Fanon 101: Neden popüler kültür?

Sahi, neden popüler kültür? Hiç utanmam yok mu?
Fanon 101: Neden popüler kültür?

Alara Demirel, Fanon adında bir yayın başlattı. Popüler kültürle ilgili konuları çarşamba günleri saat 18:00'de hepinizle buluşturuyor. Paylaştığımız bu yazı Fanon'un ilk sayısından bir kesit. Okumak için Fanon'a uçun!🚀🚀


Bazı günler kendimi “Selam, ben Alara. Ve ben bir popüler kültür bağımlısıyım,” diye tanıttığım destek gruplarının içinde hayal ediyorum. Çünkü benim birden fazla “suçluluk” duymam gerektiğinin düşünüldüğü zevkim var. “Bu lanet alışkanlık nereden geliyor?” diye sorarsanız, size hiç utanmadan annemin bileğindeki Depeche Mode dövmesini göstereceğim.

İnsan, utanmadan bir şeyler tüketebileceğini fark ettiğinde—özellikle de patriyarkal kapitalizmin pençelerindeyken—çok rahatlıyor. Evet, ben hâlâ Coldplay dinliyorum. Hayır, bugün canım MUBI’deki “o” filmi izlemek istemiyor; aklımda 2000’lerde çıktığı zamandan beri bininci kere izlediğim o “o” film var.

Yeterince entelektüel değil miyim?

Suçluluk duyduğum bir zevk neredeyse kalmadı, bunu geçiyorum. Artık özellikle Fanon’u kullanarak bunları bağırmaya hazırım, belli. Bu, muhabbetlerin dengelerinde çok enteresan detaylar fark ettiğim gerçeğini değiştirmiyor. Hem de hiç. 

Bugün buraya hem “Paris Hilton’dan Stars Are Blind’ı dinlemeyi hiç bırakmadım,” hem de “Mac DeMarco benim birtanem,” demeye gelmedim. 11 yaşından beri Keeping Up With The Kardashians izlediğimi belirtip akademik başarılarımın da altını çizmeyeceğim. Çünkü bu meşruluk yolunda tekrar tekrar üretilen ikiliklerden bıkmış durumdayım.

İzlediğimiz, okuduğumuz, kısacası entelektüel anlamda tükettiğimiz her şeye bir yakın okuma yapılabiliyor—şahsen medya okuryazarlığı durumunun en büyük hayranlarından biriyim. İşte burada hayatımıza Fanon giriyor: Bir kanıtlama sorumluluğu duymadan, öylesine, sadece istediği için insanın bir şeyle ilgilenmesi ve bunu birileriyle paylaşması. Çünkü galiba hayat böyle güzel.

Burası bir güvenli alan (mı?)

Kötü hissettiğimde sığındığım her tüketim öğesinin toplumda feminenlikle özdeşleştirilmesinden mütevellit bir “ikincil”liği var. Hâlbuki ben hep buralarda nefes alabiliyorum. Bu alanların atanmış cinsiyetimle alakası olduğunu sanmadığım gibi buradaki dengelerin de aynı patriyarkal düzende olduğu gibi sömürü düzenlerine dayandığını biliyorum.

Hâlbuki romantik komediler sayesinde bugün yapmak istediğim mesleği 9 yaşında fark edebildim. Eğer hiçbir şeyin hayranı olmasaydım—dolayısıyla bu evrene yakınlaşıp derinlemesine dâhil olmak istemeseydim—belki de şu an yazarlık yapamayacaktım.

Ve zaten, bu güvenli alanlar bana hiçbir fayda sağlamasa bile, bunların bir önemi olmamalı. O yüzden belki de Fanon, popülerleşenlerin derinine inmeye çalışmalı; güç ilişkilerini irdelemeli; illa bir çıktıya odaklanmamalı. İşte cevap burada yatıyor: bütün bunlar yüzünden bu derginin nesnesi popüler kültür. Ve bir de ben 2000’ler hakkında düşünmeden duramıyorum.

✨✨✨✨

Yayının tamamını okumak ve kayıt olmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

20'lik20'lik

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

👩‍🎤Hayranlı Bülten👩‍🎤

Harry Potter, Bihter Ziyagil ve 'Fan' Kültürü

07 Tem 2022

Hiroko Yoshimoto

YAZARLAR

Alara Demirel

ANGST editörü

20'lik

20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.

İLGİLİ OKUMALAR