İntiharın Habercisi Zamanlı Ölüm

Yazı: Ülkü Nur Tecer
İntiharın Habercisi Zamanlı Ölüm

Yazı: Ülkü Nur Tecer

“İçime bir kuşku düştüğünde, sana danışıyorum. Verdiğin yanıtlar onların verebileceklerinden çok daha doyurucu geliyor bana. Nerede olursam olayım, hep yanımdasın. Yok olup giden onlar. Sense varlığını en çok hissettirensin. İstediğim zaman benimle konuşan bir kitapsın. Ölümün yazdı yaşamını.”

Edouard Levé, Fransız fotoğraf sanatçısı ve yazar. "Otoportre" adlı eserinde hiçbir gizlisi olmadan tüm benliğini okuruna açıyor. Onu "İntihar" eserini yazmaya iten yolun nasıl oluştuğuna dair ipuçları da yer alıyor kitapta. "İntihar" eserinde, yaşamayı reddeden kahramanının gerçekçi bir portresini sunuyor. Arkadaşının intiharını tüm ayrıntılarıyla anlatıyor. Bir mektup gibi yazmıştır "İntihar" kitabını. Ne arkadaşının adı var ne de kendisinin. Ama öyle iyi tanıyor ki arkadaşını… Arkadaşının kırgınlıklarını, pişmanlıklarını, sevinçlerini ve daha birçok şeyi anlatıyor. Sanki kendisini anlatıyor, sanki bahsettiği kendisi oluveriyor bir anda. Yazar, arkadaşına seslenir gibi ele almış konuyu ama Levé ’nin bu kitabı yazdıktan ve yayıncıya teslim ettikten sonra yaşamına son verdiği göz önüne alınırsa aslında daha çok kendisine sorular sorduğunu, kendi yaşamını, acısını ve pişmanlıklarını irdelediğini düşünüyorsunuz okurken.

Sartre intiharı şöyle tanımlar: “İntihar bir kaçış değil, reddediştir.” Yani intihar, varlığının ve varoluşunun farkına varmış olmaktır. Bu durumda intihar, dünyada olmanın bir başka yoludur. Levé ’nin düşündüğü intihar da kendi farkına varmış insanın varoluşunun iğrençliğiyle karşı karşıya olduğudur. Ne dersiniz, gerçekten de ölümümüz mü yazıyor yoksa yaşamımızı?


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR