İran-ABD hattında kırılgan mola: Karşılıklı saldırılar durdu mu?

İran, ABD’nin 13 gece süren hava saldırılarını durdurmasının ardından, Washington yeniden vurmadığı sürece kendi misilleme operasyonlarını askıya alacağını açıkladı; ancak Tahran’da bu “geçici mola” kalıcı barış hamlesi değil, temkinli bir taktik manevra olarak görülüyor ve ordu olası yeni tırmanmaya karşı teyakkuzda tutuluyor.
İran-ABD hattında kırılgan mola: Karşılıklı saldırılar durdu mu?

İran ile ABD, neredeyse iki haftayı bulan karşılıklı saldırılardan Cumartesi gününden beri ikinci gecede de birbirlerine yeni bir darbe indirmedi. Tahran, Washington hava saldırılarına ara verdiği sürece kendi misilleme operasyonlarını durduracağını ilan ederken Reuters haber ajansına konuşan üst düzey bir İranlı kaynak bu kararın doğrudan ABD yönetimine iletildiğini ve Tahran’ın temel çizgisinin “saldırıya saldırıyla karşılık verme” ilkesine dayandığını söyledi ve ekledi:

"Saldırıların durdurulması konusunda iyimserlikten ziyade şüphe hakim. Genel kanı, bu duraklamanın samimi olmaktan çok taktiksel nitelikte olduğu yönünde."

Son durum ne?

Associated Press imzalı habere göre Pentagon, Cumartesi günü başlayan bu “duraklama”yı kamuoyuna ayrıntılı biçimde gerekçelendirmezken Beyaz Saray yetkilileri ABD Başkanı Donald Trump’ın diplomasiye “biraz alan açmak” istediğini, ancak tüm askerî seçenekleri masada tuttuğunu vurguladı.

Tahran cephesi, aynı gece İran devlet televizyonu ve Farsça basına yansıyan açıklamalarda, ABD saldırmadığı sürece “bölgedeki misilleme operasyonlarını geçici olarak askıya aldığını” duyurdu. İran ordusu sözcüsü, bu kararın özellikle ABD’nin Körfez’de ve Ürdün ile Bahreyn gibi ülkelerdeki üslerine karşı düzenlenen son İHA ve füze saldırılarının ardından alındığını belirtti.

Reuters’a konuşan üst düzey İranlı bir yetkili, mesajın “doğrudan Washington’a iletildiğini” ve Tahran’ın, “ABD hava saldırılarına yeniden başlarsa karşılığının da geleceği” uyarısını net biçimde eklediğini aktardı. 

  • Aynı kaynak, İran yönetiminde bu hamlenin kalıcı bir barış adımı değil, taktiksel bir manevra olarak görüldüğünü; sahadaki kuvvetlerin yeni bir tırmanmaya karşı tam teyakkuzda tutulduğunu söyledi.

Bölgedeki arabulucular, özellikle Umman üzerinden yürüyen kanallar, bu karşılıklı duraklamayı “de‑eskalasyon için olumlu ama kırılgan bir sinyal” olarak niteliyor. NPR’a konuşan bölgesel bir yetkili, Washington ile Tahran’ın, Haziran'da imzalanan ve 60 günlük bir “ara anlaşma” öngören çerçeveye geri döndürülmesi için yoğun mesai yürütüldüğünü, ancak nükleer program gibi en zor başlıkların şimdilik masanın kenarına itildiğini belirtti.

İki haftalık tırmanma: Bu noktaya nasıl gelindi?

Bugünkü kırılgan sessizlik, iki haftaya yayılan ve aslında Haziran'daki geçici ateşkesi fiilen rafa kaldıran bir tırmanmanın ardından geldi.

  • Haziran ortasında ABD ile İran, Umman’ın arabuluculuğunda, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmasını ve 60 gün içinde daha kapsamlı bir barış anlaşması için müzakere yürütülmesini öngören bir mutabakat imzaladı. Bu çerçeve, tarafların bölgedeki doğrudan saldırıları durdurmasını da içeriyordu.
  • Ancak 13 Temmuz’da İran güçleri Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye çalışan tankerlere saldırdı. ABD, bunu anlaşmanın açık ihlali sayarak hava saldırılarını yeniden başlattı ve İran limanlarına deniz ablukasını geri getirdi. Washington, bunu “deniz ticaretinin serbestliği” adına yaptığını savunurken Tahran “ABD’nin yeni bir ekonomik savaş cephesi açtığını” iddia etti.
  • Buna karşılık İran, yalnızca Hürmüz çevresini değil, ABD güçlerini barındıran Bahreyn ve Ürdün’deki üslere de İHA ve füze saldırıları düzenledi; Ürdün’deki bir üste en az üç ABD askerinin öldüğü bildirildi. İran, saldırıları “ABD‑İsrail ortak savaşına verilen meşru yanıt” diye çerçeveledi.
  • ABD tarafı, yaklaşık 13 gece boyunca İran’ın kıyı altyapısını, füze ve İHA rampalarını, radar ve haberleşme tesislerini hedef alan yoğun hava bombardımanı yürüttü. Reuters ve DW’nin sahadan aktardığına göre, bu saldırılar İran’da yüzlerce asker ve sivilin ölümüne, sanayi ve enerji tesislerinde ağır hasara yol açtı; buna karşılık Washington, sivil kayıpları en aza indirdiğini savundu.

Diplomasi nerede devreye girdi? 

Sahadaki bu tırmanma, aynı anda masada süren “ateşkesi kurtarma” diplomasisiyle iç içe yürüdü. Başta Umman olmak üzere bölgedeki arabulucu ülkeler, Hürmüz Boğazı’nın fiilî işletme rejimi üzerinden bir formül arıyor. Masadaki taslak, İran’ın boğazdaki gemi trafiğini belli güvenlik garantileriyle yönetmeye devam etmesini, ancak ABD öncülüğündeki koalisyonun da Umman’a daha yakın bir hatta görece güvenli bir geçiş koridoru oluşturmasını öngörüyor. Bu, fiilen “çift şeritli” bir deniz güvenliği mimarisi anlamına geliyor.

BBC’ye konuşan ABD’nin BM Büyükelçisi, Trump’ın son iki gecedir saldırıları durdurma kararını “müzakerelere alan açma” çabası olarak tanımladı, ama aynı cümlede “Savaş stokları eriyor” iddialarını reddederek, askerî kapasite bakımından bir zorunluluk olmadığını savundu. İran tarafı ise bu tür “iyi niyet” vurgularını “psikolojik savaş unsuru” olarak nitelendiriyor; gerçek sınavın, sahadaki molanın ne kadar süreceği ve Washington’ın siyasi tavrını değiştirip değiştirmeyeceği olduğunu söylüyor.

Savaş yorgunluğu ve risk hesabı 

Kamuoyu araştırmalarına göre savaş, ABD içinde hiç de popüler değil. CBS/YouGov anketinde Amerikalıların yaklaşık yüzde 57’si “öfke” ya da “hayal kırıklığı” hissettiğini belirtiyor; sadece beşte biri süreç nedeniyle “iyimser” olduğunu söylüyor. 

  • Şimdilik Kongre’den güçlü bir savaş karşıtı baskı çıkmış değil, ancak çatışmanın uzaması, ekonomik maliyetler ve olası yeni kayıplar, Trump yönetiminin de baskı altında olduğunu gösteriyor.

Ekonomik cephede ise Hürmüz ve Kızıldeniz hattındaki belirsizlik, petrol ve doğalgaz fiyatlarını yukarı itiyor. İran savaşının yeniden alevlenmesiyle petrolün 100 dolar seviyesini görmesi, özellikle Avrupa ve Asya’da enerji faturalarını kabarttı. Bu baskı, ABD’nin müttefikleri açısından da hızlı bir de‑eskalasyon ihtiyacını artırıyor.

Bu mola gerçek bir ateşkese döner mi? 

Şu anki tablo, hem Washington hem Tahran açısından “kontrollü bir ara”ya işaret ediyor. İki gece üst üste atışların durması, bölgedeki siviller ve enerji piyasaları için kısa vadede bir nefes ama ne İran ne ABD, bunu kalıcı bir barış başlangıcı olarak tarif ediyor.

Tahran’da hâkim olan kuşku, Washington’daki savaş yorgunluğuyla birleştiğinde, bu molayı bir ateşkese dönüştürebilir ama aynı unsurlar, en ufak bir yanlış hesapta yeni bir patlamanın da habercisi olabilir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

YAZARLAR

Canlı Gündem

Anbean ekonomi, iş dünyası, teknoloji, politika ve kültür-sanat gündeminin en önemli maddeleri. Kısa, yalın, öz bir şekilde.