Grammyleri ne kadar ciddiye alıyoruz (ya da almalıyız)?

Bunca zaman sonra bile Grammyleri eleştirmeye devam ediyoruz.
Grammyleri ne kadar ciddiye alıyoruz (ya da almalıyız)?

Geçtiğimiz haftadan önceki hafta sonu 64. Grammy Ödülleri sahiplerine dağıtıldı. Oscarların bu sene çalkantılı geçmesi sebebi ile hepten artık prestijini kaybetmiş ve sıkıcılaşmaya başlayan Grammyler'den de böyle planlanmış bir skandal bekliyordum açıkçası. Ancak törenin prodüktörlerinin bundan daha iyisini hedeflediğini söyleyebilirim.

Müzik sektörünün film sektöründen önemli bir farkı var: Kaliteli bir ödül mekanizmamız ve törenimiz yok. Hepsi birbirinden rezil. Örneğin; Oscar, BAFTA, Golden Globe gibi ödül törenlerinde ödül alan filmlerin belirli bir kredibilitesi vardır. Favoriniz olmasa bile bu ödül törenlerinde ödül alan filmlerin, aktörlerin ya da aktrislerin en azından bir derecede “gerçekten iyi” olduklarını bilirsiniz. Çerezlik Marvel filmi çok fazla göremezsiniz bu törenlerde. Grammyler ise müzik sektörüne uyarlandığında sadece çerezlik Marvel filmlerinden oluşuyor.

Bizi Instagram’dan takip edenler bilir. Geçtiğimiz hafta Grammyler’de kazananlar ile birlikte yorumlarımızı sunmuştuk. Geçen senenin parlayan yıldızlarından Olivia Rodrigo’nun bu sene ödülleri süpürmesini bekliyorduk. Zaten öyle de oldu. Ancak Jon Batiste’nin Yılın Albümü kategorisinde ödül alması, Billie Eilish’in direkt gecede pas geçilmesi kafamızda çeşitli soru işaretleri bıraktı. Grammyler yeniden popüler ve dikkate alınabilir olmak için farklı bir yolu tercih ediyor olabilir mi?

Recording Academy’nin tam olarak nasıl bir strateji izlediğini kestirmek zor. Mainstream müziğin göklere çıkarıldığı ve birçok kaliteli ismin senelerdir pas geçildiği Grammyler topun ucunda. Artık ufaktan linçe dönüşmesi ile törenin direkt kan kaybettiği bir dönem oldu. Buna ek olarak, mainstream bir isim olarak The Weeknd’in After Hours ile pas geçilmesi nedeniyle gerçekleştirdiği karşıt boykotu da üzerine tuz biber olmuştu.  Recording Academy, kendilerinin mainstream müziğe odaklı olmalarına yönelik eleştirileri kan kayıpları başladıktan hemen sonra dikkate almaya başladı. Ancak şunu da unutmamak lazım ki Grammyler'in gerçekten en yüksek kalitedeki starları ağırladığı için ciddi bir ticari yanı da var. Bu nedenle de Grammyler her ne kadar bu konuları adreslese de bu defa da ortaya çorba olmuş bir tören çıkıyor.

Grammyler bu sene mainstream müziğe Olivia Rodrigo, Silk Sonic, Foo Fighters, St. Vincent gibi müzisyenlere / gruplara ödül vererek selamını gönderdi. Bir yandan ise Yılın Albümü gibi gecenin en büyük kategorisinde herkese nanik yaparak Jon Batiste’e ödülün gitmesi ile de mainstream’i sollayarak hangi tabakadan olursa olsun güzel müziği kucakladığını göstermek istedi. (Bu arada ne kadar sürpriz olsa da Jon Batiste'nin albümü muhteşem) Grammylerin önemsediğini ve çizginin dışına çıktığını gözümüze sokması ise aday kategorilerinde tür ve müzisyen yelpazesini genişletmesi. Ancak bu bile o kadar samimiyetsiz ki… Örneğin; artık ununu elemiş asmış sevgili Japanese Breakfast, kendisinin öğrencisi yaşındaki Phoebe Bridgers’dan 1 sene sonra 2000 doğumlu Arlo Parks ile birlikte Best New Artist’e aday oldu. En İyi Alternatif Albüm kategorisi gerçekten hakkını verecek 4 albüme ve 1 tane popüler alternatif albüme yer verdi. Doğru tahmin ettiniz, popüler olan kazandı. 

Grammylerin "yelpazemizi genişletip müzik sektöründe daha hakkaniyetli ve kapsayıcı bir ödül töreni gerçekleştirelim" aksiyonları samimi ve yeterli değil. Sadece kategorilerde kalan ve ödüllere yansıdığında da gerçekten hak eden ancak mainstream’e ulaşmayı başarmış albümleri cezalandıran bir yapı mevcut. Bizim gibi başkalarının da Recording Academy’i yerden yere vurması ile geleceğe yönelik daha pozitif bir adım atılabilir. Ancak günün sonunda şunu da kabul etmeliyiz ki müzik sektöründeki her ödül aynı yaklaşıma sahip. Sorunumuz Recording Academy değil, sorunumuz sektörümüzün ticari değere boyun eğip görmezden gelen yapısı. İşte, bu nedenle sesi duyulmayanın peşinde olmak her zamankinden daha da değerli. 

Not: Rolling Stone dergisinin podcast'inde Grammy töreninin prodüktörleri ile bir söyleşi mevcut. Bu konulara değinmese de törenin arka planında sahne alan müzisyenler ile yaşanan krizler, son dakika değişiklikler ve birtakım pişmanlıklar için bu bölümü dinleyebilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

🎶 Güneşli günler, keyifli şarkılar

Evet, hüzünlü Avaz Avaz blogger'ları bile arada keyifli olabiliyor.

16 Nis 2022

Al Jazeera

YAZARLAR

Hande Yıldırım

Müzik nereye dokunursa!

İLGİLİ OKUMALAR