Olağanüstü Şüpheli

Julian Alaphilippe, Wout van Aert ve Mathieu van der Poel girdikleri hemen hemen her yarışı domine eden üç canavar. Hal böyleyken, bu üç canavarın olduğu bir yarışı başka bir bisikletçinin kazanması sürpriz olarak değerlendirilebilir. Ne var ki, Danimarkalı Kasper Asgreen’in tek günlük bir klasik kazanması asla sürpriz değil. 2019’da yine bu yarışta ikincilik elde eden Deceuninck-Quickstep bisikletçisi, 2020’de Kuurne-Bruxelles-Kuurne ve sadece on gün önce E3 Saxo Bank Classic yarışlarında zafer kazanmıştı. Sürpriz olan, Asgreen’in Ronde van Vlaanderen’ı kazanması değil, kazanma şekliydi.
Klasikçi olarak tabir edilen bisikletçiler ikiye ayrılabilir. Sprinti kuvvetli olanlar ve olmayanlar. Bu tip tek günlük yarışlar genelde sprint finişiyle noktalandığından, bu özelliği kuvvetli olmayan yarışçıların işi yarışın sonuna bırakmamak için erken atak yapması gerekir. Kasper Asgreen de bu yarışçılardan bir tanesi. Danimarkalı bisikletçi, kazandığı neredeyse tüm yarışlarda bu stratejiyle başarıya ulaştı. Asgreen kuvvetli bir solo atak yapar, kalan kilometrelerde de gücü, dayanıklılığı ve zamana karşı özelliğiyle arkadakilerin kendisine yetişmesine izin vermez ve yarışı kazanır. Ancak Danimarka şampiyonu, 2021 Ronde’yi çok daha özel bir şekilde kazandı.
Tüm rakiplerini teker teker geride bırakan Asgreen ve van der Poel, son kilometrelere baş başa giriyor. (eurosport.com)Flandre'nin Üç Başlı Canavarı
Ronde van Vlaanderen’da genel olarak en belirleyici bölüm, üst üste çıkılan Kwaremont-Paterberg-Koppenberg üç başlı canavarıdır. Bu bölüm bittiğinde yarışı kimin kazanacağını anlayamasanız da, kimin kazanabileceğini anlarsınız. 2021 edisyonunda da bu bölümde ve hemen hemen tüm yokuşlu sektörlerde Kasper Asgreen ve Mathieu van der Poel en güçlü görünen ve yarışı en fazla forse eden sporculardı. İki bisikletçi, kilometreler geçildikçe rakiplerini tek tek döktü, Kwaremont-Paterberg ikilisi ikinci kez geçilirken son olarak Wout van Aert’ı da geride bırakarak yaklaşık son 15 kilometreye baş başa girmeyi başardı. Son 15 kilometrede herkesin aklındaki tek soru, Asgreen’in nerede atak yapacağıydı. Ne de olsa sprinti kuvvetli olan Mathieu van der Poel’u bire bir kalınan bir finişte geçme ihtimali yoktu değil mi?
Kasper Asgreen'i ilk tebrik eden isim, birkaç dakika önce dramatik bir şekilde geride bıraktığı Mathieu van der Poel oldu (eurosport.com)Israr ve Şans
Kilometreler geçtikçe Asgreen atak yapmıyor ve yarış van der Poel’a gidiyordu. Açıkçası, kalan bölümde Danimarkalı bisikletçinin atak yapabileceği pek bir bölüm de yoktu. Asgreen belki kaderine razı olmuş, belki atak yaparak rakibini geride bırakamayacağını ve enerjisini koruyarak sprintte oldukça düşük olan şansını denemesi gerektiğini düşünmüştü. Ne düşünmüş olursa olsun, şansının da yardımıyla van der Poel’u sprintte geçmeyi başardı. Hollandalı süper yıldızın son metrelerde yaşadığı sorun, muhtemelen Asgreen’in yarışı kazanmasında oldukça önemli bir paya sahip oldu. Bu galibiyeti getiren birincil faktör ise, kesinlikle van der Poel’un yaşadığı sorun değildi. İki sporcu sprinti açtığında, van der Poel beklendiği gibi öndeydi; ancak Asgreen de rakibine gayet iyi cevap vermişti. Asgreen, umutları tükenme noktasına gelmişken tükenmeyen ısrarıyla, şans ayağına geldiğinde bunu kullanma fırsatını kendisine sağladı ve sonuna kadar hak edilmiş bir zafer kazandı.
Ronde van Vlaanderen, Mathieu van der Poel'un santimetrelerle kazandığı 2020 edisyonundan sonra 2021'de de, Hollywood'dan çıksa "haydi canım!" denilecek bir sonla noktalandı ve bisikleti neden bu kadar sevdiğimizi bize bir kez daha hatırlattı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş




