Film Noir'ı bi' bilene sordum

Katil aramızda.
Film Noir'ı bi' bilene sordum

Sinema tarihinin en sert türünün nasıl ortaya çıktığını Akdeniz Üniversitesi Sinema bölümü öğrencisi Cemre'ye sordum.

-Film Noir’in ortaya çıkış sebeplerinden en büyüğü alışılagelmiş Amerikan anlatı tarzını yıkmaktır aslında. Amerikan anlatı tarzından kastettiğimiz ise tam olarak hepimizin bildiği Hollywood sinemasıdır.

İzlediğiniz tüm o Hollywood filmlerini düşünün. Hepsi iyi, güzel ve masum insanlarla başlar. Sonrasında filmin doruk noktasında işler çığrından çıkar ve sonunda ise tüm sorunlar çözülerek film biter. Yani her şey belli bir düzen içerisinde ilerler. Hollywood filmlerinin birçoğu aynı mantıktadır. Bu yüzden de bir Hollywood filmi izlerken bazen sonunu tahmin etmek hiç de zor değildir. İşte Film Noir’in olayı tam da burada başlıyor. Çünkü o, klasik Hollywood filmlerinin düzenini ve kişilerini takip etmez. Film Noir genellikle ya bir cinayetle, ıssız sokaklarda ya da tehlikeli barlarda başlar. Filmin başında masum olarak nitelendirdiğimiz karakter filmin sonunda büyük bir ters köşeyle kötü birine dönüşebilir. Filmin baş kahramanı ölmez klişesi Film Noir için önemli değildir. Çünkü bu filmlerde ana karakter her şeyini riske atabilir, hatta yeri geldiğinde hayatını bile. Bu filmlerin en önemli özelliği de yaptığı ters köşelerdir. Örneğin, kanun adamı olarak nitelendirdiğiniz kişinin aslında karanlık tarafta olduğunu öğrenebileceğiniz gibi. Film Noir’da katil ya da suçlu film sonunda adalete teslim edilse dahi rahat bir “ohh” çekemezsiniz. Çünkü her zaman çarpık bir şeyler döndüğünü hissedersiniz. Bu filmlerde güzel bir geleceğe dair hiçbir umut yoktur.

Film Noir’ın içeriğinin bu denli sert olmasının en önemli sebebi, 1940'lı yıllardaki dünyanın ve Amerikan siyasetinin durumu hiç şüphesiz. 2. Dünya Savaşı’nın arkasında bıraktığı yıkım ve hayal kırıklıkları da buna eklenince karşımıza böyle bir sinema türü çıkıyor. İçerikteki bu sertliği de ıssız sokaklar, her daim parlayan caddeler, karakterlerin buluşmak için tercih ettiği tekin olmayan köprüler, koyu gölgeli ışıklandırmalar, dış mekan ve gece çekimleri ile biçimde de destekliyorlar.

Türün başlangıcı olarak kabul edilen filmi 1941 yapımlı The Maltese Falcon filmini izleyebilirsin.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

YAZARLAR

Zeynep Cemre Şahin

Akdeniz Üniversitesi-Sinema

İLGİLİ OKUMALAR