Hayal Kırıklığını Nasıl Tecrübe Ediyoruz?

Hayal kırıklığı beklentilerimiz karşılanmadığında ortaya çıkan bir duygu olarak tanımlanıyor ve hem şimdiki zaman hem de gelecek ile ilgili olan olumlu duygularımızı yok eden bir deneyimin yarattığı üzüntü ile ilişkilendiriliyor. Özellikle beklentimizin yüksek olduğu alanlarda yaşadığımız hayal kırıklıklarının daha yoğun etkileri oluyor çünkü yanlış kararlar verdiğimizi ve arzuladığımız şeyleri elde edemeyeceğimizi kabullenmek bizi zorlayabiliyor. Hayal kırıklığı; öfke, üzüntü, utanç, suçluluk ve gerginlik gibi duyguları beraberinde getirebiliyor ve davranışlarımızda değişime yol açabiliyor.
Yaşadığımız bir hayal kırıklığının ardından kendimizi güçsüz hissedebiliyoruz ve olaydan olabildiğince hızlı bir şekilde uzaklaşmayı arzulayabiliyoruz. Bunun sonucunda içimize kapanıp herhangi bir aksiyon almaktan kaçınabildiğimiz gibi güçsüzlük hissimizi telafi etmek adına agresyon seviyemiz de artabiliyor. Çevremizdeki insanlara ve kendimize daha saldırgan ve acımasız yaklaşabiliyoruz. Aynı şekilde, daha dürtüsel davranışlar sergileyebiliyoruz. Örneğin, bir anda çevremizdeki insanlara bağırabiliyor ya da evden çekip gidebiliyoruz. Bunun yanı sıra kendimize eleştirel yaklaşmaya başlayabiliyor ve beklenti oluşturduğumuz için suçlu olduğumuzu, yaşadığımız olumsuz hisleri hak ettiğimizi düşünebiliyoruz. Suçluluk duygusu ise utanç ile el ele gidiyor ve birinin artması diğerinin de artmasına yol açıyor. Hayal kırıklıklarına verdiğimiz tepkiler genellikle sadece bir spesifik deneyime yönelik olmuyor. O zamana kadar yaşadığımız diğer hayal kırıklıklarını da anımsayarak sanki hepsine birlikte tepki veriyoruz. Bu durum hayal kırıklığının neden bu kadar yoğun bir duygu olduğunu açıklıyor çünkü hayal kırıklığı hiçbir zaman tek başına yaşanmıyor.
Hayal kırıklıkları bu deneyimi yaşadığımız alanlara göre üçe ayrılıyor:
Tercihler: Bu konuda yaşadığımız hayal kırıklıklarının içine gittiğimiz restoranı sevmemek gibi durumları dahil edebiliyoruz. Bu hayal kırıklıkları daha hafif etkiler yaratma potansiyeline sahip oldukları için onları telafi edebilmek de daha kolay olabiliyor. Tercihlerimizin önemi arttıkça yarattıkları hayal kırıklığı da artıyor. Örneğin, üniversite ya da meslek tercihinin sonucunda hayal kırıklığı yaşamak daha olumsuz etkiler yaratıyor.
Ego: Bu konudaki hayal kırıklıklarımız, kendimiz hakkında deneyimlediğimiz ve kendimize olan bakışımızı etkileyen durumları kapsıyor. Örneğin, bir sunumda kendimize dair beklentilerimizi karşılayadığımızda yaşadığımız hayal kırıklığı ego ile ilişkili oluyor.
Değerler: Bu konuda yaşadığımız hayal kırıklıklarının içine güvenimizi, hedeflerimizi ve saygımızı kaybetmek gibi deneyimler giriyor. Örneğin, partnerimizin bizi aldattığını öğrendiğimizde çok yoğun bir hayal kırıklığı yaşıyoruz. Bu hayal kırıklığı birçok duygu ve düşünceyi kapsıyor. Partnerimize duyduğumuz öfke, ona duyduğumuz güvenin yıkılması, gelecekte yaşayabileceklerimizin aniden yok oluşu, birisini kaybetmenin verdiği acı ve daha birçok deneyim bu yoğun hayal kırıklığının farklı dallarını oluşturuyor.
Bazılarımız hayal kırıklıklarını daha yoğun tecrübe ederken bazılarımız bu olaylarla daha rahat baş edebiliyoruz. Bu farklılıklar yetiştirilme tarzımızdan kaynaklanabiliyor. Hayal kırıklıklarını hayatın ve gelişim sürecinin bir parçası olarak gören ebeveynler, çocuklarının yaşadıkları hayal kırıklarını da normal karşılıyorlar. Bu sebeple onlara bu tarz durumlarla nasıl baş edeceklerini öğretebiliyorlar. Hayal kırıklıkları anlayışla karşılanan ve ebeveynlerinden destek gören çocuklar, zorlayıcı deneyimlerinin içinden gelişerek çıkabiliyorlar. Öte yandan, ebeveynin kendisi hayal kırıklıklarından korkuyorsa çocuğunu da bu deneyimlerden uzak tutmaya ve korumaya çalışabiliyor. İyi niyetli gibi görünen bu davranış, çocuğun hayal kırıklıklarından korkmasına ve ilerleyen hayatında hayal kırıklığı ile baş etmekte zorlanmasına yol açıyor.
Yetiştirilme tarzımızın yanı sıra geçmiş travmatik deneyimler de hayal kırıklığıyla nasıl bir ilişki kurduğumuzu etkiliyor. Geçmişte yaşadığımız büyük bir hayal kırıklığı, bizi psikolojik olarak çok olumsuz etkileyebiliyor ve bir hayal kırıklığı daha yaşayarak kendimizi benzer bir durumun içinde bulmaktan korkabiliyoruz. Bu durumda kendimize her hayal kırıklığının benzer etkileri olmayacağını hatırlatmamız gerekebiliyor.
Peki hiç hayal kırıklığı yaşamamış olmayı diler miydiniz? Ruh sağlığımızla ilgilenen uzmanlar, doğduğumuz günden beri yaşadığımız hayal kırıklıklarının kişiliğimizin oluşumunda büyük bir rol oynadığını ifade ediyorlar. Yaşamımızın ilk aylarında bakım verenlerimiz tüm ihtiyaçlarımızı karşıladıkları için onları mükemmel görme eğiliminde oluyoruz ancak zaman geçtikçe bakım verenlerimizin bizim tüm ihtiyaçlarımızı hiç sektirmeden karşılamaları mümkün olmuyor ve bu da hayal kırıklığı yaşamaya başlamamızla sonuçlanıyor. Bu hayal kırıklıkları, bakım verenlerimizden ayrışmamızı sağlayarak bireyselleşme sürecimizi olumlu etkiliyor. Bu sebeple hayal kırıklıklarının hiç olmaması ya da çok fazla olması yerine katlanılabilir düzeyde hayal kırıklıkları yaşamanın gelişim sürecinde sağlıklı olduğu söyleniyor. Bu noktada, hayal kırıklığına sebep olan durumun bizim için ne derece katlanılabilir bir deneyim olduğu psikolojik iyi oluş halimizi belirliyor. Katlanılabilir hayal kırıklıklarının olumlu etkileri bulunurken kaldırabileceğimizden büyük hayal kırıklıkları yaşamak psikolojik sağlığımızı olumsuz etkileyebiliyor.
Hayal kırıklığı, genellikle bir kaybın ardından ortaya çıkıyor. Bu kayıp bazen bir kişi, bazen bir deneyim, bazen bir düşünce, bazen bir hayal olabiliyor. Her zaman neyi kaybettiğimizi anlamak kolay olmuyor ancak bu kaybın ardından yas tuttukça ve kaybı kendi içimizde anlamlandırdıkça hayal kırıklığımız da hafiflemeye başlıyor. Hayal kırıklığı yaşadığımızı kabullenmek, iyileşmenin ilk adımını oluşturuyor. Bunu yapabilmek için ise istediğimiz o şeyi elde edemediğimizi ve artık elde edemeyeceğimizi idrak etmemiz gerekiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Hayata, ilişkilerimize, deneyimlerimize ve kendimize bakışımızı derinden değiştirme gücüne sahip bir duygu: hayal kırıklığı. Bu yazımızda hayal kırıklığını birçok farklı açıdan inceliyoruz.
27 Oca 2022

YAZARLAR

Yakın İlişkiler
İlişkilere bilimsel bir bakış açısı!
İLGİLİ OKUMALAR


