Hario Mugen, V60’ın Tahtını Sallıyor mu?

Hario Mugen, V60’ın Tahtını Sallıyor mu?

Sansasyonel başlığıma bakarak kahve dünyasında çok büyük değişiklikler olabileceğini düşünebilirsiniz. Muhtemelen sektörde olmayacak ama benim açımdan önemli değişiklikler oldu. Hario Mugen, artık yaptığım çoğu demlemede ilk kullandığım dripper haline geldi. 

Peki, Mugen nereden çıktı? Ben neden satın aldım? Mugen’i bu sene pandemi sebebiyle Hario’nun online gerçekleştirdiği ürün tanıtımında gördüm. Aslında gözüme takılan sadece Mugen değildi, W60 daha çok merak ettiğim bir demleme aracıydı. Hemen aşağıda sarı yuvarlaklar içinde ikisini de görebilirsiniz.

W60 dikkatimi çekmişti çünkü hem bir V60 hem de aynı zamanda içindeki metal filtresiyle çift filtreleme imkanı sunan bir dripper’dı. Mugen’in dikkatimi çekme sebebi ise neredeyse tamamen düz olan yan duvarlarıydı. İkisinin de piyasaya çıkması tabii ki bir süre aldı, ardından inceleme videoları gelmeye başladı. O zaman fark ettim ki aslında W60 pek istenen kalitede bardaklar çıkarmıyor. Mugen ise tam tersine, kolaylığı ve sunduğu bardak kalitesiyle birçok kişi tarafından övülüyordu. Tabii ki merakım arttı ve Türkiye piyasasına gelmesini beklemeye başladım.

Mugen nereden çıktı sorusunu az çok cevaplamış oldum. Fakat, ben niye satın aldım sorusunun cevabına şimdi geçiyorum. Bu senenin başlarında Tricolate isimli bir dripper satın aldım. Bu dripper dümdüz yan duvarlar, tabanda birden çok delik ve üstünde basit bir su dağıtma aparatı sunuyor. Bunlar sayesinde, yüksek çözünme oranıyla birlikte, tatlı, gövdeli ve net tatlara sahip kahveler elde ediyorsunuz. Şu ana kadar bu araçla yaptığım kahvelerin %95’inden memnun kalmışımdır. 

Tricolate’le demleme

Peki, niye o zaman her gün, her demlemede bu aracı kullanmıyorum? Çünkü Tricolate’i temiz tutmak büyük dert. Her demleme sonunda, kahve yağlarını adeta Japon yapıştırıcısıyla yapıştırılmış gibi tutan yan duvarlarını bulaşık deterjanıyla yıkamanız gerekiyor. Aksi takdirde bir sonraki bardağınızda kartonumsu, rahatsız eden tatlar buluyorsunuz. E tabii bir süre sonra bu demle - yıka ritüeli pratik olmaktan çıkıyor. İşte Mugen’le ilgilenmemin temel sebebi, Tricolate ile elde ettiğim tat profilini filtre kullandığım bir araçla bulmaya çalışmaktı. 

Hario Mugen’in kesiti - Parçalı gibi gözükse de yan duvarları neredeyse dümdüz.

Peki, aradığım tat profiline Mugen’le erişebildim mi? Bu soruya cevabım evet, çoğunlukla Mugen’in tat profilini tercih ediyorum ama V60 kesinlikle hayatımdan çıkmıyor. Sebeplerini size örneklerle açıklayayım. Bu sayıda okuduğunuz kahvelerin hepsi hem Mugen hem de V60’la demlendi. Farklar ve tercihlerim şu şekilde: 

Incommon Etiyopya Shantawene: Çok toz partikül (fine) üreten bir kahve. Bu sebeple filtre tıkamaya çok müsait. Mugen’le genelde gövde olarak baskın ve tatları hep arkada bırakan, sıkıcı bardaklar elde ettim. V60’la ise kahvenin yasemin, şeftali gibi notaları öne çıktı ve gövde baskınlığı eridi. Tercihim daha çok V60’la demlemek oldu.

Incommon Ruanda Gakenke: Bu kahvede V60 daha asiditeye yönelik bir bardak vurgularken, Mugen kahvedeki yaban mersini ve çay tatlarını vurguluyordu. Biraz da üzerine gövde ekledi. Mugen’le tercih ettim.

Clean Cup Kolombiya Los Hermanos: Bu çekirdekte Mugen adeta şov yaptı diyebilirim. Hem kırmızı üzüm, ananas gibi tatlar daha netti, hem de daha tatlı bardaklar içtim. V60’la demlediğimde tatlar daha geride, ananasla birlikte asidite daha baskın ve tatlılık daha azdı. Bir V60 demlemesi sonrasında tüm kahveyi Mugen’le bitirdim. 

Gördüğünüz gibi bu üç kahvede V60’ı tercih ettiğim sadece Etiyopya oldu. Diğerlerinde Mugen’le daha keyif alarak içtim. Nasıl oluyor da Mugen bunu sağlıyor? Daha önce de yazdığım by-pass su konusuna dönelim.

Üstteki fotoğrafta gördüğünüz gibi iki dripper’ın yapıları birbirinden farklı. V60’ın duvarlarında kanallar varken, Mugen’in duvarları neredeyse dümdüz. Bu demlemeye nasıl yansıyor ona bakalım.

V60’la yaptığınız demlemelerde suyun büyük kısmı kahvenin içinden geçerken, bir kısmı da duvarlardaki kanalların arasındaki boşluklar sayesinde, kahveyle temasını minimumda tutarak bardağınıza herhangi bir kahve götürmeden geçip, gidiyor. İşte bu kahve yatağını by-pass yaparak geçen su. 

Mugen’de ise su, kaçacak bir yeri olmadığından, kahveye temas etmek zorunda kalarak aşağıdan çıkıyor. Haliyle bu demlemelerde çözünme oranı (extraction) daha yüksek gerçekleşiyor. 

Gerçek hayat denemelerimde gördüğüm üzere, aslında by-pass su her zaman kötü bir şey değil. Incommon’ın Etiyopya’sı Mugen’le keyifli bir içim vermiyordu, V60’la demleyince kahvenin sunduklarını daha iyi anlayabildim. Fakat, genel olarak dengeli bir tat profili diyebileceğim, tatlı, tatları öne çıkaran, asiditeyi az vurgulayan ve biraz da gövde ekleyen Mugen’i tercih etmeye başladım. 

“Mugen kime göre?” sorusuyla bu yazıyı bitirelim. Aşağıdakilerden herhangi biri size uyuyorsa Mugen’i deneyebilirsiniz.

1) Bahsettiğim dengeli tat profilini arıyorsunuz.

2) İnce boyunlu kettle’a sahip değilsiniz ve almak istemiyorsunuz (Dümdüz bir kettle ve Mugen’le 3 kere kahve demledim. Azıcık kettle’ı gezdirerek döktüğümde sonucunda çıkan kahveler iyiydi.) 

3) Demlemeye yeni başlıyorsunuz ve basit bir dripper’a ihtiyacınız var. Fiyatı da uygun olmalı (Plastik olanı Hario Türkiye sitesinde 99 TL. Kendileriyle herhangi bir bağım yok, en ucuz orada gördüm.)

Benim için kilit tercih noktası tat profili olsa da, sizler için diğer noktalar önemli olabilir. Mugen’le, V60’la, yazıyla ilgili sorularınız mı var? Bana Instagram’dan ulaşın, konuşalım. Keyifli demlemeler.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Bardağımda Ne Var?Bardağımda Ne Var?

BÜLTEN SAYISI

Hario Mugen: V60'ın Tahtı Sallantıda mı?

Mugen vs. V60, filtre ve espresso çekirdekleri, Chemex’in doğum günü

12 Eyl 2021

Hario Japonya

YAZARLAR

Bardağımda Ne Var?

İyi kahveye ulaşabilmeniz için ayda bir yayımladığım bir rehber. Denediğim kahveleri ve kahvenin yetiştirilmesinden tüketimine her adımıyla ilgili bilgileri bulacaksınız.

İLGİLİ OKUMALAR