
Günlerden 30 Haziran. New York’ta yaşayan arkadaşlarım kıpkırmızı yüzlerinin, üstsüz gezdikleri apartmanlarının, şıp şıp terlemekten sırılsıklam olan tişörtlerinin resimlerini atıyor. ‘Aşırı sıcak,’ ve ‘eriyorum’ la başlayan mesajlar gönderiyor. Bu, dört gündür böyle devam ediyor. Klimalar tam gaz çalıştırılıyor, derin dondurucu kapaklarını açarak anlık rahatlamalar yaşanmaya çalışılıyor. Derken telefonlarına bir uyarı geliyor:
“Enerji tasarrufu yapın: Yoğun sıcaklar devam ederken New York City tüm ev ve işyerlerinin elektrik kesintilerini engellemek için derhal enerji kullanımlarını kısıtlamayı teşvik ediyor. Lütfen mikrodalga, çamaşır ve bulaşık makinası gibi enerji tüketimi fazla olan eşyaları kullanmaktan kaçının ve gereksiz yere klima kullanmayınız."
New York’ta sıcak hava dalgaları yeni bir olay olmasa da şehrin tarihinde ilk defa enerji tüketimini sınırlandırmak için bir uyarı mesajı yollandı. Bu durum da aslında New York’un ( ve doğrusu dünyanın) iklim krizinin neden olacağı ihtiyaçlar için gerekli altyapısının olmadığının bir kanıtı. Environmental Science & Technology’de yayınlanan bir makaleye göre elektrik kesintileri ve sıcak hava dalgaları çakıştığında insanların binalarda ve dışarıda aşırı sıcaklara maruz kalmaları tehlikeli boyutlara ulaşabilir.
Georgia Institute of Technology’nin City & Regional Planning departmanında akademisyen olan Brian Stone Jr.’ın New York Times’a verdiği bir röportaja göre bu durum iklime-dayalı olayların en tehlikesi olabilirmiş.
Aynı sorunları şu an Bodrum ve Çeşme gibi tatil beldelerinde de yaşıyoruz. Su ve elektrik kesintileri yaşanması şehirlerin bu kalabalığı ve tüketimi kaldırmak için gerekli altyapıya sahip olmadığının bir kanıtı. Ancak çözüm, tüketimi artırmanın yollarını bulmaktansa, nasıl sürdürülebilir şekilde hayatımızı devam ettirebileceğimizde. Kaynaklar sınırlıyken, daha çok tüketmek asla asla asla mantıklı değil. Bu yaz gölgelerinizi bulun, esen yerlerde kitap okuyun, enerji ve plastik tüketiminizi kısıtlayın, geri dönüştürün, buzdolaplarını açık bırakmayın, bireysel sorumluluklarınızı üstlenin ve bir yandan da devleti sorumlu tutun. Unutmayın, damlaya damlaya göl olur.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Yasmin Güleç
Anthony Bourdain'in #1 numaralı hayranı olmak dışında zamanımı genelde yazarak, yürüyerek, kahve içerek ve derin politik tartışmalara girerek harcıyorum.

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR




