Hala Çok Yol Var

Dünya Kupası Avrupa Elemeleri I Grubu’nda İngiltere, San Marino, Arnavutluk ve Polonya’ya karşı puan bırakmayarak %100’lük bir galibiyet oranıyla Euro 2020 öncesi formda olduğunu kanıtladı. Alınan galibiyetlerin kağıt üzerinde daha zayıf ekiplere karşı gelmesi reddedilemeyecek bir gerçek olsa da İngiltere, İtalya ve Ermenistan ile beraber 3’de 3 ile başlayan 3 ekipten biri. Southgate ise temkinli davranmaya devam ediyor ve takımın ayaklarının yerden kesilmesini istemiyor, “Üst düzey bir takım olmak için hala çok çalışmalıyız.”
Hala Çok Yol Var

San Marino: 

2022 Dünya Kupası serüvenine Wembley’de San Marino’ya karşı başlayan İngiltere, tahmin edilebileceği üzere rutin bir performansla zaferi elde etti.

FIFA Ülkeler Sıralaması’nın dibinde bulunan 210. sıradaki San Marino’nun kaptan Harry Kane’in yedek beklediği maçta dahi İngiltere için kolay lokmadan öteye gidemeyeceği, Wembley’de kapalı kapılar ardında oynanan maçta kanıtlanmış oldu.

İngiltere, maçın ilk düdüğüyle beraber San Marino yarı sahasını domine etti, Southgate için hayal kırıklığı sayılabilecek tek husus bitiricilikteki becerisizlikler oldu. Deyim yerindeyse ‘kuşattıkları’ rakiplerine karşı daha kalıcı bir hasar vermeleri gerekirken, milli formayı ilk kez giyen Ollie Watkins’in golle tanışması maçın ana olaylarından biri haline geldi.

Ben Chilwell’in yerden ortasında topla buluşan James Ward Prowse, düzgün bir vuruşla takımını öne geçirirken 7 dakika sonra Reece James’in adrese teslim ortasında düzgün kafa vuruşunu yapan Calvert-Lewin, farkı 2’ye yükseltiyordu.

Maçın başlarında gol yollarındaki şanssızlığı hissedilen Sterling, devre öncesi şeytanın bacağını kırarak 3-0’ı getiren isim oldu. Dominic Calvert-Lewin, devrenin ardından 7 dakika sonra kendisinin 2. takımının 4. golünü kaydetti.

Aralıklar halinde yapılan değişiklikler, Southgate’in ekibinin ritmini bozsa da 2 gollü Calvert-Lewin yerine oyuna giren Watkins, İngiltere formasına golle merhaba dedi ve skoru tayin etti: 5-0.

İngiltere için istatistiksel anlamda en kolay uluslararası müsabaka olan San Marino maçı, beklenildiği gibi bir galibiyetle sonuçlandı ancak galibiyeti getiren fark, çok daha vurgulu olabilirdi. 32 şutun 15’inin kaleyi bulduğu maçta Calvert-Lewin ve Sterling çok daha fazlasını yapabilirlerdi, Lingard’ın ise nasıl golle buluşamadığı merak konusu.

Ward-Prowse golüyle ve performansıyla etkileyici gözükürken Euro’da sağ bek pozisyonunda başlamak için ciddi adaylardan olan James, 45 dakika boyunca sürekli rakibi tehdit ederek güven verdi.

Calvert-Lewin, birkaç pozisyonunda gole ulaşamasa da attığı 2 gol doğrudan özgüvenini arttıracak ve Kane’in ciddi bir opsiyonu olarak milli takımda bulunmaya devam edecek.

Coady-Stones tandemi, maç boyunca savunma konusunda pek teste tabii tutulamadılar. Southgate’in ikinci yarıda kaptanlık pazubandını Coady’e vermesi, onun gerektiğinde nasıl bir lider olacağını görmek istemesinden kaynaklanıyor. Ancak bu ikilinin iyi bir hücum takımına karşı, şans bulmaları halinde nasıl performans sergileyecekleri hala soru işareti.

Çoğunluğu San Marino yarı sahasında olmak üzere tutturulan %85 topla oynama oranı, rotasyonlu İngiltere için bu maçı hafif bir antrenmandan öteye taşıyamadı. Southgate maçtan sonra çok iyi iş çıkardıklarını belirterek, “Elbette yenmemiz gereken bir rakipti ancak çok iyi iş çıkardık, topu kaptırdıktan sonra gösterdiğimiz reaksiyonu 90 dakikaya yaymak, mentalitemizi ortaya koydu” dedi.

Arnavutluk:

2022 Dünya Kupası elemeleri, Arnavutluk’a karşı Tiran’da alınan galibiyetle rahat bir şekilde sürdürüldü.

Arnavutluk’un İngiltere için, Wembley’de çaresiz kalan San Marino’dan daha büyük bir tehdit oluşturduğu yadsınamaz bir gerçek. Myrto Uzuni, maçın başlarında dünya 66.’sı ülkesini öne geçirmek için büyük bir fırsatı teperken, gol fırsatlarından yararlanamamak Southgate’in ekibi için rutin haline gelmişti.

İngiltere kaptanı Harry Kane, devreden 7 dakika önce Luke Shaw’un mükemmel ortasına aynı güzellikte bir kafa vuruşu gerçekleştirerek yavaş düzeyde geçen yıpratıcı ilk yarıdaki sıradanlığı bozdu.

Bu gol aynı zamanda daha olumlu bir ikinci yarıya zemin hazırladı. Bunun sonucunda İngiltere, ikinci yarıdaki baskısının meyvesini 63. dakikada Kane’in pasına hareketlenen Mason Mount’un sakin bitirişiyle, skoru 2-0’a getirerek toplamış oldu.

Kane, bu gol gelmeden önce milli forma ile bir kuraklık dönemi geçirmekteydi. Bir önceki golünü 500 gün önce, Euro 20 elemelerinde Kosova’ya karşı kaydeden Kane, Tiran’daki kafa vuruşuyla 496 dakikalık seriyi de bozmuş oldu.

Kane’in kalitesinin ve ait olduğu sınıfın, bu tip maçlarda sağlam savunan ekiplerin kilidini açmak için gerekli anahtar olduğu da kanıtlanmış oldu. Takımını bu çıkmazdan kurtaran adamın Kane olması şaşırtıcı değil.

Aynı zamanda ilk gol, United forması altında belki de kariyer sezonunu geçiren Shaw için de olumlu bir başka doneydi. Southgate, Euro 20’de kullanacağı kadroyu kafasında sabitlemiş olsa bile, son 3 İngiltere maçını da asistle tamamlayan Shaw, Chilwell için büyük bir rakip.

Kane’in ara topunda sakin bir bitirişle maçı rahatlatan Mount ise kendisini ne kadar geliştirdiğini hissettiriyor ve 13 Haziran’daki Hırvatistan maçında kadrodaki yerini garantilemiş gözüküyor.

Taslak 

  •  Southgate’in Arnavutluk maçına da Phillips ve Rice’ı birlikte kullanarak başlaması, iki defansif orta sahalı sistemin Euro’da da planladığı diziliş olacağını kanıtayan bir başka güçlü örnek oldu.
  •  Bu tercih, Uluslar Ligi’nde Danimarka’ya karşı Kopenhag’da gelen 0-0’lık beraberliğin ve Wembley’de alınan mağlubiyetin ardından eleştiri konusu olmuştu. Southgate aşırı ihtiyatçı ve sıkıcı olmakla suçlanmıştı. Ancak İngiliz menajerin kararlı yaklaşımı, bunun doğru bir düşünce olduğunu ve basına kulaklarını kapattığı mesajını veriyor. Kimin haklı çıktığını Euro 20’de alınan sonuçlar kanıtlayacak.
  •  Planı kusursuz hale getirecek tek nokta ise Jordan Henderson’un sakatlıktan nasıl döneceği. Eğer fit olursa, Southgate’in Hırvatistan maçında Rice’ın yanında kullanacağı isim ondan başkası olmaz.

 Polonya:

Harry Maguire’ın geç gelerek üç puanı etiren golü, İngiltere için Polonya engelinin de aşılması anlamına geldi ve maksimum puanla milli arayı tamamlattı.

Polonya, Three Lions’a Arnavutluk ve San Marino’dan çok daha çetin bir sınav sundu. Maguire’ın golü gelmeden önce 1 puana razı olan bir görüntü hakimdi.

İngiltere’nin etkileyici ilk yarısı, Helik’in Sterling’e yaptığı hareketin arından penaltı noktasının başına geçen Kane’in milli formayla 34. golünü atmasıyla taçlandı.

Aynı İngiltere, ikinci yarıya oldukça ortalama bir oyunla başladı ve dünyaca ünlü santraforu Lewandowski’den mahrum Polonya, bunun bedelini ödetti. Stones’un korkunç hatasından doğan pozisyonda Jakup Moder, Nick Pope’u mağlup ederek durumu eşitliyor ve İngiliz file bekçisine milli takımda kalesinde gördüğü ilk golü tattırıyordu.

Stones’un hatası İngiltere için pahalıya patlayabilirdi ki maçın son anlarında kendisini bir nebze affettirmeyi başardı. Foden’ın arka direğe kestiği kornerde mükemmel bir atletizmle topu içeri çeviren Stones, Maguire’ın düzgün vuruşunda asisti yapan isim olmuş oldu. Bu , Southgate’in ekibinin galibiyet yüzdesini kurtaran gol oldu ve maç bu skorla tamamlandı: 2-1.

Operatör

  • İngiltere’nin Polonya’ya karşı ortaya koyduğu oyun net şekilde iki bölüme ayrılıyor. Maçın ilk 45 dakikasında kontrolü elden bırakmayan İngiltere, çok net fırsatlar yakalayamasa da Polonya’ya umut veren tek şans dahi tanımadı.
  • Orta sahada tamamen hakimiyet kuran İngiltere’de Mount’un sol kanatta Sterling’le iyi bir iş çıkarması, gelecek adına oldukça umut verici.
  • Bütün bu durumları sağlayan merkezin kalbinde ise West Ham United forması giyen Declan Rice bulunmakta. Yıldız oyuncu orta sahada yalnızca gelişen atakları kesmiyor, kestiği toplarla takımını da hızlı hücuma çıkartarak muazzam katkı sağlıyor. 22 yaşındaki isim, günden güne oyunun her alanında büyümekte olan bir operatör gibi.
  • Rice, İngiltere’nin 13 Haziran’da oynayacağı Hırvatistan maçının planlarında kesinlikle kendisine yer bulacak. Bu maçta da Southgate için ne kadar önemli olduğunu kanıtlayan bir performans sundu.

Soru İşareti

  • Polonya’nın Robert Lewandowski’den mahrum şekilde maça başlaması ve yıldız ismin sakatlığının Polonya’nın hücum gücünden oldukça eksiltmesi, İngiltere için bir başka soru işaretini doğurmuş oldu; savunma hattının Euro öncesi ciddi bir teste tabii tutulamaması.
  • Uyarı işaretleri, Pope’dan pası alan Stones’un çaresiz kaldığı anlarda ise tekrardan kendisini hissettirdi. Topla buluşan Stones önce tereddüt etti ardından durarak topu kaptırdı ve Pope’un serisinin bozulmasını sağladı. Manchester City’de harika bir sezonu geride bırakacak olan Stones, bu maç ‘eski günlerdeki’ gibiydi ve takımın zayıf karnı oldu.
  • Southgate maçın ardından oyuncusu için, “Hatanın ardından geri kalan sürede kendisini toparlamayı başardı, galibiyet golünde de büyük faktör oynadı" diyerek moral verdi.

İngiltere için artık tek odak noktası 13 Haziran’daki Hırvatistan maçı. O maça kadar Romanya ve Avusturya ile yapılacak hazırlık maçlarının da tek amacı, form düzeyini yüksek tutarak turnuvaya giriş yapmak.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

This Is EnglandThis Is England

BÜLTEN SAYISI

İngiltere Fire Vermedi

Dünya Kupası Eleme Maçları, Luke Shaw Röportajı, Mount & Rice Dostluğu, Southgate'in Sosyal Medya Tasarrufu...

02 Nis 2021

https://www.goal.com/en/news/british-royal-family-which-football-clubs-do-the-queen/1gthimbbarryx1wljrnon8p7ie

YAZARLAR

Umut Öztürk

Premiercast.

This Is England

Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR