Hamas silahsızlanma planını kabul etti: Gazze’de yeni yol haritası ne öngörüyor?

Hamas, 31 Temmuz’da Gazze’deki askerî varlığını aşamalı biçimde sona erdirmeyi öngören yeni yol haritasını kabul ettiğini açıkladı. Plan, ABD Başkanı Donald Trump’ın 2025 sonbaharında sunduğu 20 maddelik Gazze planının ikinci ve en tartışmalı aşamasını hayata geçirmeyi amaçlıyor.
Barış Kurulu tarafından hazırlanan 15 maddelik yol haritasına göre Hamas ve Gazze’deki diğer silahlı grupların ağır silahları, roketleri, üretim tesisleri, depoları ve tünelleri kayıt altına alınacak. Bu altyapı daha sonra kademeli ve denetime açık bir süreçle kullanılamaz hâle getirilecek ya da yeni Filistin yönetiminin kontrolündeki güvenli alanlarda muhafaza edilecek.
Bunun karşılığında İsrail ordusunun Gazze’den aşamalı olarak çekilmesi, askerî operasyonların durdurulması ve savaşta büyük ölçüde yıkılan bölgenin yeniden inşasına başlanması öngörüldü. Sürecin her aşaması, bir önceki aşamadaki yükümlülüklerin yerine getirildiğinin uluslararası bir komite tarafından doğrulanmasına bağlandı.
Ancak açıklama, Gazze’de savaşın sona erdiği anlamına gelmiyor. Hamas ağır silahlarını bırakmayı İsrail’in saldırıları durdurması ve askerlerini çekmesi şartına bağlarken İsrail, silahsızlanma tamamlanmadan geri çekilmeyeceğini söylüyor. Başka bir ifadeyle iki taraf da ilk büyük adımı diğerinin atmasını bekliyor.
Hamas tam olarak neyi kabul etti?
Yol haritasının en önemli maddesi, Gazze’de silah taşıma ve güvenlik gücü kullanma yetkisinin tek bir Filistinli otoritede toplanması. Belgede bu ilke “tek otorite, tek hukuk, tek silah” formülüyle ifade ediliyor.
Hamas’ın ve diğer Filistinli grupların elindeki ağır silahlar için önce bir envanter hazırlanacak. Roketler, füze sistemleri, patlayıcı üretim noktaları, silah depoları ve yeraltı tünelleri tespit edilecek. Bunların devre dışı bırakılması veya korumalı alanlarda muhafaza edilmesi, Gazze’nin yönetimini üstlenecek Filistin Ulusal Komitesi'nin sorumluluğunda olacak.
Hamas silahlarını İsrail’e teslim etmeyecek. Yol haritasında hiçbir silahın İsrail’e veya Filistinli olmayan başka bir tarafa devredilmeyeceği açıkça belirtiliyor. Sürecin sonunda Gazze’de yalnızca yeni Filistin yönetiminin silah bulundurmasına izin verilmesi hedefleniyor.
Polislerin taşıdığı kişisel silahlar ile askerî nitelik taşımayan güvenlik ekipmanları ayrı değerlendirilecek. Bunların kayıt altına alınarak yeni Filistin polis teşkilatına aktarılması planlandı. Mısır ve Ürdün’de eğitilen Filistinli polislerin de bu yapıya katılması öngörüldü.
Hamas’ın silahlı kanadının üyelerinin geleceği ise henüz tam olarak açıklanmadı. Savaşçılara af, yeniden entegrasyon, sivil görevlere geçiş veya Gazze dışına çıkış gibi seçeneklerin sunulup sunulmayacağı, hazırlanacak ayrıntılı uygulama takviminde belirlenecek.
Silahlar ne zaman bırakılacak?
Henüz kesin bir tarih yok. Tarafların yol haritasını kabul etmesinden sonraki 14 gün içinde ayrıntılı bir uygulama takvimi hazırlanması öngörüldü. Bu süre, süreci denetleyecek Uluslararası Doğrulama Komitesi'nin kararıyla uzatılabilecek.
Ağır silahların tasfiyesi tek seferde değil, “kademeli, sıralı ve belirli süreye bağlı” biçimde yürütülecek. Her aşamada Hamas’ın silahsızlanma adımlarının, İsrail’in geri çekilmesiyle eşzamanlı ilerlemesi planlandı.
- Planın uygulanmasındaki temel güçlük de burada. Hamas, silah bırakmadan önce İsrail saldırılarının durmasını ve ordunun geri çekilmeye başlamasını istiyor. İsrail ise Hamas’ın silahlarını gerçekten teslim ettiğini görmeden askerlerini çekmeye yanaşmıyor.
Yol haritası, bu karşılıklı güvensizliği aşmak için bağımsız bir doğrulama mekanizması kurmayı amaçlıyor. Ancak komitenin ihlalleri nasıl soruşturacağı, taraflardan biri yükümlülüklerini yerine getirmezse ne tür yaptırımlar uygulanacağı ve silahlarını gizleyen gruplara kimin müdahale edeceği henüz açıklanmadı.
İsrail ne zaman çekilecek?
İsrail ordusunun çekilmesi, Hamas’ın silahsızlanmasıyla bağlantılı ve aşamalı olacak. Planın eklerinden birinde İsrail hükümetinin yol haritasını onaylamasından sonraki 24 saat içinde kuvvetlerin üzerinde uzlaşılan hatta çekilmesi öngörüldü. Sonraki geri çekilmeler ise ağır silahların devre dışı bırakılması, tünellerin tasfiyesi ve yeni yönetimin Gazze’ye girmesi gibi adımların tamamlanmasına bağlandı.
İsrail, Hamas yükümlülüklerini yerine getirdiği sürece boşalttığı bölgelere yeniden dönmemeyi taahhüt edecek. Buna karşılık bir ihlal tespit edilmesi hâlinde sürecin durdurulması veya İsrail ordusunun yeniden müdahale etmesi ihtimali bulunuyor.
- İsrail hükümetinden planın bütünü hakkında henüz açık ve nihai bir onay gelmedi. İsrailli yetkililer, Hamas’ın silahlı yapısını gerçekten dağıtacağına dair ciddi kuşkular taşıdıklarını belirtiyor. Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ise planı kabul edilemez bulduğunu açıkladı.
AP’nin haberine göre İsrail’in resmî sessizliği sürerken bazı yetkililer planın mevcut biçimiyle İsrail’in güvenlik çıkarlarını karşılamadığını savundu.
Gazze’yi kim yönetecek?
Hamas, Gazze’deki sivil yönetimi bağımsız teknokratlardan oluşan Filistin Ulusal Komitesi'ne devretmeyi kabul etti. Komitenin sağlık, eğitim, belediye hizmetleri, altyapı, güvenlik koordinasyonu ve yeniden inşa çalışmalarını yürütmesi planlandı. Barış Kurulu ise uluslararası finansmanın koordinasyonundan, yeniden inşa kaynaklarının denetlenmesinden ve siyasi sürecin genel gözetiminden sorumlu olacak.
- Yeni yapının Hamas’a bağlı olmayacağı, ancak Filistin hukukuna göre çalışacağı belirtildi. Komitenin Gazze’ye ne zaman gireceği ve günlük yönetimi hangi koşullarda devralacağı, 14 günlük hazırlık döneminde netleştirilecek.
Hamas’ın savaştan önce istihdam ettiği on binlerce kamu çalışanı da anlaşmanın hassas başlıklarından biri. Plan sağlık, eğitim, belediye ve diğer kamu çalışanlarının yalnızca siyasi aidiyetleri nedeniyle haklarından mahrum bırakılamayacağını söylüyor. Buna karşılık güvenlik kurumlarında çalışanların kapsamlı bir incelemeden geçirilmesi bekleniyor.
İncelemeden geçemeyen polis ve güvenlik görevlilerine sivil görevler önerilebilecek. Bütün polis silahlarının ise yeni komitenin sorumluluğuna aktarılması planlandı.
Uluslararası İstikrar Gücü ne yapacak?
Plan, Gazze’ye geçici bir Uluslararası İstikrar Gücü konuşlandırılmasını öngörüyor. Bu gücün İsrail birlikleriyle Filistin yönetiminin kontrolündeki bölgeler arasında güvenlik hattı oluşturması, ateşkesi izlemesi, yeni Filistin polislerini eğitmesi ve insani yardımların güvenli biçimde dağıtılmasına destek vermesi planlandı.
İstikrar Gücü doğrudan Gazze halkına yönelik polislik görevi yürütmeyecek. Sokak güvenliği, suçla mücadele ve kamu düzeninden yeni Filistin polis teşkilatı sorumlu olacak. Uluslararası birliklerin temel görevi, tarafların birbirine yeniden saldırmasını önlemek ve geçiş dönemini korumak olacak.
İsrail’in daha önce “dost ülkelerden” yaklaşık 200 askerin ilk aşamada Gazze’ye girmesine onay verdiği bildirildi. Ancak gücün hangi ülkelerden oluşacağı, görev süresi, komuta yapısı ve silah kullanma yetkisi kesinleşmedi.
En büyük soru, Hamas içindeki bir grubun veya başka bir silahlı örgütün plana uymaması hâlinde kimin müdahale edeceği. Bölge ülkeleri, Filistinli gruplarla silahlı çatışmaya girebilecek bir uluslararası güce asker vermek konusunda uzun süredir isteksiz davranıyor.
Planın geçmişi nereye uzanıyor?
Bugünkü anlaşma, Eylül 2025’te Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik Gazze planının devamı. Trump’ın ilk planı savaşın sona erdirilmesini, rehinelerin serbest bırakılmasını, İsrail güçlerinin aşamalı olarak geri çekilmesini, Hamas’ın yönetimden uzaklaştırılmasını, uluslararası bir güvenlik gücünün kurulmasını ve Gazze’nin yeniden inşasını öngörüyordu. Süreci yönetecek Barış Kurulunun başkanlığını Trump’ın üstlenmesi planlanmıştı.
Planın ilk aşaması, Ekim 2025’te varılan ateşkes ve Şarm el-Şeyh Protokolü ile başladı. Ancak ateşkes, tarafların birbirini ihlalle suçladığı kırılgan bir düzene dönüştü. İsrail saldırıları devam etti; Hamas ve diğer Filistinli gruplar da İsrail askerlerine yönelik saldırılar düzenledi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Kasım 2025’te Trump’ın planını destekleyen 2803 sayılı kararı kabul etti. Bu karar Barış Kuruluna ve Uluslararası İstikrar Gücüne uluslararası dayanak sağladı. Çin ve Rusya çekimser kaldı. Ancak Hamas o dönemde silahsızlanmayı reddediyor, uluslararası yönetim altında kalıcı bir vesayet kurulmasından kaygı duyduğunu söylüyordu.
Takip eden aylarda müzakereler, Hamas’ın silahları ile İsrail’in Gazze’deki askerî varlığının hangi sırayla sona ereceği sorusunda tıkandı. Hamas silahlı direnişi Filistin devletine giden süreç tamamlanmadan bırakmak istemedi; İsrail ise Hamas tamamen tasfiye edilmeden çekilmeyeceğini belirtti.
31 Temmuz 2026’da açıklanan yol haritası, iki süreci birbirine bağlayarak bu düğümü çözmeye çalışıyor: Hamas her aşamada silahlarını devre dışı bırakırken İsrail de aynı ölçüde geri çekilecek.
Hamas neden şimdi kabul etti?
Hamas, müzakereleri “sorumlu ve olumlu” biçimde yürüttüğünü ve Filistinli gruplar arasında ulusal uzlaşı sağlandığını açıkladı. Kararın ardında birden fazla etken bulunuyor. Gazze’deki askerî ve sivil yapının ağır kayıplar vermesi, grubun bölgesel destek ağının zayıflaması, arabulucu ülkelerin baskısı ve iki milyondan fazla insanın yaşadığı insani felaket, Hamas üzerindeki maliyeti artırdı.
Anlaşma, 2025’teki ateşkesten dokuz ay sonra ve bölgesel dengelerin İran savaşı nedeniyle yeniden şekillendiği bir dönemde geldi. Hamas ağır silahlarını bırakmayı kabul ederken saldırıların durmasını ve İsrail ordusunun çekilmesini temel ön koşul olarak korudu.
Grubun karar alma yapısındaki değişim de etkili olmuş olabilir. Başmüzakereci Halil el-Hayye’nin liderlik mekanizmasında güç kazanması, Gazze’deki askerî kanatla dış siyasi yönetim arasındaki görüş ayrılıklarının daha hızlı çözülmesini sağladı.
Bununla birlikte Hamas’ın açıklaması, ideolojik olarak silahlı mücadeleden bütünüyle vazgeçtiği anlamına gelmiyor. Grup, silahsızlanmayı İsrail’in savaşı sona erdirmesi ve Filistinlilerin siyasi haklarını tanıyacak bir sürecin başlaması karşılığında kabul ediyor.
Gazze’de gerçekten ateşkes sağlandı mı?
Kağıt üzerinde Ekim 2025’ten beri bir ateşkes düzeni bulunuyor. Sahada ise saldırılar ve can kayıpları sürüyor.
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisinin 16 Temmuz tarihli raporuna göre 10 Ekim 2025’te ateşkesin duyurulmasından 15 Temmuz 2026’ya kadar Gazze’de en az 1.123 Filistinli öldürüldü, 3.616 kişi yaralandı. Gazze Sağlık Bakanlığı'nın sonraki verileri bu sayının Temmuz sonuna doğru daha da yükseldiğini gösterdi.
Trump’ın Hamas’ın silahsızlanmayı kabul ettiğini açıklamasından saatler sonra Gazze’de yeni İsrail saldırıları da düzenlendi. AP’nin sahadan aktardığına göre bu durum, Filistinliler arasında anlaşmanın gerçekten uygulanacağına dair güveni daha ilk günden zayıflattı.
Gazze’de bugün insani durum nasıl?
Gazze’de yaklaşık 2,1 milyon insan, temel hizmetlerin büyük ölçüde çöktüğü bir bölgede yaşamaya çalışıyor.
Birleşmiş Milletler'in 8 Temmuz tarihli verilerine göre Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de 73 binden fazla Filistinlinin öldüğü bildirildi. Bu rakam Gazze Sağlık Bakanlığı'na dayanıyor ve BM tarafından bağımsız biçimde tek tek doğrulanmış değil. Aynı dönemde 173 binden fazla yaralı kaydedildi.
Su, kanalizasyon, sağlık ve gıda sistemleri ağır hasar gördü. BM’nin Temmuz değerlendirmesinde incelenen hanelerin yüzde 84’ünün orta veya yüksek düzeyde su güvensizliği yaşadığı, büyük bölümünün insani yardım kuruluşlarının belirlediği asgari su miktarına ulaşamadığı belirtildi.
Yakıt ve motor yağı eksikliği su pompalarını, kanalizasyon sistemlerini ve hastaneleri etkiliyor. Hayvan yemi sıkıntısı tarımsal üretimi tehdit ederken, yardım kuruluşları güvenlik sorunları ve hareket kısıtlamaları nedeniyle dağıtımları sürdüremiyor.
Birleşmiş Milletler'e göre savaşın başından bu yana yaklaşık 60 milyon ton enkaz oluştu. Enkazın kaldırılması, patlamamış mühimmatın temizlenmesi ve ağır hasarlı kentlerin yeniden kurulması yıllar sürebilir.
Filistinliler plana nasıl bakıyor?
Gazze’deki ilk tepki temkinli bir umut ile derin bir güvensizlik arasında duruyor. Bazı Filistinliler Hamas’ın silah bırakmasını, İsrail ordusunun çekilmesi ve normal hayata dönülmesi için ödenmesi gereken kaçınılmaz bedel olarak görüyor. Bazıları ise Hamas silahsızlandıktan sonra İsrail’in anlaşmaya uymayacağından ve Gazze’nin savunmasız kalacağından korkuyor.
- Öte yandan tüm kuşkulara rağmen Gazzelilerin önceliği siyasi metinlerden çok saldırıların durması, evlerine dönebilmeleri, çocuklarına yiyecek bulabilmeleri ve yeniden yerinden edilmemek.
Hamas karşıtı Filistinliler için plan, grubun Gazze üzerindeki uzun yönetiminin sona ermesi anlamına gelebilir. Ancak yeni teknokrat yönetimin halk nezdinde ne kadar meşru olacağı, kim tarafından seçileceği ve Batı Şeria’daki Filistin Yönetimi ile nasıl ilişki kuracağı belirsizliğini koruyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Canlı Gündem
Anbean ekonomi, iş dünyası, teknoloji, politika ve kültür-sanat gündeminin en önemli maddeleri. Kısa, yalın, öz bir şekilde.

