Güneş Hasadı

6H2O + 6CO2 = C6H12O6 + 6O2
Güneş Hasadı

Bitkileri ve dünyayı anlama çabama bildiğim yerden devam ediyorum. Birazcık alegori sevdiğinizi umarım. Bu yazıda, küçüklüğümde fotosentez tanımını duyduğumdan beri kafama yerleşen simgesel bir imajı sizlerle paylaşacağım. 

Fotosentez, ilkokul zamanlarında hepimizin öğrendiği şekilde, bitkilerin güneş ışığını kullanarak kendi besinlerini üretme kabiliyeti:

su + karbondioksit --güneş ışığı--> besin + oksijen

Bu bilgi, o günlerde, bitkilerin bizlerden üstün canlılar olduğunu düşünmem için yeterliydi. İlerleyen yaşlarımda çok da yanılmadığımı anlıyorum. Şeyleri doğrusal bir mekanizmaya sadeleştirmek, çağımızın indirgemeci düşünce şeklinin kaçınılmaz bir eseri. Bu yaklaşım yanlış olmamakla birlikte esaslı bir büyü bozumunu da beraberinde getiriyor. 

Niyetim, beynimizin anlaması için basitleştirdiğimiz bazı süreçlerin, büyülü karmaşıklığını görünür kılmak. Bu noktada, modern çağın öğrenme ve kavrama merkezi addettiği beyinleri harekete geçirmeyi değil de, duyuların ve sezgilerin daha baskın olduğu başka bir idrak halini hedefliyorum. Bunun bedeninizde nereye tekabül ettiğinden emin değilim. Derin kavrama ve idrak hallerinin karın merkezinden geldiğine ya da manyetik alanımızın merkezi olan kalbin bir işlevi olduğuna dair pek çok farklı makale okuyabilirsiniz. O konularda ahkam kesecek bilgi birikimine sahip değilim ama vereceğim ipucu şu: Tabiata dair bir mevzuya kafa yorarken, size binlerce yıllık bir genetik geçmişin mirası olan, görece vahşi kalabilmiş sezgilerinizi ve hislerinizi geri plana itmeyin.

Fotosentez konusuna geri dönelim. Bitkilerin (ve diğer ototrof canlıların) kendi besinini üretmesi olarak tanımladığımız bu tabir, dünyadaki hayatın en temel ön koşullarından biri. Bitkiler, fotosentez sırasında kendi yaşamları için gereken enerjiyi glikoz, yani besin formatında üretiyorlar. Bu işlem sırasında canlılığın kritik gereksinimi olan oksijeni de havaya, suya bırakıyorlar. Onları yediğimizde, bünyelerinde yarattıkları besin, bizler için de besin dolayısıyla enerji kaynağı oluyor. Canlılar için bu iki kelimenin biyolojik denklemlerde aynı anlama geldiğinin altını çizmek isterim. Besin denen şeyin parçalanmasıyla açığa çıkan kimyasal enerji, tüm canlıların hayatlarını idame ettirmek için ihtiyaç duydukları enerjinin kaynağı. 

güneş ---bitki---> besin -> enerji

Düşünürsek, basit bir sadeleştirmeyle, hem bitkilerin hem hayvanların güneş enerjisiyle çalıştığını ifade etmek çok da yanlış olmaz. Bizler direkt güneş enerjisini, kimyasal enerjiye çevirecek güce sahip olmadığımız için bu konuda bitkilerin kabiliyetlerine ve onları besin olarak bünyemize almaya muhtacız. Ne de olsa güneşi hasat edip, kendilerini o ışıkla inşaa edebilenler onlar.

Fotosentezi, bitkilerin güneş ışığını hasat etmesi olarak düşünmek ve ifade etmek bana hem yerinde hem de eğlenceli geliyor. Güneşi bünyelerine katma kabiliyetleri, bu enerji kaynağını bizler için yenilebilir kılıyor. Bence bu, onlara müteşekkir olmak için yeterli bir sebep. 

Bitkileri, yiyebildiğimiz güneş enerjisi depoları olarak düşünmek dolaylı olabilir ama yanlış değil. Yaza girerken, bedeninizin harcadığı her enerjinin döngüsel anlamda kaynağının güneş olduğunu ve bu enerjiye giden yolun bitkilerden geçtiğini hatırlatmak istedim. 

Güneşe de, bitkilere de bu gözle bakmak, bu karmaşık sistemdeki yerimizi hatırlamak, ilişkileri görmek ve görünür kılmak, şahsen benim bu dünyaya olan aidiyet hissimi güçlendiriyor. Umuyorum parçası olduğumuz bu küreye yakın hissettiğiniz bir yaz olur!

P.S: Bu ay ekebilirsiniz: Fesleğen, reyhan.


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Haziran Bülteni

Yaz gelmiştir.

01 Haz 2021

A Bohemian Peasant // Melisa Özdilek

YAZARLAR

Bengisu Ecem Yıldız

Permakültür Tasarımcısı

Bitkiler Eşrafından Dedikodular

Kimler çiçek açtı? Kimler tohuma kaçtı? Bu ay neleri ekmeli? Kimleri kimlerle dikmeli? Bitkiler dünyasından en güncel havadisler ve sezona uygun ekim-dikim önerileri her ayın ilk haftası e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR