
Fırsat eşitliği denilince aklınıza ne geliyor?
Belki iş arayan bir kadın ile bir erkeğin, cinsiyet ayrımı yapılmaksızın aynı işe alım sürecine tabi tutulması. Belki de bir üniversite kampüsünün, ortopedik engelli bir öğrencinin de erişebileceği şekilde yapılması.
Arapçadan dilimize geçen “fırsat” kelimesi, “herhangi bir şey için en uygun zaman, uygun durum veya şart” olarak tanımlanıyor. Sunulan olanaklardan herkesin ayrım yapılmaksızın eşit biçimde yararlanması ise fırsat eşitliği olarak ifade ediliyor.
İngilizcede fırsat (opportunity) sözcüğünün kökeni, motamot “limana doğru gelen” anlamındaki ob portum veniens deyiminden geliyor. Latince ob “-e doğru”, portus “liman” ve veniens “gelen” kelimelerinin birleşiminden oluşan bu deyim, gemileri limana doğru taşıyan elverişli esen rüzgâr anlamında kullanılıyor. Buna göre karşımıza çıkan “fırsat”ları, bizi gideceğimiz yere doğru götüren bir rüzgâr olarak düşünebiliriz bir nevi. Peki bu rüzgâr, acaba herkes için eşit mi esiyor?
Türkiye’de engelli bireylerin %60’ı ilkokuldan sonra okumayı bırakıyor. Kalan yüzde kırklık kesimden liseyi bitirenler ise yine birtakım engellerle karşılaşıyor. Tercih döneminde sıralamasına göre seçim yapan çoğunluğa kıyasla engelli bireylerin üniversite seçiminde önceliği başka. Üniversitenin, fakültenin ve bölümün erişilebilirliği…
Üniversitelerimizin kaçının derslikleri, yemekhaneleri veya kütüphaneleri engelli bireylerin kullanımına uygun şekilde tasarlanıyor? Görünürde erişilebilir olan binaların rampaları, gerçekte bir tekerlekli sandalyenin inip çıkması için fazla dik olabiliyor. Maalesef ki günümüzde ülkemizde, herkesin istediği her yere ve her türlü hizmete, bağımsız ve güvenli olarak ulaşabilmesi ve bunları kullanabilmesi söz konusu değil. Bu nedenle, özellikle eğitim ve istihdamda herkesin sunulan olanaklardan eşit biçimde yararlanması mümkün olmuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Azınlık hakları, fırsat eşitliği, sanal iş deneyimi ve daha fazlası…
02 Eki 2022

YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR

