
Bisiklet sporu yakın dönemde doping konusunda büyük sorunlar yaşadı. Tedavi için kullanılan ilaçlar, enjeksiyonlar ise her zaman tartışma konusu oldu. Peki bu konu yalnızca bisikletin mi sorunu?
Geçtiğimiz hafta sonu geride kalan Roland Garros finalinde tarihi bir başarıya tanıklık edip Rafael Nadal’ın Fransa Açık’ta on dördüncü, toplamda ise yirmi ikinci grand slam zaferini izledik. Bu başarıya pek çok farklı spor dalından üst düzey sporcu da kayıtsız kalamadı ve milyonlarca spor sever gibi profesyonel seviyedeki pek çok sporcu da Rafael Nadal’ın bu başarısını kutlayıp hayranlıklarını dile getirdiler.
Fakat Nadal’ın, bu tarihi zafer sonrasında Eurosport sunucusu Barbara Schett’in “Turnuva sırasında kaç enjeksiyon aldınız?” sorusuna gülerek, “Bilmesen daha iyi olur.” şeklinde cevap vermesi ve ağrılarına dayanabilmek adına ayak bileğindeki belirli sinirlerin devamlı olarak uyuşturulması bisiklet dünyasından farklı seslerin yükselmesine neden oldu.
Bu konuda iki Fransız bisikletçinin görüşleri dikkat çekiciydi. İlk olarak pazar akşamı Thibaut Pinot kişisel twitter hesabında Nadal röportajının bahsi geçen kısmını alaycı bir şekilde “Bugünün kahramanları…” diyerek yorumladı. Sonrasında konuyla ilgili kendisi bir demeç vermese de gazeteci Clémence Lacour’un “Fiziksel problemler pahasına performansı seçen bu kahramanlar bedenlerini uyuşturmak zorunda kalıyor. Kendimiz ve çocuklarımız için istediğimiz model bu mu?” yorumunu retweet etti.
Bir diğer Fransız bisikletçi Guillaume Martin ise L’Equipe gazetesine dikkat çeken bir röportaj verdi. Nadal’ın yapmış olduğu uygulamayı bisiklette yapmasının imkânsız olduğunu ve bunu daha doğru bulduğunu belirtti. Konu hakkında; “Eğer hasta veya sakatsanız yarışmamalısınız. Bunun birkaç nedeni var. İlk olarak sporcunun sağlığı için. Yapılan uygulamanın uzun dönemde Nadal’ın bileğine iyi geleceğinden emin değilim. Dahası ilaç kullanımı, özellikle de enjeksiyon sadece iyileştirici etki göstermeyebilir, performans üzerinde etkisi olabilir veya performansı arttıracak şekilde bir değişikliğe gidilebilir. Bu yüzden bu konu bana çok sınırda gibi görünüyor.” diyerek kaygılarını dile getirdi.
Martin röportajın devamında bisiklet haricindeki pek çok sporda, sporcuların acıya katlanabilmek, hasta veya sakatken de performans gösterebilmek adına benzer uygulamalara giriştiğinden ancak konu bisiklet olduğunda bu ilaçların ve enjeksiyonların klişe bir şekilde dopingle bağdaştırıldığından söz ediyor. Öte yandan kanser ya da MS gibi farklı hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçların UCI kuralları nezdinde serbest olduğunu ancak bu ilaçların performans arttırıcı etki bakımından bir gri alan oluşturduğunu belirtiyor.
Şurası bir gerçek ki profesyonel bisikletin yakın döneminde pek çok doping skandalı yaşandı. Peki diğer spor dallarına göre bisiklette bu konunun daha fazla ön planda olması, sorunun daha çok bisiklet sporundan kaynaklandığını mı gösteriyor, yoksa diğer federasyonların bu konuya gereken önemi yeterince vermemesinden mi ileri geliyor? Bu soru önümüzdeki yıllarda da çokça tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Roland Garros'un ardından, İngiltere Milli Takımı, Quin Snyder'ın vedası
09 Haz 2022

YAZARLAR

Eren Büyükyavuz
Yazar - Punto
İLGİLİ OKUMALAR


