Hamas saldırısı: İsrail istihbaratının zaafı


Türkiye’nin en değerli finteki Param
Tüm finansal ürün ve hizmetleri iş ortakları için daha erişilebilir ve kullanışlı hâle getiren bütünleşik finans sağlayıcısı Param , yaptığı yatırımlarla hem Türkiye’de hem de küreselde büyümeye devam ediyor. Neden önemli?
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Hamas, Yom Kippur Savaşı’nın 50. yıldönümünde İsrail’in kontrolündeki bölgeye –tam teşekküllü bir askerî operasyon olarak da değerlendirilebilecek– ders niteliğinde bir saldırı düzenledi. Büyük ölçeğine rağmen tamamen öngörülemez olarak gerçekleşen bu saldırı, İsrail'in övündüğü istihbarat servisine de küçük düşürücü bir darbe indirdi.
İsrail istihbaratını hazırlıksız yakalayan operasyon, Gazze sınırındaki sensörleri ve iletişimi devre dışı bırakarak başladı. Reuters’ta yer alan habere göre, İsrail'in gözetleme kameraları keskin nişancılar tarafından hedef alınırken; Gazze'nin güneyindeki karargaha düzenlenen baskın ile İsrail Savunma Kuvvetleri'nin iletişimi bozularak diğer birliklerin uyarılması geciktirildi.
Hamas militanları; Gazze’yi çevreleyen ve kameralar, ısı sensörleri ve otomatik makineli tüfek mevzileriyle izlenen insansız bölgeyi 29 ayrı noktadan çoğunlukla sivil buldozerler kullanarak deldi. Düzinelerce araç ve sayıca bin civarında oldukları değerlendirilen bir milis gücü çitlerde açılan gediklerden İsrail kontrolündeki bölgeye akın etti. Bunları motorlu paraşütler kullanan muharip güçler ve deniz yoluyla motorlu tekne kullanarak gelen diğerleri takip etti.
Çifte hata
İsrail’in istihbarat zaafının iki aşamalı olduğu çok açık: hem istihbarat toplama, hem de bu istihbaratı değerlendirme ve yorumlamada yapılan hatalar Hamas’ın saldırısının başarıyla gerçekleşmesini mümkün kılabildi.
İsrail'in Gazze'deki tüm iletişimi takip ettiğini belirten uzmanlar; Hamas’ın bu operasyonun emniyeti için planlarını sır gibi sakladığını değerlendiriyor. Buna göre, planlar telefon ya da başka herhangi bir elektronik iletişim metodunu kullanma riskine girmeyen son derece dar bir üst yönetim kademesi tarafından biliniyor olmalıydı. Hamas milislerine görevden yalnızca birkaç saat önce haber verildiğini belirten uzmanlar, İsrail istihbaratına bilgi sızdırılmaması için operasyonla ilgili ayrıntı paylaşılmamış olduğunu değerlendiriyor.
Yine de böyle bir operasyonun planlamasının aylarca sürmüş olması gerektiği de kabul ediliyor. Bu da istihbarat zafiyetinin büyüklüğünü ortaya koyması açısından önemli. Gazze sınırındaki askerî yığınağın nasıl fark edilmediği, İsrail hükümetinin Mossad’a yönelik başlatacağını duyurduğu soruşturmanın konusu olacak.
Buldozerlerin şüphe çekmemek için sınıra yakın inşaat alanlarında konuşlandırıldığı ve dikenli tellere düzenlenen saldırıyı bölgede yerleşik olan milisler arasında sınıra yürüme mesafesinde oturanların gerçekleştirdiği de değerlendirmeler arasında. Hamas ayrıca daha az dikkat çekmesi için sivil kamyonetlerden faydalandı.
Askerî stratejistler; hassas sensörler ve uydu görüntüleri aracılığıyla sınırdaki büyük hareketliliklerin hızla tespit edilebilmesinin, orduların büyük taarruzlar düzenlemesini giderek zorlaştırdığını belirtiyor. Ukrayna’da da benzer bir durum yaşandığını ifade eden uzmanlar, bu nedenle büyük ölçekli zırhlı karşı saldırılar yerine küçük asker gruplarının yaya olarak gerçekleştirdiği daha küçük saldırıların tercih edildiğini vurguluyor.
Hamas’ın saldırısı bu nedenle muhtemelen dünyanın dört bir yanındaki silahlı kuvvetler tarafından da yakından incelenecektir.
Batı Şeria tercihi
İsrail’in istihbarat zaafının askerî yönü haricinde elbette bir siyasi yönü de var. Zira İsrailli güvenlik uzmanları, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun uzun zamandır İran ve Lübnan Hizbullahı'na odaklanmayı tercih ederek Gazze’de Hamas’ı ihmal ettiğinden şikayet ediyor.
Netanyahu'nun kurduğu aşırı sağcı hükümet; kaynaklarını Filistinli nüfusun çoğunlukta olduğu işgal altındaki Batı Şeria'da yaşayan İsrailli yerleşimcilerin güvenliğini sağlamaya ayırmaktan yanaydı.
Kaynaklara göre; İsrailli istihbarat yetkilileri ise Gazze ile İsrail arasında 10 Mayıs 2021'de başlayarak 11 gün süren çatışmalardan bu yana Hamas'ın yeni bir savaşı kışkırtmaktan caydırıldığını ve Hamas’ın Gazze sorumlusu Yahya es-Sinvar’ın kuşatma altındaki şeridin ekonomisini yeniden inşa etmeye odaklanmaya karar verdiğini varsayıyordu.
Sonuçlar
Hamas'ın baskını iki şeyi gösteriyor.
Bunlardan ilki, dünyanın en gelişmiş gözetleme teknolojilerinden bazılarına rağmen, eğer saldırgan gayretkeş ve savunmacı da kayıtsızsa, büyük ölçekli sızmaların hâlâ mümkün olduğu. Bu durum, Baltık ülkeleri ya da Güney Kore gibi uzun kara sınırları boyunca pervasız düşmanlarla karşılaşan ülkeler için de bir ders niteliği taşıyor.
Diğeri ise Hamas'ın tehlikeli bir "hibrit" aktör olmaya devam ettiği: ne eski moda bir terörist grup ne de konvansiyonel bir ordu, ancak Hizbullah gibi her ikisinin de unsurlarını harmanlayan son derece yetenekli bir silahlı güç.
1973’te yaşanan Yom Kippur Savaşı’ndaki başarısızlıkları; dönemin başbakanı Golda Meir'in kuyusunu kazmış ve istifasına yol açmıştı. Hamas saldırısının Netanyahu hükümetine çıkaracağı faturayı önümüzdeki süreçte göreceğiz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın. İşsizlik, Ağustos'ta da tek haneli seyretti. İsrail, Gazze Şeridi ile sınırı kontrol altına aldı. Fransa, Nijer’deki birliklerin ilk bölümünü ülkeden çekti. EURO 2032'nin ev sahipleri, Türkiye ve İtalya olarak açıklandı.
11 Eki 2023

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.



