İthalatta Korumacılık ve İşsizlik İlişkisi

Ama iktisadın görünen tarafı bu konsantre azınlığın kısa vadeli istihdam kaybı olduğu için korumacılık zihniyet için geniş bir zemin oluşabilmektedir.
İthalatta Korumacılık ve İşsizlik İlişkisi

Özgürlük Araştırmaları Derneği "Türkiye'de Liberal Değerler 2024" başlıklı araştırmasını yayımladı. Araştırmayla Türkiye’de insanların liberal değerlere olan bakış açısı anlaşılmaya çalışılırken, çıkan sonuçlar serbest piyasaya olan negatif bir bakış açısını ortaya koymakta. Bu negatif bakış açısının görüldüğü temel başlıklardan birisi de dış ticarette korumacılık talebi. Katılımcıların %66,68’i “İthalat yerli sanayinin gelişmesini engeller ve işsizlik yaratır. O yüzden kısıtlanmalıdır.” ifadesine katıldıklarını belirterek korumacılıktan yana tavır koymakta ve böylece ithalatın sanayinin gelişmesini engelleyip işsizlik yarattığını düşünmekte.

Türkiye’ye özgü olmayan bu yaygın fikir genel itibariyle ülkelerin kendi kendine yeterli olmaya çalışmasının daha iyi bir yaşam standardı için gerekli olduğuna inanmakta. Bu araştırmada sorulmamakla birlikte yine çok muhtemelen korumacılık yanlıları ihracata olumlu bakmakta ve böylece dış piyasalarla tek yönlü bir ilişki kurmak istemekte. Fakat böylesi bir ilişki ne mümkün ne de yaşam standardını ileriye götürebilecek bir özelliğe sahip. İktisatçı Paul Krugman'ın belirttiği üzere "Çıplak gerçek şu ki, bu geçen yüzyıldaki her başarılı ekonomik kalkınma örneği -az ya da çok, ya da en azından önemli ölçüde daha iyi bir yaşam standardına ulaşan her yoksul ulus örneği- küreselleşme yoluyla gerçekleşti; yani, kendi kendine yeterli olmaya çalışmaktan ziyade dünya pazarı için üretim yaparak." (10). Dolayısıyla günümüz dünyasında talep edilen korumacı tavırla yaşam standartlarını yukarı çekmek birbiriyle uyumlu fikirler değil. Korumacı tavırla işsizliğin önlenmesi ise nüanslı bir yaklaşımı gerektirmekte.

Türkiye geliştikçe imalat sanayinden hizmet sektörüne doğru bir geçiş olmakta. Bu geçişin zamanlamasının ne olması gerektiğine dair tartışmalar olsa da, ekonomi gitgide daha fazla hizmet sektörü ağırlıklı olmaktadır. Son yıllarda gelişen teknolojilerin de yardımıyla hizmet ihracatının dünyadaki payının artmasıyla buraya verilecek ağırlık bu süreci daha da hızlandıracaktır. Bu süreçte imalat sanayi halâ belirli bir ağırlıkta olsa da imalatla birlikte hizmet de bundan büyük pay alacak. Eskiden imalat sanayindeki istihdam diğer imalat sanayi istihdamları için ‘’çarpan etkisi’’ yaratmış olsa da, bu etki artık daha çok hizmet sektörüne doğru kaymakta. Tedarik zinciri içerisinde imalat sanayii en az katma değerin üretildiği sektör olmakta. Arz tedarik zinciri içerisinde ortaya çıkan rekabet ünlü iktisatçı Raghuram Rajan’a göre ‘’gülümseme eğrisi’’ni ortaya çıkarmakta. Tedarik zincirinin erken hizmet segmentlerindeki katma değeri oldukça yüksektir. AR-GE ve tasarım dahil birçok katkı bu aşamada gerçekleşir. Tedarik zincirinin orta segmentinde ise Türkiye’nin dışına çıkmakta zorlandığı ama burada kalmasının destek bulduğu gerçek üretim yer alır ve katma değer burada düşer. Son hizmet segmentinde ise markalaşma, pazarlama ve satış gibi hizmetler yer alır, katma değer tekrar yükselir ve ‘’gülümseme eğrisi’’ ortaya çıkar. Bu nedenlerle imalat sanayindeki istihdamı korumak için korumacı politikalar uygulamak refah seviyesi artışında ülkeyi geride bırakmaktadır. 

İstihdam sorunu

Toplumdaki genel kanının aksine, iktisadî kararlar her zaman topluma eşit şekilde fayda sağlamaz veya zarar getirmez. Bilakis iktisadî kararların kazanan ve kaybedenleri olur. Kamu da aldığı birçok kararla kimlerin kazanacağını ve kaybedeceğini belirler. Kimlerin kazanacağı ve kaybedeceği ise dönem dönem değişir. Değişimin olduğu yerde değişimin getireceği risklere karşı da hazırlıklı olmak gerekir. Adeta bir iş garantisi şeklindeki korumacı anlayış ise sürekli belli bir kesimin korunmasını ima etmektedir ki bu ekonomilerin dinamik yapısına aykırıdır. Kısa vadede serbest ticaret anlayışıyla bir kesimin işsiz kalması söz konusu olsa bile, ekonominin dönüşen yapısı ve ithalatın getirdiği alım gücüyle başka sektörlerde istihdam artmaktadır. O nedenle korumacı anlayışın işsizlik sorunu oluşturduğuna dair çıkarım uzun vadede yanlıştır. Ekonomilerin dinamizmi statik bir duruşun yerine ‘’kendini geliştir, hareket et ve değiş’’ anlayışına dayanır. Aksi takdirde belli bir grubun istihdamını korumak için diğer tüm vatandaşların bir maliyete katlanması gerekir. Ünlü iktisatçı Vilfredo Pareto’nun dediği üzere, ticarete karşı korumalar konsantre bir azınlığa özellikle istihdam üzerinden fayda sağlarken bunun maliyetlerini çok geniş bir kesime yansıtmaktadır. Ama iktisadın görünen tarafı bu konsantre azınlığın kısa vadeli istihdam kaybı olduğu için korumacılık zihniyet için geniş bir zemin oluşabilmektedir.

* Dr. Caner Gerek



1     https://www.echr.coe.int/documents/d/echr/stats-pending-month-2024-bil

2      https://www.echr.coe.int/statistical-reports

3  Toplantı ve gösteri yürüyüşüne ilişkin 05.12.2006 tarihli Oya Ataman kararı (no. 74552/01); Cumhurbaşkanına hakarete ilişkin 26.6.2007 tarihli Artun ve Güvener kararı (no. 75510/01); Vicdani redde ilişkin 24.01.2006 tarihli Ülke kararı (39437/98); yaşam hakkına ilişkin 03.06.2004 tarihli Batı ve Diğerleri kararı (33097/96). Evli kadının soyadına ilişkin 16.11.2004 tarihli Ünal Tekeli, Zorunlu din derslerine ilişkin 16.09.2014 tarihli Mansur Yalçın kararı, Cemevlerinin hukuki statüsüne ilişkin 26.04.2016 tarihli İzzettin Doğan ve diğerleri kararı uygulanmayı bekleyen kararlardan bazılarını oluşturmaktadır.

4     Vedat Şorli/Türkiye, no. no. 42084/19, 19.10.2021.

5  https://www.dha.com.tr/gundem/aihmin-ihlal-karari-verdigi-feto-davasinda-yerel-mahkemeden-yine-ayni-karar-2504026

6 https://www.freewebturkey.com/108-milyon-yurttasin-tum-kisisel-verileri-calindi-btk-verileri-koruyamadigini-kabul-ederek-google-dan-yardim-istedi

7 https://medyascope.tv/2024/09/12/siber-guvenlik-uzmanina-sorduk-85-milyon-kisinin-verilerinin-calinmasi-ne-anlama-geliyor/

8 https://www.mlsaturkey.com/tr/mlsa-100-milyonu-askin-kisinin-verisinin-calindigi-skandali-aymye-tasidi

9 https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiyeden-50-milyon-kisinin-kimlik-bilgileri-calindi-510149

10Paul Krugman, “Enemies of the WTO,” Slate, November 24, 1999.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Özgürlük GündemiÖzgürlük Gündemi

BÜLTEN SAYISI

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Türkiye

Türkiye'nin En Büyük Veri Sızıntısı İddiası: 108 Milyon Kişinin Kişisel Verileri Çalındı, İthalatta Korumacılık ve İşsizlik İlişkisi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Türkiye.

23 Eyl 2024

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Türkiye

YAZARLAR

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR