuluyor. Aslına bakarsak bu bahsettiğimiz daha olumsuz şartlar, kız çocukları için uygulamanın ta kendisi.

Yargılama dosyaları dolayısıyla hapsedilen çocuklar dışında hapishanelerdeki çocuk nüfusunun bir kısmını da anneleriyle hapsedilen 0-6 yaş çocuk grubu oluşturuyor. Hapsedilme ve tutulma şartları erken çocukluk dönemindeki bu grup için de son derece zorlayıcı elbette. Çocuğun sahip olduğu haklar, annenin erişebildiği imkânlara göre kendini gösteriyor. Bu da hapishaneden hapishaneye ve hatta kimi örneklerde annenin suç tipinden dolayı gördüğü muamele dolayısıyla mahpustan mahpusa değişiyor. Bu yaş grubu çocuklar için yaşına uygun beslenmeye erişim, oyuna ve temiz havaya erişim, dış dünyaya ve yakınlarına erişim, sağlığa erişim gibi durumlar yaşanan problemlerin başında geliyor.

-Bu sorunların çözümü için yetkili mercilerin herhangi bir çalışması bulunuyor mu? Yapılması gerekenler nelerdir?

Yetkili mercilerin herhangi bir çalışmasının olup olmadığına bakmadan önce hak temelli olarak bu sorunların nasıl çözüleceğini tartışmamız gerekiyor. Çocuklar için çok temelde söyleyeceğimiz tek şey: çocukların hapsedilmemesi. Hiçbir çocuğun yeri hapishane değildir ve hapsedilmenin onarıcı bir etkisi yoktur. Bu nedenle 12-18 yaş arası kendi yargılamaları dolayısıyla hapsedilen çocuklar için hapsetmenin alternatiflerini konuşmamız gerekiyor. Çocukların güvenli ortamlarda eğitim, sağlık, barınma gibi desteklere erişiminin sağlanması gerekiyor ki Çocuk Koruma Kanunu'nda aslında bunlar koruyucu ve önleyici tedbirler olarak geçiyor. 

Ne var ki bu kanun suçla ilişkilenen çocuklar için de uygulanması gerekirken çocuklar hapsedilerek eğitimden, sağlıklı yaşam alanından, güvenli gelişimden çok daha uzak kalıyor. Anneleriyle tutulan çocuklar için de annelerin alternatif yöntemlerle hapishane dışında alternatif infaz yöntemlerine ya da denetimli serbestlik uygulamalarına tabi olması gerekiyor. 

Anneleriyle tutulan çocuklar için son zamanlarda atılan somut bir adımdan burada bahsetmek gerekir, şimdilik iki hapishane kampüsünde, Sincan'da ve Diyarbakır'da 0-6 yaş çocuklarıyla hapsedilen kadınlar için anne-çocuk üniteleri inşa edildi. Buradaki fiziki yapı takip edebildiğimiz kadarıyla çocukların açık havada ve kapalı ortamda daha geniş ve oyunlu alanlara, anneleriyle kalabilecekleri odalara ve kendi yataklarına sahip olacakları şekilde hazırlanmış. Şimdilik iki kurumda toplamda yaklaşık 100 kişilik bir kapasite olduğunu biliyoruz ki anneleriyle tutulan çocuk sayısına baktığımızda son derece az. 

-Çocuklar eğer annelerinden ayrılmak istemezlerse buna yönelik bir prosedür uygulanıyor mu? 

Yasal prosedür şöyle işliyor: Çocuk doğumdan itibaren 3 yaşına kadar anneyle kalıyor, 3 yaştan itibaren hâkime takdir yetkisi tanınıyor ama her halükarda 6 yaşına girdiğinde kurumdan ayrılmak zorunda. Tabi kimi durumlarda çocuk annenin yanına hiç verilmeyebilir de. Anne istemeyebilir ya da annenin içeride çocuğunun bakımını üstlenemeyeceği yönünde uzman raporu alınabilir. Çocuk, 6 yaşına kadarki süreçte anneden ayrılmak istemezse hâkimin takdir yetkisinde bu talebin muhakkak bir karşılığı olmalı. 6 yaştan sonra yasa açık, çocuk dışarı çıkar. Ne zaman içeri girdiğine, dış dünyadan ne kadar uzak kaldığına göre bu aşama da çocuk için çok zorlayıcı olabilir bu arada. Bir günde kapının öteki tarafına geçiyor; belki de hayatında ilk defa ağaç görüyor. Peki çocuk kurum dışına alındıktan sonra ne oluyor? Dışarıda ona bakabilecek bir yakını olup olmadığına göre değişiyor bu durum. Eğer varsa bu yakına teslim edilebilir. Böyle biri yoksa Aile Bakanlığı’nın kurumlarına alınıyor. Uygulamada olması gereken bu noktada çocuğun anneyle iletişiminin hâlâ sağlanıyor olması ve annenin görüş günlerinde annesini ziyaret edebilmesi.

-Çocuklarını evlat edindirmek zorunda kalan aileler var mı? Bu prosedür nasıl işliyor?

Evlat edinme prosedürünün işlemesi için çocuğun velayetinin anneden ve varsa babadan alınmış olması gerekir. Tutuklu anneler aksine bir hâkim kararı yoksa velayet hakkına sahip olmaya devam eder, hükümlü anneler ise cezanın infazı bitene kadar yasadan kaynaklı olarak velayeti kaybeder. Ancak infaz bittiğinde velayet hakkını geri kazanır. O yüzden burada evlat edinmeden daha ziyade koruyucu ailelik prosedürüyle karşılaşmak daha mümkün. Herhangi bir nedenle biyolojik annesinin yanında kalamayan çocuklar, geçici süreyle koruyucu aile edinebiliyor. Burada koruyucu aile evlat edinmedeki gibi velayet hakkına sahip değil, fakat çocuğun bu süreç içinde gelişimi için yanında bulunuyor ve ona destek oluyor. Tahliyeyle birlikte anne çocuğu geri alabiliyor.

-Çocuklu bireyler için denetimli serbestlik güncellemeleri var mı? 

Denetimli serbestlik, hapsedilme pratiğinin birden farklı anında ortaya çıkan bir usul. Örneğin kişinin en başta tutuklanması yerine denetimli serbestliğe tabi olmasına karar verilebilir. Bu durumda çocuğu olmasının tutukluluk kararına etkisi hâkimin takdiridir. Aldığı hapis cezası 3 yıl ve daha az olup da doğurduğu andan itibaren 1 yıl 6 ayı geçmemiş kadınlar için çocuk sağ ve başka birine verilmediyse hâkim, cezanın infazının konutta geçirilmesine karar verebilir; tabi yasada bu düzenlemeyle ilgili suç tipi ayrımı yapıldığını da belirtmek gerekiyor. Bir de hapis cezasının infazının bir parçası olarak daha erken tahliye edilerek kişilerin denetimli serbestliğe tabi olması söz konusu oluyor. Burada da 0-6 yaş arası çocuğu bulunan anneler için bir düzenleme mevcut. Normalde kişinin denetime çıkabilmesi için koşullu salıverilmesine bir sene kalması gerekiyorken 0-6 yaş arası çocuğu bulunan anneler için bu süre 2 sene olarak uygulanıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

Hapishanelerde yaşam, Türkiye'nin gelir eşitsizliği karnesi

Sivil toplum yöneticileriyle konuşarak 314 binden fazla kişinin kaldığı hapishanelerin içindeki yaşamı anlattık.

01 Haz 2022

Automechanika ile birlikte
Bianet

YAZARLAR

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Britanya siyasetinin yeni perdesi: Andy Burnham dönemi ne getirecek?

Westminster siyasetinin geleneksel işleyişine karşı halk arasında biriken öfke, kendini Londra merkezli sistemin dışından geliyormuş gibi konumlandıran eski Manchester Belediye Başkanı, yeni Başbakan Andy Burnham için ilk aşamada bir avantaj sağlıyor şüphesiz. Ancak şimdilik adeta “İngiliz siyasetini kurtaracak bir halk kahramanı olarak selamlanan ve yüceltilen” karizmatik lider Andy Burnham için en büyük sınav, göreve geldikten sonra rüzgar tersten estiğinde ülkesi için anlattığı hikayeye tutunup tutunamayacağı olacak.

Batur Ozan Togay

·

21 Tem 2026

Britanya siyasetinin yeni perdesi: Andy Burnham dönemi ne getirecek?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

KKTC Doğalgaz Boru Hattı: Başarıya giden yol mu?

Türkiye ile KKTC arasında imzalanan mutabakat zaptıyla iki ülkeyi denizin altından bağlayacak doğalgaz boru hattı için çalışmalar resmen başladı. Doğu Akdeniz gaz havzası sadece Kıbrıs (Rum ve Türk kesimi olması bağlamından bağımsız) için değil, Mısır ve İsrail’de dahil olmak üzere son dönemde öne çıkan, doğalgaz rezervleri açısından da oldukça önemli bir havza. Peki bu adımın getirileri ne olabilir?

Birol Oğuz

·

20 Tem 2026

KKTC Doğalgaz Boru Hattı: Başarıya giden yol mu?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Güven ve şeffaflık: Derneklere bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli?

Ahbap Derneği soruşturması, Türkiye'de milyonlarca kişinin bağış yaptığı dernek ile vakıflara ilişkin güven ve şeffaflık tartışmalarını gündeme getirdi. Peki bir derneğe bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli? Bir derneğin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır?

Melisa Gülbaş

·

20 Tem 2026

Güven ve şeffaflık: Derneklere bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Sahne önü ve arkası: NATO Zirvesi hakkında akla takılan hayati noktalar

7-8 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da toplanan NATO liderler zirvesi, ittifakın kendisi hakkında çok daha derin soru ve sorunları gündeme getiriyordu. Avrupa merkezli NATO ile Donald Trump başkanlığındaki Amerikan yönetiminin zıt tutumları nedeniyle Atlantik ötesi ilişkiler giderek karmaşıklaşıyor, anlaşmazlıklar derinleşiyor ve kapsamı genişliyor. Peki Türkiye bu denklemde nerede duruyor?

Faik Bulut

·

20 Tem 2026

Sahne önü ve arkası: NATO Zirvesi hakkında akla takılan hayati noktalar
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?