İnter(?)net: ABD’de ağ temizliği

İnternet’in gelecekteki potansiyelini gören devletlerin kontrolü ele almak için yaptığı çalışmalar, internetin geleceğini tartışmaya açıyor.
İnter(?)net: ABD’de ağ temizliği

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İnternet’in, üzerinde yayılan bilgilerin ve dijital verilerin toplumlar üzerinde ne denli etkili olmaya başladığını ve gelecekteki potansiyelini gören devletler, kontrolü ele almak için çalışmalarını hızlandırıyor. Bunun son örneği, bugüne kadar ifade özgürlüğü bakış açısıyla herkese açık, birleştirici ve küresel bir İnternet’i savunmuş olan Amerika Birleşik Devletleri:

  • Temiz ağ programı: ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Trump yönetiminin “Temiz Ağ” programını açıklarken “temiz bir internet” istediğini belirtti. Pompeo’ya göre Temiz Ağ Programı, “Trump yönetiminin ABD vatandaşlarının mahremiyetini ve ABD şirketlerinin hassas bilgilerini ‘Çin Komünist Partisi gibi kötücül tarafların’ agresif ihlallerine karşı koruma konusundaki kapsayıcı yaklaşımını” ifade ediyor. Bu kapsamda beş ana hedef belirlendiğini ifade eden Pompeo, bunları şöyle sıralıyor:
     
  • Temiz Operatörler başlığı altında, "güvenilmez" olarak tanımlanan Çin Halk Cumhuriyeti operatör şirketlerinin ABD iletişim altyapısı ve ağlarıyla bağlantı kurmalarını engellemek hedefleniyor. Pompeo, bu şirketlerin ulusal güvenlik tehdidi olarak görüldüğünü ve ABD için iletişim hizmeti vermemeleri gerektiğini belirtiyor.
     
  • Temiz Uygulama Mağazaları başlığı altında "güvenilmeyen" uygulamaların ABD mobil uygulama mağazalarından kaldırılmaları hedefleniyor ve Çin menşeli uygulamaların ABD'deki kullanıcıların mahremiyetini ihlal ettikleri, virüs yaydıkları ve yalan haber ürettikleri iddia ediliyor.
     
  • Temiz Uygulamalar başlığı altında Çin merkezli telefon üreticilerinin "güvenilir" uygulamaları telefonlara yüklü şekilde sunmalarını veya yüklenmesine izin vermelerini engellemek hedefleniyor. Yapılan açıklamada Huawei şirketi açıkça hedef alınıyor, bu şirketin Çin’in istihbarat toplama aracı olarak hareket ettiği iddia ediliyor ve “güvenilir şirketlerin uygulamalarını ‘insan haklarını ihlal eden' bu şirketin uygulama mağazasından çekmeleri gerektiği” belirtiliyor.
     
  • Temiz Bulut başlığı altında ABD vatandaşlarının hassas kişisel bilgilerinin ve ABD merkezli şirketlerin fikri haklarını elinde bulundurduğu Covid-19 aşısı gibi kritik çalışmaların, “Alibaba, Baidu, Tencent gibi şirketler aracılığıyla yabancı düşmanların erişimine açık” bulut sistemlerde tutulmasının ve işlenmesinin engellenmesi hedefleniyor.
     
  • Temiz Kablolar başlığı altında ABD’yi küresel internete bağlayan deniz altına döşenmiş kabloların Çin tarafından istihbarat amaçlı kullanılmaması hedefleniyor ve müttefiklerin de deniz altındaki kablolara erişim konusunda gerekli tedbirleri almaları için çalışılacağı belirtiliyor.
     
  • Temiz'in geleceği: Pompeo’nun konuşmasının tümünde “temiz” sözcüğü genel olarak Çin etkisinden arındırılmış manasına gelse de temizlik kavramının anlamının iki ülkenin şu anki politik ilişkilerine göre belirleniyor olması gelecekte “temiz” kelimesinin başka ülke ve şirketleri de içerecek şekilde dönüşebileceğini gösteriyor. Cambridge Analytica vakası ve Rusya’nın seçimlere müdahalesi iddialarıyla sarsılan ABD dijital siyaseti şimdi de Çin’e karşı bir cephe açmış görünüyor.
     
  • Bunun gibi plan ve yaklaşımlar, küreselleşmiş dünyada belli ülke vatandaşlarının yalnızca belirli “temiz, güvenli” hizmet ve sitelere erişebiliyor hâle gelmesinin temellerini atabilir. Bu da küresel İnternet’in parçalanması anlamına geliyor. Zira İnternet’i küresel olmaya zorlayan hiçbir teknik zorunluluk bulunmuyor. Bunun en bilinen kanıtı ise Çin.
     
  • Çin Dijital Seddi: Çin vatandaşlarının eriştiği “İnternet”, belli güvenlik duvarı teknolojileri ve yasalarla dünyanın geri kalanından ayrılmış durumda. Bu sebeple Google arama hizmetlerine ve Facebook gibi sitelere Çin’den erişim sağlanamazken, yabancı şirketlerin kendi sitelerini Çin’den erişime açabilmeleri için Çin otoritelerinden lisans almaları gerekiyor. Lisans alabilmenin ise Çin otoritelerine kullanıcı bilgilerine erişim vermek, Çin otoritelerinin sakıncalı gördüğü içerik ve uygulamaları kaldırmak gibi şartları bulunuyor.
     
  • İnternetin geleceği: ABD’nin hamlesi henüz bu seviyede değerlendirilemeyecek olsa da diğer ülkelerin de bu yaklaşımı benimsemesi bildiğimiz anlamdaki İnternet’in parçalanması ve farklı parçaların birbirine erişememesi anlamına gelebilir. Tabii bir ülkenin bu gibi bir kısıtlayıcı yaklaşımı benimseyebilmesi için dijital altyapılar hususunda dışa bağımlılığının ABD ve Çin kadar az olması, kendi "güvenilir" şirketlerinin varlığını gerekecektir.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

Muharrem İnce, Lübnan, internetin geleceği

Bu haftaki bültenimizde Bin Günde Memleket Hareketi'ni başlatan Muharrem İnce'yi, Lübnan'daki güncel durumu ve internetin geleceğini ele alıyoruz.

13 Ağu 2020

Muharrem İnce, Lübnan, internetin geleceği

YAZARLAR

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak