İktidar-Sermaye İlişkisi: Partizan kaynak dağıtımı

İktidar, kendisine yakın sermaye sahiplerine milyarlarca lira kaynak dağıtarak kurduğu düzenin devamlılığını sağlıyor.
İktidar-Sermaye İlişkisi: Partizan kaynak dağıtımı

16 Haziran - Citroen - Spektrum
Citroën ile birlikte

Karavan konseptli yeni Citroën Jumper şimdi çok daha konforlu 100 yılı aşkın geçmişi ile otomotiv dünyasının en köklü markalarından olan Citroën , zahmetsizce karavana dönüştürülebilen Jumper modeliyle müşterilerine yeni bir konfor deneyimi sunuyor. Nedir? Üst düzey konforu, geniş iç hacmi ve yüksek yükleme kapasitesiyle dikkat çeken Citroën Jumper , kusursuz boyutları sayesinde kolaylıkla karavana dönüşerek karavan tutkunlarının dikkatini çekmeye hazırlanıyor. Neler var? Sınıfında fark yaratan konforu ve 17 m³’e varan yükleme kapasitesiyle rakiplerinden ayrılan Jumper , aynı zamanda mobil ofis ortamı yaratan aksesuar seçenekleri de sunuyor. 4 farklı uzunluk, 3 farklı dingil mesafesi ve 3 farklı yükseklikle Citroën Jumper, en uygun olan boyutun seçilmesine olanak tanıyor. Dahası: 96° veya 180° açılma açısıyla kolay bir yükleme sunan iki kanatlı bagaj kapıları akıllı bir bağlantı sistemi tarafından açıldığı açıda sabit tutuluyor. Yakıt tüketimi ve CO2 emisyon salım değerleriyle yüksek verimlilik seviyesi sunan yeni nesil motorlar güç aralıkları 120 HP ile 165 HP arasında değişen üç farklı motor seçeneğiyle tercih edilebiliyor. Her koşulda ev konforunda bir seyahat sağlayan Citroën Jumper ’ı daha yakından tanımak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Bu bölüme kadar, AK Parti hükümeti ve seçmen kitlesi arasındaki bağımlılık ilişkisinin güvencesizlik ve sosyal yardımlar etrafında şekillendiğini verileri ışığında ele aldım. Peki, hükümet ve sermaye arasındaki karşılıklı fayda ilişkisi hangi mekanizmalar üzerinden yaratılıyor?

Hükümet, başta Kamu İhale Yasası olmak üzere yaptığı yasal ve prosedürel düzenlemelerle kamu kaynaklarının sistematik olarak kendisine yakın sermaye gruplarına aktarıldığı bir partizan kaynak dağıtımı sistemi yarattı. Kamu ihaleleri, inşaat ve maden çıkarma izinleri, ucuz kredi ve vergi affı gibi uygulamalarla kamu kaynakları belirli sermaye gruplarına aktarılıyor.

Esra Çeviker Gürakar ve Tuba Bircan tarafından yayımlanan bir makalede, 2002-2014 yılları arasında yaklaşık 500 milyar dolar değerinde kamu ihalesi dağıtıldığı belirtiliyor. 2004-2011 yılları arasında ise, dağıtılan kamu ihalelerinin %40’ının AK Parti’ye yakın şirketlere verildiği, kalan %45’lik ihalenin ise bu şirketlere bağlı taşeron firmalara dağıtıldığı ifade ediliyor.

Öte yandan, 2002-2017 yılları arasında AK Parti hükümeti tarafından yapılan 62 milyar dolarlık özelleştirmenin de büyük kısmı yine hükümete yakın sermaye sahiplerine verildi. Bir diğer çarpıcı veri ise, 2004-2011 yılları arasında yapılan inşaat ihalelerinin %64’ünün – ki bu oran 100 milyon liraya tekabül ediyor – yine hükümete yakın şirketlere verildiğini gösteriyor. Bu dönemde, inşaat sektörü üzerinden yaratılan rant mekanizmasına ek olarak temel kamu hizmetleri arasında yer alan ve neoliberal politikalar sonucunda özelleştirilen elektrik ve doğal gaz dağıtım ihaleleri de bir başka rant kaynağı olarak kullanıldı. AK Parti döneminde yapılan 20 elektrik dağıtım ihalesinden 16’sı iktidara yakınlığıyla bilinen Kolin, Limak, Çalık, Kazancı ve Cengiz holdinge dağıtıldı. AK Parti döneminde yaratılan rant mekanizmasının en büyük kaynağını, kamuya ait arsaların TOKİ tarafından özelleştirilerek ihale yoluyla yandaş inşaat şirketlerine aktarılması oluşturuyor. 2003-2022 yılları arasında 980 binden fazla konut üreten TOKİ’nin, ihalelerinin %60’ı iktidara yakın şirketlere verildi.

İktidar, kendisine yakın sermaye sahiplerine dağıtılan milyarlarca lira kaynak karşılığında bu şirketlerden nasıl bir fayda sağlıyor? Berk Esen ve Şebnem Gümüşçü tarafından yayımlanan makalede dört önemli noktaya dikkat çekiliyor:

Bunlar AK Parti kampanyalarına verilen maddi destekler, iktidara yakın medyanın güçlendirilmesi, yine hükümete bağlı ve yakın vakıflara maddi destek verilmesi, alt sınıfların istihdam edilmesi ve yardım kampanyaları düzenlemesi. Bu yolla, AK Parti hükümeti hem otoriter politikaları için finansal destek ve medya gücü elde ederken hem de sosyal yardımları devam ettirerek seçmen kitlesini konsolide etmeyi başarabiliyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

İktidara bağımlılık: Yoksula yardım, sermayeye rant

Hükümetin sosyal yardımlarla kendisine bağımlı bir seçmen kitlesi yarattığı, otoriter politikaların temelinde kurulan rant rejiminin olduğu tezini ele alıyoruz.

16 Haz 2022

Citroën ile birlikte
DHA

YAZARLAR

Abdullah Esin

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Dış politika, diplomasi ve politik ekonomi alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak