"Hakikatin kudretine kimse karşı koyamaz"


Mey | Diageo ’yla üzüm ve anasonun kalbine yolculuk 1862 yılında İnhisarlar İdaresi’nde başlayıp Tekel’le devam eden bir geleneğin temsilcisi olan Mey | Diageo , sektör profesyonellerini üzüm ve anasonun tarihine uzanan büyülü bir yolculuğa çıkarıyor. Neler oldu? Yenilikhane: Geçtiğimiz yıl Mey | Diageo ’nun Alaşehir’de bulunan üretim tesislerinde kapılarını açan inovasyon merkezi Yenilikhane , sektör profesyonellerini rakı kategorisinde Türkiye’nin ilk kraft ürünlerinin yanı sıra Refik Anadol ’un görkemli bir görsel eseri ve ünlü çizer Ethem Onur Bilgiç ’in animasyonlu eskizleriyle buluşturdu. Yenilikhane’de neler var? Ağustos 2021’de temelleri atılan Yeni Yolculuk projesi; rakının tarihi, üretim süreci ve aroma profillerinin anlatıldığı sektör profesyonellerine özel bir etkinliği kapsıyor. Proje kapsamında yürütülen iki yıllık çalışma sonucu viski ve şarap, gıda sektöründe kahve ve çikolata gibi gastronomik derinliği olan ürünler için yapılan duyusal çember araştırması , Mey | Diageo ve Çukurova Üniversitesi iş birliğiyle dünyada ilk kez rakı için gerçekleştirildi. Bağ bozumu şenliği: Doğu Anadolu’nun en özel üzümleri Öküzgözü ve Boğazkere’nin anavatanı olan Elâzığ’daki bağ bozumu etkinliğine katılan sektör profesyonelleri, yerel mutfağa özgü tatları keşfederek ve saklı cennet Hazar Gölü’nde tekne turu yaparak kentte eşsiz bir gastronomi yolculuğuna çıktı. Türkiye’de 8 fabrikası ve 1.000’i aşkın çalışanıyla sektöre değer katmaya devam eden Mey | Diageo ’nun sosyal medya hesabını bu bağlantıyla takip edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Finanstan otomotive, perakendeden enerjiye pek çok sektörden liderler, Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde bir araya geldi. Etkinliğin ana sponsorlu P&G’nin Avrupa Başkanı Loic Tassel'in konuşmasıyla başlayan zirvede Türkiye'nin ekonomi politikası çerçevesinde gelecek vizyonu, iş dünyasının sürdürülebilirlik ajandası, üretimde küreselleşme, finansın geleceği ve enerji dönüşümü gibi pek çok konu masaya yatırıldı. Etkinlikte belki de en büyük heyecanla beklenen, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin konuşmasıydı.
İlk oturumda konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, küresel ekonomik konjonktürü dikkate alarak hayata geçirdiklerini belirttiği ekonomi politikasına dair görüşlerini paylaştı. Türkiye’nin son 20 yıldaki enflasyon ortalamasını yakalamayı amaçladıklarını ve durgunluk ile işsizlikten kaçınmak için üretim ile istihdamı önceliklendirdiklerini vurguladı. Nebati, yaptıkları çalışmalarda "akademisyenler ile mutabık kaldıkları noktalardan birinin salgın sonrası dünyanın Türkiye adına büyük fırsatlar sunduğu" olduğunu belirtti. "Tüm dünya küçülmeye doğru giderken yüksek oranlarda büyüme gösteren ekonomimiz, yüksek oranlarda gerçekleşen istihdam ve ihracat rakamlarımız öngörülerimizi her zaman olduğu gibi haklı çıkardı." diyen Nebati, Türkiye'nin ihracatının 2021'de %33 artışla Cumhuriyet tarihinde bir rekor kırdığını, Türkiye'nin küresel ekonomide ihracatını en çok artıran 6 ülkeden biri olduğunu aktardı.
- İthalat ne durumda? Geçtiğimiz hafta Ticaret Bakanlığı, Türkiye'nin dış ticaret açığının eylül ayında %299 artarak 10,4 milyar dolar olduğunu açıkladı. Eylül ayında ihracat %9,2 artarak 22,6 milyar dolara yükselirken ithalat ise %41,5 artarak 33 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmişti. Ocak-Eylül 2022 dönemindeyse toplam ihracat %17,1 artışla 188,2 milyar dolar olurken ithalat %40,8 artarak 273 milyar dolar olmuştu. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise eylül ayında 20,3 puan azalarak 68,3 seviyesine geriledi.
- İhracat zararı: Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, birkaç gün önce avro/dolar paritesinde yaşanan gerilemenin eylül ayında ihracata 1,8 milyar dolar zarar verdiğini, paritenin yol açtığı toplam zararın ise 10 milyar doları geçtiğini aktardı. Öte yandan Nebati, zirvede dolarizasyon ile mücadelenin hepimizin mücadelesi olduğunu belirterek "Bunu artırarak kur riskine karşı kırılganlıklarımızı asgari düzeye indireceğiz." açıklamasında bulundu.
Nebati ayrıca TÜİK verilerine göre %83 olarak gerçekleşen enflasyonun tüm dünya için bir sorun olduğunu, son 70 yılın en büyük enflasyonun yaşandığı süreçte olduğumuzu, enflasyonu düşürmek konusunda dünyanın ikilem yaşadığını ve "Büyüme mi enflasyon mu?" sorusu ile karşı karşıya olduğunu belirtti. Öte yandan Nebati enflasyonun nedeninin petrol ve gaz ithalatının getirdiği baskı ve makro ekonomik göstergesinin desteklemediği kurlardaki ani yükselişler olduğunu, aynı zamanda beklentilerin de enflasyona katkı sağladığını belirtti. "Aralık ayındaki baz etkisiyle beraber enflasyon yumuşak bir geçişle daha önce yakaladığımız %13'lük ortalamaya doğru inecektir." diyen Nebati, sürdürülebilirliğin de gündemlerinde olduğunu ve yenilenebilir enerjide pazar payı elde ederek yeni iş alanları oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. Nebati, konuşmasını "Hakikatin kudretine kimse karşı koyamaz. Hakikat şudur: Dönüşen dünyada Türkiye yüzyılını birlikte inşa edeceğiz." ifadeleriyle sonlandırdı.
Sürdürülebilirlik odağı
Mevcut ekonomik modelin sürdürülebilirliği tartışmaları bir yana, etkinlikte dikkatimizi çeken başka bir oturum da farklı sektörlerden oyuncuların sürdürülebilirlik konusunda attığı adımları ve gelecek öngörülerini paylaştığı kısımdı. Nitekim sürdürülebilirliğe yakın zamana kadar pek çok şirket "olsa güzel olur" diye yaklaşırken son zamanlarda kurumların da bu anlamda fayda sağladığı ortak değer yaratma gibi çeşitli stratejiler ve etkilerini giderek daha yakından hissettiğimiz iklim krizi, artık sürdürülebilirliği iş dünyasının en önemli ajandası haline getiriyor. Faaliyet alanları birbirinden apayrı uçlarda olan şirketler ortak paydada buluşarak gezegeni kurtarmaya, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya ve gıda güvenliği oluşturmaya katkıda bulunmak gibi farklı amaçlarla çeşitli inisiyatifler hayata geçiriyor.
Ancak kapitalizmin henüz ölmediğini, olsa olsa yalnızca bir miktar değiştiğini düşünürsek günümüzün yüksek enflasyon ortamında akla, şirketlerin hissedarlara karşı sorumluluğu, kâr etme arzusu ve ihtiyacının sürdürülebilirlik gündemlerinin önüne geçip geçmediği geliyor. Migros Ticaret İcra Başkanı Özgür Tost da yüksek enflasyon ortamında tüketici alışkanlılarının değiştiğini ve belki daha da önemlisi, alım gücünün düştüğünü ve bu nedenle stratejilerini daha ekonomik şekilde yürütmeye çalıştıklarını aktardı. "Artan dünya nüfusuyla insan ihtiyaçlarını karşılamak zorlaşıyor. Binlerce yıldır protein kaynağı olan ürünleri tüketicilere hatırlatıyoruz." diyen Tort, bitkisel besinler alanını desteklemenin bu açıdan önemli olduğunu söyledi.
"Dünyada üretilen gıdanın %30'u tüketilmeden çöpe gidiyor. Bunu azaltmak karbon salımı açısından çok önemli bir adım haline gelecek. Tedarik sistemlerinin çevikliği ve güncelliği bu bağlamda önemli. Tüm paydaşları dahil edebilmek ve bilimsel hedefler koymak yolculuğun kritik noktalarından."
Havayolları sektöründe ise nispeten farklı bir tablo söz konusu. Pandemiyle ciddi aksaklıklar yaşayan ve durma noktasına gelen sektörde, son dönemlerde özellikle talep artışının etkisiyle pandemi öncesi seviyelere dönme beklentisinden söz etmek mümkün. Ancak TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, dünyadaki karbon emisyonunun %2,4'ünden sorumlu olan sektörde bunun ancak 2024'te gerçekleşebileceğinin öngörüldüğünü söyledi.
Öte yandan, pandemi kısıtlamalarının kalkmasıyla bir miktar canlanma söz konusu. Örneğin 2020'de 3 milyar kişi uçakla seyahat ederken 2021'in ikinci yarısında bu sayı %50 artarak 4,4 milyar oldu. 2022'deyse tahminler, küresel ölçekte 7,1 milyar yolcu olacağı yönünde. Bu doğrultuda yolcu taşıyan uçak sayısının artacağını ve Kaptan'a göre yaklaşık 20 yılda 18 milyara çıkacağı düşünülürse uçuşları daha sürdürülebilir hale getirmek için aksiyon almak giderek önemli hale geliyor. Nitekim Kaptan, bu süreçte 40 bin yeni uçağın piyasaya sürüleceği yönündeki beklentilerden bahsederek karbon emisyonunu azaltmakta hidrojen destekli ve elektrikli motorların kullanımının etkili olacağını aktardı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın. Afife Tiyatro Ödülleri'nde adaylar belli oldu. Ümitcan Uygun 4 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Depeche Mode yeni albümünü duyurdu.
08 Eki 2022

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.




