Görünmezlikten Seri Katilliğe: 'Fatma'

Özgür Önürme'nin yazıp yönettiği, Özer Feyzioğlu'nun da katıldığı Fatma, pek çok çevreden farklı tepkiler topladı. Ben de bugün sizlerle fazla spoiler vermeden dizinin konusunu, temasını ve Türk diziciliğiyle ilgili önemini konuşmak isterim. Başlayalım mı?
Konusu
Fatma, eşi Zafer hapse girdikten sonra otizmli oğluna bakmak için evlere temizliğe giden, yoksul bir kadındır. Süresi dolunca Zafer içeriden çıkmıştır ama ortadan kaybolmuştur. Fatma da her gittiği işte işverenlerinden kocası Zafer'in nerede olduğunu bulmasına ısrarla yardım etmelerini rica eder. Tam da içinde yaşadığı toplumun onun gibi bir kadından beklediği üzere uysal ve mahçup bir tavır içerisinde olan Fatma, çaldığı her kapıda ya görmezden gelinir, ya da ciddiye alınmaz. Ta ki bir gün, bu adamlardan biri onun bir çocukluk travmasını tetikleyene kadar.
Karanlık İstanbul'un önde gelen kodamanlarından birini öldürünce, Fatma'nın görünmezliğini bir başka mafya fark ediyor ve kadını kendine fedai yapmak istiyor. Fakat Fatma'nın o topta hiç gözü yok. O sadece kocası Zafer'i bulmak istiyor. Bir yandan da içinde artık bastıramadığı yılların dolmuşluğuyla, adeta bir John Wick gibi önüne gelen ve onu kızdıran herkesi öldürüyor. Yol boyunca da aslında Fatma'nın kendini gerçekleştirmesini izliyoruz.
Ta küçükken yaşadığı travmadan beri hep haksız olduğu ve susması tembihlenen bu kadın, artık toplumun normlarına uymayacağını beyan ediyor. Fatma'nın yolu belli ve kimse onu yönlendiremez.

Kaynak: Karar
Fatma'nın Teması ve Mesajı
Fatma'nın ana teması belirli bir gelir seviyesinin altındaki kadınların Türk toplumundaki görünmezliği üzerine kurulmuş. Evlere temizliğe giden, sürekli aynı kıyafetleri giyen, kimsenin dikkatini çekme lüksü olmayan bir kadın modeli üzerinden de bu tezini sürdürüyor. Bir Başkadır'dan sonra bizi tekrar toplumumuzla ilgili düşünmeye itiyor.
Bir diğer tema da gerçeklik. Tüm dizi bunun gerçek bir hikaye olabileceği fikriyle dans ediyor. Örneğin Fatma'nın temizliğe gittiği evlerden birinde yaşayan bir yazar Fatma'nın hikayesini yazıyor. Hatta ve hatta, yazdığı hikayeyi birçok yayın evi gerçekçi bulmadıkları için reddediyorlar. Halbuki böyle biri var. Dizi de bizlere sürekli bu fikri vermeye çalışıyor. Tabi bu noktada şöyle bir kafa karışıklığı yaratıyor: bu bir seri katil dizisi mi, yoksa toplum tarafından yaratılan bir canavarın hikayesi mi? Ya da ikisi birden mi?

Kaynak: CNN Türk
Tutarsızlıklar
Uyarı: Bu kısımdaki yerler spoiler içeriyor.
Kurgusal Boşluklar:
- Dizinin daha ilk bölümünde daha önce hiç silah kullanmamış biri olan Fatma'nın eline aldığı silahı rahatlıkla kullanması, bunun kullanımına dair hiç bir sorgulamada bulunmaması biraz inandırıcılıkla oynuyor.
- Dizi bölümler boyunca merak uyandırmayı başarmış ve ajitasyona çok kaymamışken, finaline koyulan uzun bakışmalar ve acıklı müzik ikilisi tonu ciddi derecede bozuyor.
- Dizinin en büyük çatışması olan Fatma ve kız kardeşi Emine'nin küçükken ahırda tecavüze uğramış olmalarını flashbackler aracılığıyla vermeye çalışsalar da, bana kalırsa çok erken belli ettiler. Bundan ötürü de izleyici olarak bizleri ekrana bağlayan merakımızı aslında çok çabuk kaybetmiş oldular.
Senaryosal Eksiklik: Bir şey gözüme çok çarptı ve bunu söylemeden geçemeyeceğim. Ne yazarlarda, ne de iki yönetmen arasında hiç kadın yok. Halbuki Fatma tamamıyla bir kadın hikayesini anlatıyor. Burada şu soruyu sormak gerekebilir: her kadın hikayesini bir kadın, her erkek hikayesini de bir erkek yönetecek diye bir kaide mi var? Aslında yok ama senelerdir film ve dizi sektörünün ürettiği içeriklerde kadının pasif rollerde oluşunu göz önünde bulundurduğumuzda, sektörün araştırmacıları bu kaidenin varlığını bizlere hatırlatıyor.

Kaynak: Haber Motto
Türk Diziciliği'ne Etkisi
Türk Netflix yapımlarını birçoğumuz merakla bekliyoruz. Bunun bir sebebi, alışılmış dizi formatının artık belirli bir seyirci kitlesine hiç hitap etmeyen, kendini tekrarlayan, hatta toplumun belirli bir kesimini de rahatsız eden bir seyir izliyor oluşu. Bu noktada da Netflix gibi birçoğumuzun sevdiği yapımları içeren bir platform bu formatı değiştirmede önemli bir rol oynuyor.
Bana kalırsa kendi ürettiğimiz yapımları, yabancı yapımlara göre daha ağır eleştiriyoruz. Bunun da sebebini daha iyisini yapabileceğimizi düşünmemize vurmak istiyorum. Elbette daha iyisinin henüz gelmemesinin sebepleri var ve bunu başka bir sayıda konuşabiliriz. Lakin şimdilik Fatma'nın başarılı bir yapım olduğunu ekleyeyim. Sebebi de, aslında çok daha klişe ve ajite bir hikaye yapabilecekken, bu öyküyü bir absürt-gerilim hikayesi olarak vermeyi seçmeleri. Bunun bana gösterdiği tablo, hikaye anlatıcılığımızın evriliyor olduğu ve yakında yüksek beklentilerimize yaklaşabilecek işler görebileceğimiz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Show Business
Yeni dijital eğlence sektörüne dair gelişmeler, analizler ve öneriler her çarşamba saat 13:00'da gelen kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR



