Geleceğin Futbolunu Bugünden Benimsemek

⚽️ Futbol ne güzel şey!
Geleceğin Futbolunu Bugünden Benimsemek

Hayvan mesanesi. İlk lastik top. Sokak kuralları. Üçten beşe değişen oyuncu değişikliği hakkı. Ayağımızın içiyle vurmaya başladığımızdan beri hem futbol topları hem de oyunun doğası dönüşüyor. Bu sefer sahnede teknolojinin parmağı var.

Nike’ın 2014 Dünya Kupası için oluşturduğu The Last Game videosunu hatırlıyorum. Futbolcu klonlar ile gerçek efsanelerin yapacağı ve tek gol atanın kazanacağı bir maçı konu alan reklam filmini defalarca kez izlemiştim. Elbette aklımdaki futbol ve teknoloji birlikteliği karanlık bir zemine oturmuyordu fakat yine de futbolun geleceğine dair bir şeyler görmek beni epey heyecanlandırmıştı. Hatta şu cümleyi hiç unutmuyorum:

"Siz futbolu bir oyun gibi görürsünüz, onlar ise bir iş gibi."

Bugün tam 8 sene sonra 2022 Dünya Kupası’nda hâlâ şeytani futbolcu klonların varlığından söz edemiyoruz (Neyse ki!). Ancak yıkıcı teknolojilerin iyileştirici gücünü dönüştüren araştırmacılar, izlediğimiz futbola bambaşka bir derinlik algısı getiriyor. Derbi günleri yapılan ofsayt-değil tartışmalarından tutun, golün kime yazılacağına kadar pek çok farklı parametre güçlü ellerin dokunuşuyla şekil değiştiriyor.

O zaman 2022 Dünya Kupası’nı milat alan ve bir süredir hayatımızda olan futbol teknolojilerine daha yakından bakalım.

Hepimizi birleştiren Dünya Kupası

Dünyanın en çok takip edilen, en kârlı ve en sevilen sporunun yolunun modern teknoloji ile kesişmesi an meselesiydi. Futbol ve spor organizatörleri hem seyir zevkini artırmak, hem oyun yönetimini kolaylaştırmak hem de seyir deneyimine derinlik katmak için elindeki tüm kartları 2022 Dünya Kupası’nda oynamaya karar verdi.

Dünya Kupası’nın dört senede bir düzenlenen küresel bir turnuva olması, gerçekleştiği süre boyunca hayatın durmasına yol açıyor. 2022 Dünya Kupası’nın yolu da 2018’den beri hasretle gözleniyordu. Üstelik Messi ve Ronaldo gibi efsanelerin son turnuvası olma ihtimalini göz önünde bulunduran Arjantin ve Portekiz destekçileri, bu turnuvaya ayrı bir önem biçti. Öyle ki 2014 yılında Messi’nin çok yaklaştığı Dünya Kupası’na finalde trajik bir şekilde veda etmesi, yıldız oyuncunun Dünya Kupası lanetinin olduğu iddialarını alevlendirmişti.

Katar’ın sıkı turnuva önlemleri nedeniyle büyük bir hayal kırıklığı olarak başlayan 2022 Dünya Kupası, aslında benim yıllardır beklediğim ikilinin birlikteliğine sahne oldu. Başladığı günden itibaren spor tarihindeki en önemli oyun içi teknoloji kullanımına ev sahipliği eden turnuva, uzun zamandır peşinde koştuğum futbol-teknoloji ikilisini gözlemleme şansı verdi. Hoş, tüm tartışmaların ötesinde grup aşamasının oldukça sürprizli geçmesi de nispeten bir seyir zevki kattı diyebiliriz. 

Spor teknolojisi hâlihazırda gelişmekte olan ve el değmemiş olarak nitelendirilebilecek bir alandı. Bunun nedenleri arasında gelenekselliğin canlı yayınlanan spor müsabakalarında önemli bir yer tutmasını gösterebiliriz. Her ne kadar hakem kararları gibi insan hataları tartışmalara yol açsa da birçok insan, sporun ruhunu hata yapılabilme lüksünün ayakta tuttuğunu savunuyor. Ancak gol çizgisi izleme teknolojisi ve VAR (video hakem) gibi yeniliklere çoktan alıştık. Tartışmalı bir pozisyon sonrası hakemin parmaklarıyla hayali bir ekran çizeceği anı sabırsızlıkla bekliyoruz. Ortamlarda reddettiğimiz, ancak içten içe sağladığı güveni sevdiğimiz bir alan spor teknolojisi. Üstelik her ne kadar duygusal boyutta reddedilse de, takımların veri analistlerinin kollarını dirseğe kadar sıvamasını sağladığı kesin.

Şarj Edilebilen Akıllı Toplar, Aşk-Nefret İlişkisi: VAR 

Dilimize pelesenk olmuş bir spor teknolojisi ile açılışı yapabiliriz. Yalnızca video hakem desteği deyip geçmemek lazım. VAR teknolojisi 33 kamera kaydı, 2 özel ofsayt kamerası, 3 yardımcı, 4 tekrar operatörü ve heyecanla bekleyen binlerce taraflar ile saha içine önemli yardımlarda bulunuyor. Oyunda daha önce yakalanmayan hataları bildirmesi için “sıcak sahalara” inen yardımcı video hakem teknolojisi, açık ve bariz hataların önüne geçmek için var gücüyle çalışıyor. Eğer ortada oyunun gidişatını etkileyecek tartışmalı bir pozisyon yaşanırsa, hakem VAR ekibine danışmak için oyunu durdurabiliyor. 

Akabinde VAR ekibi direkt karar verme ya da hakemi VAR monitörüne çağırarak görüş alma inisiyatiflerine sahip. Dediğimiz gibi taraftarlar ile VAR teknolojisi arasında tam bir aşk-nefret ilişkisi var. Tutulan takımı ipten alabilir ancak gözden kaçan bir hatayı ortaya çıkararak ipe de götürebilir. Nihayetinde daha adil bir oyun ortamı yaratmak için çalıştığını söyleyebiliriz.

Fırat Aydınus'lusunu aradık ama bulamadık ne yazık ki...

Tanıdık bir simayla ısınma turlarını attığımıza göre 2022 Dünya Kupası’nın yıldızından bahsedebiliriz. Spor tarihinde ilk defa bir turnuvada maç topları, gerçek zamanlı olarak uzamsal konumlandırma verilerini toplayan sensörler içeriyor. Oyunun gidişatına dair verilerden, golleri kimin attığına kadar bilgiler paylaşan akıllı top sensörleri şimdiden meyvesini vermeye başladı bile. 

Grup aşamasında karşılaşan Uruguay ve Portekiz’in maçında ilk golü kimin attığı büyük tartışmalara neden oldu. Rakip kale önünde duran Cristiano Ronaldo’ya temas ediyormuş gibi görünen top, başta golün yıldız oyuncuya yazılmasına neden oldu. Ancak daha sonra Adidas’ın akıllı toplarından gelen veriler Ronaldo’nun herhangi bir temasının bulunmadığını ortaya koydu ve gol Bruno Fernandes’e yazıldı. Ancak Ronaldo bile golü kendisinin attığını düşünüyordu...

Dürüst olalım, temas var mı yok mu?

Top ve optik izlemenin bu kombinasyonu, yakın gelecekte sporla ilgili herkes için tanıdık bir araç haline gelebilir. Tıpkı NBA'deki Second Spectrum izleme veya tenisteki Hawk-Eye teknolojileri gibi. Üstelik sadece daha adil saha içi veriler için değil hem takımlar hem de yayıncılar bu teknolojileri yararına çevirebilir. Ortaya çıkan nitelikli ve gerçek zamanlı veriler takımlar ve oyuncular tarafından yeni nesil taktiksel analizler geliştirmek için kullanılabilir. Yayıncılar ise sunuşun geleneksel doğasına müdahale etme şansını yakalayabilir. Oyunun yüksek oranda görselleştirildiği ve üst düzey veri grafikleri ile süslendiği bir oyun ideali. Hayranlar sonunda, şimdiye kadar asla mümkün olmayan geniş bir yeni istatistik okyanusuna açılma şansı elde edebilir.

Gelecekte bizi neler bekliyor?

Modern futbol ve teknoloji bağına dair bir kırılma yaşandığına inanıyorum. Taraftarların kafasındaki mitler yıkıldığında ve yeni sistemlerin işlevselliği genelgeçer olarak kabul edildiğinde, yeni gelişmeler çok daha hızlı yaşanacak. Burada özellikle yayıncıların daha fazla taraftara ulaşma ve takımların oyun anlayışlarını geliştirme gibi öncelikleri belirleyici rol oynayacaktır. Takım oyunundan ziyade bireysel gelişimine önem veren futbolcular da verilerin ışığında yeteneklerini yönlendirebilir. Peki ya fazlası?

Belki de alternatif bir futbol evreni bize sahadaki pozisyonlar için tribünden oy kullanabildiğimiz kolektif bir hakem sistemi sunuyordur. Ya da antrenmanlarda gelişimlerini takip edebilmek için giyilebilir akıllı cihazları üzerinde taşıyan sporculara sıkça rastlayabiliriz. Olayları hakemin bakış açısından değerlendirmemizi sağlayacak kamera sistemleri de içimizdeki öfkeyi belki bir nebze dindirebilir. Keza yıldız futbolcuların açısından izlenebilen pozisyonlar da turnuvaların izleyici çekmesinin önünü açabilir. Nihayetinde Messi’yi geçmek için bekleyen futbolcuları yakın markajda gözlemlemek hatta belki VR başlıklar ile o anları simüle etmek, futbola en uzak insanın bile ilgisini cezbedecektir…

Peki ya robot futbolcularla dolu bir futbol distopyası, yerini zaman makinesi ile istediğimiz futbolcunun istediğimiz halini getirebildiğimiz bir veteran turnuvasına dönüşürse? Sanırım bir sonraki hayalin gerçekleşene kadar yine reklam filmi izlemekle yetineceğim…

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

🧩 Messi'nin Son, Teknolojinin İlk Dünya Kupası

👀 Her son bir başlangıçtır tesellisi işe yarayacak gibi.

11 Ara 2022

Bu görsel yapay zekâ aracı Midjourney ile oluşturulmuştur.

YAZARLAR

Nur Kardelen Ay

Teknoloji haberciliği, SKA takipçisi, yavaş gazetecilik. Peynir ekmek gibi yazıyorum.

İLGİLİ OKUMALAR