İş yerinde etik

Etik ve uyum kültürünü geliştirmek üzere adımlar atan kuruluşlarda, çalışan suistimallerinin azaldığı görülmektedir.
İş yerinde etik

(Görsel: Sora Shimazaki, Pexels üzerinden)

Etik ve Uyum İnisiyatifi (ECI) tarafından her yıl küresel ölçekte gerçekleştirilen Global İş Etiği Anketi (GBES) 2021 yılı sonuçları İş Yerinde Etiğin ve Uyumun Durumu: Global Trendlere Bakış başlığıyla yayımlandı. Söz konusu ankette, katılımcılar iş yerlerinde etik kültürün gücü ile gözlemledikleri suistimal örnekleri hakkında değerlendirmeler yaparak; iş yerlerinin etik durumu hakkında değerlendirmelerde bulunmaktadır. Anket sonucunda elde edilen veriler, etik ve uyum pratikleri bağlamında iş dünyasındaki mevcut durum hakkında uluslararası bir kıyaslamaya imkan sağlamaktadır. Çalışmada Brezilya, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, Meksika, Rusya, İspanya ve Birleşik Krallık’tan bin kişilik katılımcı grupları ile Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) beş bin katılımcının görüşlerine yer verilmiştir. Toplamda on dört bin çalışan ile gerçekleştirilen ankete katılım şartları, 18 yaşından büyük ve tek bir işveren için en az iki kişinin çalıştığı bir kuruluşta haftada minimum 20 saat çalışıyor olmak şeklinde belirlenmiştir.

Anket sonucunda etik davranışları etkileyen çok sayıda faktör olduğu görülmüş ve bu durumun ağırlıklı şekilde çalışanların işyerinde aldıkları günlük kararlara dayalı olduğunu göstermiştir. Bu kararların etkenleri ise sırasıyla; iş yerinde etik standartlardan ödün verme baskısı; suistimal gözlemleri; bir suiistimalin bildirilmesi ile suiistimallerin bildirilmesine müteakip yaşanabilen misillemeler olduğu görülmektedir.

Çalışanların suistimalleri gözlemleme olasılığı, bir organizasyonda etik kültürün gücüne dair temel bir göstergedir. Yüksek suistimal oranlarına sahip kuruluşların, etkisiz etik ve uyum programları olması veya hesap verilebilirlikten uzak üst düzey liderleri olması muhtemeldir. Suistimal vakalarının 2017 – 2020 arasında en çok düzeyde arttığı, bunun yanı sıra ABD’den incelenen vakaların yüzde 49’unda en az bir dolandırıcılık, israf vb. olay gözlemlendiği belirtilmiştir. Ayrıca söz konusu dönemde, birinci kademe çalışanlar arasında, orta düzey veya üst düzey yöneticilere kıyasla daha fazla suistimal gözlemlendiğini; ve fakat 2020’de bu ilişkinin tersine dönerek orta düzey ve üst düzey yöneticilerde, birinci kademe çalışanlara göre daha fazla suistimal gözlemlendiği tespit edilmiştir.

Araştırmaya göre ABD’de her beş çalışandan biri (%21) güçlü bir etik kültüre sahip bir işyerinde çalışmakta iken; küresel bazda bu oran yedide bir (%14) şeklindedir. Çalışan davranışı üzerindeki en önemli etkinin etik kültür olduğu ve bu tablonun son on yıldır pek değişmediği görülmüştür. Paralel şekilde, Dünya çapında çalışanların yüzde 29’unun işyeri standartlarından ödün verme baskısı hissettiğini ve 2017’den beri bu oranın arttığı görülmüştür. Etik kültürü geliştirmenin biricik yolu, bir kuruluşta gerçekleşen suistimallerin doğasını anlamaktır. Bu itibarla, çalışanların suistimalleri bildirme konusunda kendilerini rahat hissetmeleri zorunludur çünkü söz konusu raporlamalar olmadan etkin etik ve uyum programlarının geliştirmesi pek mümkün değildir. Küresel trende baktığımızda ise, ilgili istatistikler 2015‘den beri artmaktadır. Araştırmanın bulgularına göre, suistimal bildirimi en yüksekten en düşüğe sırasıyla Hindistan (%97), ABD (%86), Meksika (%85), Fransa (%82) ve Birleşik Krallık (%82) şeklinde oldu. Rusya ise (%64) ile en düşük raporlama seviyesine sahiptir.

Pandemi koşullarına da odaklanan çalışmada, COVID-19‘un etkisini anlamak üzere; çalışanların stres ve baskı seviyelerini ölçmek adına yöneltilmiş sorular bulunmaktadır. Buna göre katılımcıların yüzde 44’ü pandemi başlamadan öncesine göre daha fazla iş baskısı yaşadıklarını belirtmektedir. Söz konusu baskının üç temel kaynağı olup; bunlar performans hedeflerine ulaşma (%49); her an ulaşılabilir olma (%49) ve katkı koyma/değer yaratma (%46) başlıkları altında ifade edilmektedir.

Bu raporda incelenen bulgular, Dünya genelinde çalışan davranışlarının COVID-19 salgınından büyük ölçüde etkilendiğini göstermektedir. ECI tarafından her yıl güncellenen anket sonuçları, işyerinde etik ve uyum kültürünü geliştirmek üzere adımlar atan kuruluşlarda, çalışan suistimallerinin azaldığını göstermektedir. Buna paralel, misilleme önleyici politikalar ve etkin bir izleme prosedürü ile suistimalleri bildiren çalışanları korumak son derece önemlidir ve bir organizasyonda suistimallerin azaltılmasında kilit etkenlerden biridir. Bu durum çalışanları suistimallerden sorumlu tutmayı, organizasyonda neler yaşandığına ilişkin bilgileri paylaşmak üzere zaman ayırmayı, şirket liderlerinin verdiği sözleri tutacağına dair güven sağlamayı ve nihayetinde kendilerinin iyi bir çalışan örneği olmalarını mümkün kılar.

Burcu Yoldaş

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

İş yerinde etik, Büyükada iskelesi ve TÜGVA

Etik ve Uyum Bülteni #39

18 Eki 2021

İş yerinde etik, Büyükada iskelesi ve TÜGVA

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR