Geçmiş Geleceğin Peşini Bırakmaz

Yazar: Birol Güven, Fütüristler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Senarist, Yapımcı
Geçmiş yaşandı bitti diye bir ön kabulümüz vardır. Bizi şimdiye ve geleceğe odaklayan da bu kabulümüzdür fakat durum aslında hiç de öyle göründüğü gibi değildir. “Şimdi” şu an yaşanmakta olduğu için, “gelecek” de henüz yaşanmadığı için sabit kalırken değişen tek şey “geçmiş” olarak çıkar karşımıza. Bunun açıklamaya muhtaç bir argüman olduğunun farkındayım;
İnsanlar geçmişi sürekli yeniden inşa ederler, yeniden yazarlar hem de defalarca. Biz yetmişli yıllarda, seksenli yıllarda endüstri devrimini yere göğe koyamazdık. Tarih kitapları İngiltere’nin birkaç şehrinde başlayıp, önce Amerika’ya sonra da kıta Avrupa’ya yayılan bu devrimi, yapılan icatları, teknolojik gelişmeleri ve bu gelişmelerin insana sunduğu konforu ve dolayısıyla yaratılan refah toplumunu yücelttikçe yücelttirdi. Hatta Türkiye’nin geciktiğini, bu devrimi yakalayamadığını iddia edenler yıllarca dönemin mevcut iktidarlarını suçlarlardı ama sonra gördüler ki Endüstri Devrimi o kadar da masum bir şey değilmiş. İnsanın konforu için ihtiyaç duyulan enerji fosil yakıtlardan elde edilince çevre kirliliğinin ve küresel ısınmanın en önemli nedenlerinden biri olarak kabul edildi ve kartlar yeniden dağıtılmaya başlandı. Endüstri Devrimi vahşi kapitalizme, vahşi kapitalizm de tüketim toplumuna dönüştü. Bilinçsiz tüketim bilinçsiz üretimi de beraberinde getirdi ve dev şirketler dev büyüme hedeflerine daha devlerini ekleyerek dünyayı adaletsiz bir yer haline getirdi. Bu da daha önce yere göğe koyamadığımız refah toplumunu tekrar masaya yatırmamıza ve yaşanmış geçmişi yeniden inşa ederek, tarihi yeniden yazarak tüm değerlere farklı bir şekilde bakmamıza neden oldu.
Çok değil 50 yıl önce çölün ortasına şehir kurmayı başarıyorlar diye alkışladığımız insanları bugün neden çölün ortasında şehir kurdunuz, neden doğayla inatlaşıyorsunuz neden bu kadar çok klima kullanıyorsunuz, neden bu kadar çok enerji harcayarak küremizin daha da ısınmasına neden oluyorsunuz diye suçluyoruz.
Wright Kardeşler uçağı icat ederek isimlerini dünya tarihine altın harflerle yazdırmışlardı. İcatları 21. Yüzyılın başlarına kadar tarih kitaplarında dünyanın en büyük icadı olarak kabul edildi ama şu an uçaklar küresel ısınmanın nedenleri arasında neredeyse birinci sırada yer alıyor. Çevre ve İklim aktivisti Greta Tumberg rol model olmak amacıyla artık uçağa binmiyor, Amerika’ya gemiyle gidiyor. Uçağın tarihi yeniden yazılıyor. İnsanlık için çok faydalı bir icat zamanla çok zarar verici bir unsura dönüşüyor. Geçmiş hiç durmuyor, sahneden hiç inmiyor ve canlı bir organizma gibi geleceğimizi belirlemeye devam ediyor. Tarihte attığımız bazı adımlar için bugün geleceğimizden endişe edebilir hale gelebiliyoruz. Tarih her zaman baş rol, hiç bitmiyor, hiç servis dışı kalmıyor.
Benim çocukluğumda plastik Allah’ın bir lütfuydu, kullan at. Dizel arabalar çok ekonomik, çok kullanışlıydı, bugün yasaklanıyor. Yarın başımıza geleceklerin sorumlusu dünün yıldızı olarak kabul edilen dizel motorlar olabilir deniyor. Çok değil neredeyse 20 yıl önce sigara içilmeyen, sigaranın reklamının yapılmadığı TV programı yok gibiydi. Şimdi yasak. Sigaranın tarihi son 5 yılda yeniden yazıldı. 20li yaşlarda cool gözükmemize, karşı cinsi etkilememize yarayan sigara geleceğimiz için en büyük tehdit oldu. Önce şükrettik sonra geleceğimizi etkilediği için beddua. Tarihi hep yeniden yazdık. Eğer girişimimiz başarısız olmuşsa büyük ihtimalle geçmişte yaptığımız bir hatadan kaynaklanmaktadır ya da geçmişte yapmadıklarımızdan. Dijital fotoğrafçılığa yatırım yapmayan Kodak, akıllı telefonlara yatırım yapmayan Nokia gibi. Daha güzel bir gelecek için keşke zamanı geri alabilseydik.
Sosyal medyada yıllar önce yaptığımız bir paylaşım hem şu anımızı hem de geleceğimizi değiştirebiliyor. Bu olumlu olabileceği gibi olumsuz da olabiliyor. Arşiv affetmiyor. Tarih hep ensemizde. İlkokulda aynı sırayı paylaştığımız can arkadaşınızın çok çalışmak istediğiniz firmanın CEO’su olarak karşınıza çıkması sizin bugünkü girişiminizin geleceği için çok iyi olabilir ama yıllar önce aynı kıza âşık olup kavga ettiğiniz bir arkadaşınız yıllar sonra acilde sizin ameliyatınıza giren cerrah olarak karşınıza çıkması için aynı şeyleri söyleyemeyiz. Keşke Winston Smith gibi tarihin bazı bölümlerini silebilseydik. George Orwell’in 1984 romanının baş karakteri Winston Smith’in görevini hatırlarsınız. Smith Hakikat Bakanlığı’nda çalışmakta, partinin geçmişte yaptığı hataları silerek gizlemekteydi. Ah edebiyat sen nelere kadirsin.

Tarihin değiştirilebilir olduğuna ilişkilerimizden de örnekler verebiliriz. Uzun yıllardır dostumuz olduğunu düşündüğümüz bir kişinin geçmişte yapmış olduğu bir şeyi bugün öğrendiğimizde önce onunla ilgili geçmişimizi yeniden gözden geçirir, sonra onunla geçmişimize ait her şeyi değiştirir ve onunla ortak tarihimizi yeniden yazarız. “Ne kadar aptalmışım, onu tanıyamamışım” cümlesi işte bu yeni tarih yazımından kalmıştır. Ve tabi ki bu yeni yazılan tarih de doğal olarak bizim onunla olan geleceğimizi de etkiler. Onunla bir daha görüşmeyiz, sevgiliysek ayrılırız, evliysek boşanırız. Önce âşık oluruz, sonra kurtulmaya çalışırız, yollarımızı ayırırız ama tekrar kaşımıza çıkacak diye endişe duyarız. Geçmiş ilişkilerimiz sadece bugünümüzü değil geleceğimizi de belirler. Ya da tamamen tersi de olabilir. Ona yıllardır haksızlık ettiğimizi düşünür ve büyük bir vicdan azabıyla onunla ilgili bütün düşüncelerimizi olumlu yönde değiştiririz. Keşkelerimiz iyikilerimiz hiç bitmez. On-off tuşu yok ki kapatıp açabilelim şu geçmişi.
Sonuç olarak şunu demek istiyorum; geleceğimiz hep geçmişimizin gölgesinde olacak. Geçmiş ölümsüz bir canlı organizmadır. Siz ölseniz bile geçmişiniz ölmez, sizden sonra bile etkisini devam ettirir. Miras, geçmişten çok geleceğe ait bir kelimedir. Bize kalan miras geleceğimizi tasarlar. Hep olumlu değildir, borç da bir mirastır. Bütün gelecek tasarılarında, bütün gelecek ön-görülerinde, uz-görülerinde geçmişin izleri vardır. Geçmişimiz geleceğimizin peşini hiçbir zaman bırakmaz.
Sevgili Okuyucularımız,
Fütürist Bülten hakkındaki görüş ve önerilerinizi [email protected]'a e-posta atarak bizlere iletebilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
“Şimdi” şu an yaşanmakta, “gelecek” henüz yaşanmadı, değişen tek şey “geçmiş”
18 Eki 2023

YAZARLAR

Fütürist Bülten
Fütüristler Derneği tarafından haftalık olarak yayınlanan makalelerden oluşan bültendir.
İLGİLİ OKUMALAR


