İmamoğlu Çağlayan’da: İBB Başkanı ikinci ifadesinde neler söyledi?

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İBB'ye yönelik "yolsuzluk" ve terör" soruşturması kapsamında gözaltına alınan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 91 kişi Çağlayan Adliyesi'ne olağanüstü güvenlik önlemleriyle getirildi. İmamoğlu ve beraberindeki isimlerin ifade işlemleri için 34 savcı görevlendirildi.
- Adliyeye sevk edilenler arasında Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık, İBB Genel Sekreteri Mahir Polat, İmamoğlu'nun danışmanı Murat Ongun, İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce ve Reform Enstitüsü Başkanı Mehmet Ali Çalışkan da bulunuyor.
İmamoğlu'nun Çağlayan Adliyesi'ne sevk edilmesine saatler kala polis, Çağlayan Meydanı'nı ablukaya aldı. Valilik kararıyla Çağlayan’a giden yolların hepsi kapatılırken yaklaşık 50 TOMA'nın yer aldığı meydanda çevik kuvvet de kalkanlarıyla alanda yerini aldı.
İstanbul Barosu avukatları ve binlerce vatandaş, Çağlayan Adliyesi’nin önünde Ekrem İmamoğlu’na destek amaçlı toplanırken polis, avukatlara biber gazıyla müdahalede bulundu. İstanbul Adliyesi çevresindeki olağanüstü önlemlerle ilgili açıklama yapan İstanbul Barosu açıklamasında şunları söyledi:
"İstanbul Barosu yönetimi olarak bu olağanüstü şartlar altında, kentimizin seçilmiş Belediye Başkanı da dahil gözaltındaki tüm yurttaşlar için saat 19.00'da adliyede olacağız."
İmamoğlu'nun sosyal medya hesabından paylaşılan mesajda ise şu ifadeler kullanıldı:
"Milletimize çağrımdır, ne olursa olsun yarınki sandıklara sahip çıkın. Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanlığı Adaylığı Ön Seçim sandıklarının yanında dayanışma sandıkları da olacak. Burada herkes oy kullanabilecek. Unutmayın; sizlerden ve demokratik hakkınız olan oylarınızdan çok korkuyorlar.
Not: Çocuklar sandıklara çizdikleri resimleri, şiirlerini güzel sözlerini atabilirler."
Ekrem İmamoğlu’nun ikinci ifadesi: ‘Uydurma, kumpas içerikli ve yalan ifadeler’
İmamoğlu, 22 Mart’ta "PKK/KCK terör örgütüne yardım" soruşturması kapsamında Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü (TEM) polislerine ifade verdi. İmamoğlu'nun ifadesi yaklaşık beş saat sürdü. Soruşturmanın “ahlak dışı ve kasıtlı” olduğunu söyleyen İmamoğlu, DEM Parti ile yürütüldüğü iddia edilen "pazarlık süreci", Reform Vakfı’na dair iddialar ve MASAK raporları hakkında da ifade verdi.
- İmamoğlu, “Gizli tanık uygulamasını da beyanlarını da kabul etmiyorum. Uydurma, kumpas içerikli ve yalan ifadelerdir” dedi.
Bir adım geriden: İmamoğlu, 21 Mart Cuma günü "yolsuzluk soruşturması" kapsamında 121 sayfalık ifade vermiş, hakkındaki tüm suçlamaları reddetmişti. İfade tutanağının imzasız hâli basına sızdırıldıktan sonra İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan, "Bu soruşturma, adil yargılanma hakkının ihlalidir" demişti.
‘Ahlaksız ve kasıtlı sorular’
İmamoğlu ifadesinde kendisine yöneltilen "Bugüne kadar hiç pasaport aldınız mı? Yurt dışına legal veya illegal yollardan çıktınız mı?" sorusunu "Pasaportum vardır. Yurt dışına defalarca legal çıkışlarım vardır. 'İllegal yollardan çıktınız mı' sorusunun, 16 milyon İstanbullunun belediye başkanına sorulmasını en üst seviyede ahlaksızlık ve kasıtlı olduğunu düşünüyorum" şeklinde yanıtlayarak tepki gösterdi.
İmamoğlu’na “Terör örgütleri içerisinde aktif olarak faaliyet gösteren akrabanız veya yakınınız var mı?” diye de soruldu. İmamoğlu bu soruya şu cevabı verdi:
“Türkiye Cumhuriyet Devleti ve milleti âşığı bir kişiyim. Öyle bir ailede doğdum, büyüdüm. Ben hiç kimseyle vatan sevgisi konusunda yarışmam. Çünkü her vatandaşı vatansever olarak kabul ederim. Ama bana göre milletini, vatanını ve bayrağını benden çok seven yoktur. Bu sorunun da yukarıdaki soru gibi ahlaksız ve kasıtlı olduğunu düşünüyorum.”
‘Terör örgütü tarafından ölüm tehdidi aldım’
İmamoğlu ifadesinde, terör suçlarından adli/idari işlem kaydı bulunan 138 kişi tarafından aranmasına ilişkin soruyla terör örgütü tarafından ölüm tehditleri aldığını ifade ederek cevap verdi:
“Bu kadar önemli bir siyasi kişiliği bu kadar sayıda terör örgütü üyesi aradıysa çok kereler bir kısım terör örgütlerinden ölüm tehdidi almış bir kişi olarak, beni uyarmamalarını, beklemelerini ve bu soruşturma kapsamında dile getirmelerini kasıtlı, hatta bir pusu stratejisi olarak görmekte ve bu beyan üzerinden ilgili kurum ve kuruluşlar kimler ise haklarında suç duyurusunda bulunacağımı da beyan etmek isterim. Her vatandaşı koruma görevi devleti aittir."
'Kent uzlaşısı DEM Parti’nin söylemi, başka bir partinin yaptığı tarif beni bağlamaz'
İmamoğlu, savcılık tarafından yöneltilen "kent uzlaşısı" kavramına ilişkin soruya, bu terimin kendisine ait olmadığını belirterek, “Ben 2019’dan bu yana İstanbul İttifakı ve Türkiye İttifakı ifadelerini kullandım. Kent uzlaşısı, DEM Parti’nin söylemidir. Başka bir partinin yaptığı tarif beni bağlamaz” cevabını verdi.
İmamoğlu, DEM Partili eski yönetici ve Diyarbakır milletvekili adayı olan Azad Barış’la yüz yüze geldiğini söyledi. Ancak bu görüşmelerin büyük bölümünün çeşitli analiz toplantılarında, DEM milletvekilleri ve düşünce kuruluşlarıyla birlikte yapıldığını söyledi:
“Azad Barış isimli kişiyi tanıyorum. Onunla irtibat kurduğum yaklaşık yedi yıl içerisinde sohbet ya da toplantıların hemen hemen tamamında DEM Partili bir kısım milletvekillerinin de olduğu buluşmalar yaptım. Azad Bey bu toplantıların tümünde tam eğitimini bilmemekle beraber sosyolog, siyaset bilimci ve toplumsal, siyasi araştırmalar yapan bir kurum üzerinden değerlendirmeler yapmak ve siyasi açılımlarını paylaşmak adına DEM Partili milletvekilleri ile gelerek bizim de masamızda bulunan bazı arkadaşlarımızla birlikte siyasi değerlendirmelerini dinlediğimiz muhtelif toplantılar yaptık. Bu toplantıların çerçevesi ağırlıklı tarihlerde de belirtildiği gibi yerel seçim süreçleri ile ilgilidir."
Özgür Özel: ‘Bu gece her yerde olabiliriz, çok çok kötülük olursa Taksim’
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun adliyeye sevk edilmesiyle eşzamanlı olarak yaptığı açıklamada, "Bu gece her yerde olabiliriz. Önce Saraçhane'de buluşuyoruz. Gecenin seyrine göre, Çağlayan ise Çağlayan, Vatan ise Vatan... Vatan'dan sevk olursa Çağlayan. Olmadıysa Vatan. Çok çok kötülük olursa Taksim. Belki bir başka yer. Bugün biz can yakmadan, polisimize dokunmadan, hiçbir ananın evladına saçının teline dokunmadan, ama yılmadan, durmadan, 81 ilde sokaklardayız" dedi.
Özel, “Pazartesi günü öğrenciler vizelerine gitsin, işçiler işbaşı yapsın, kamu hizmetleri uygulansın, hastalar tedavi olsun, eczacılar ilaç versin, veterinerler aşı yapsın istiyorum. Normal bir Türkiye'ye uyanmak istiyoruz. Anormal Türkiye'de kapalı mekanları tükettik” diye ekledi.
Bir adım geriden: 22 Mart sabahı Saraçhane'de yaptığı basın toplantısında İmamoğlu'na yönelik iddialara yanıt veren Özel, iktidar yanlısı medyaya "penguen medyası" göndermesi yaparak tarafsız yayın yapma çağrısında bulundu. Özel, "Gezi’de penguen verip de ertesi gün nedamet getirenlere söylüyorum. Polisin 220 bin dediği, gözün 500 bini gördüğü, drone'un 1 milyon çektiği bir gece mitingini görmeyenlere söylüyorum. Sizi izleyenlerin yüzde 70'i bize oy veriyor. Tüketimden gelen gücünüzü diğer firmalarınızın ürünlerini tüketirsem, reklamlarınızı izletirsem namerdim. Ya tarafsız olun ya bundan sonra karşı tarafınızdayız” dedi.
Özel, İBB soruşturmasında “naylon fatura” iddiasıyla gözaltına alınan ama şubeden serbest bırakılan Serdar Haydanlı'yı ifşa ederek merkez medyanın haberleri nasıl tek tek sildiğini anlattı. Gözaltına alınıp şubeden serbest bırakılan Serdar Haydanlı’nın, gözaltına alındığı anda Cumhurbaşkanı’nın koruma müdürü Ali Erdoğan’ı aradığını açıklayan Özel şunları söyledi:
"Serdar Haydanlı, İBB’nin de AK Parti döneminde iş verdiği bir firmanın yöneticisi. 2015’ten beri bu işin içinde. Ama ne hikmetse, sabah saat 06.00’da evi basılıp alınıyor, sonra da serbest bırakılıyor. A Haber, TRT, diğer yandaş kanallar… Hepsi bu haberi sildi. Algı operasyonlarını yapan kişi dedikleri adam serbest bırakıldı ama bunu kimse haber yapmıyor.”
Eylem yasakları uzatıldı
Bu sırada İstanbul Valiliği, yeni bir açıklama yaparak "İlimiz ilçelerinden veya çevre illerden ilimiz güzergâhını kullanarak bireysel ya da toplu şekilde kanuna aykırı eylemlere katılması muhtemel şahıs, grup ve araçların ilimize girişlerine ya da ilimizden çıkışlarına izin verilemeyecektir" dedi.
- Daha önce 23 Mart'a kadar her türlü gösteri ve yürüyüşün yasaklandığını duyuran Valilik, son açıklamasında kapalı ve açık yer toplantıları ile gösteri yürüyüşleri, çadır kurma, stand açma, oturma eylemi, imza kampanyası, anma töreni ve benzeri türdeki eylem ve etkinlikler ile el ilanı dağıtımı, pankart/afiş asılmasına yönelik yasağın 26 Mart saat 23.59'a kadar uzatıldığını duyurdu.
Valilik kapsamı genişleyen yasakların gerekçesini "konusu suç teşkil eden eylemlerin önlenmesi, milli güvenliğin sağlanması, temel hak ve özgürlükler ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması, kamu düzeni ve güvenliği ile genel asayişin tesis edilmesi" olarak açıkladı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Melisa Gülbaş
Aposto editörü

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.



