Japonya ekonomisi: Bir vaka çalışması

Düşük enflasyon ve düşük faiz oranlarıyla durgun bir ekonomiye sahip olan Japonya, pandemiden etkilenen ülke ekonomilerinin kalkınması için iyi bir örnek olabilir.
Japonya ekonomisi: Bir vaka çalışması

Potamya #n
Potamya ile birlikte

Küçük ama anlamlı bir adım: Potamya Dünyanın önde gelen ekonomilerinin yöneticileri gündemlerine iklim krizini alıyor; hava yolu şirketleri, otomobil üreticileri, teknoloji devleri ar-ge, üretim ve tedarik süreçlerini bu doğrultuda şekillendirmek için sözler veriyor. İklim krizinin boyutlarının anlaşılmasında ve küresel düzeyde adımlar atılmasında bireysel başlayan ve sonrasında kitleselleşen hareketlerin etkisi yadsınabilir mi? Bizce hayır. Zira tüketim taleple ilişkili ve arz, talebe göre biçimleniyor. Her bireyin de tercih ettiği yaşama biçimiyle toplam karbon ayak izine katkıda bulunduğu düşünülürse, yaşam ve beslenme değişikliklerinin önemi hem dar hem de geniş perspektifte daha da iyi anlaşılabilir. Ulaşım, enerji tüketimi, ısınma, beslenme gibi birçok faktör karbon ayak izine bireysel katkımızı etkiliyor. Bu durumda gündelik faaliyetlerde gerçekleştirilecek küçük değişiklikler, büyük farkların ortaya çıkmasına ön ayak olabilir. Söz konusu beslenme olduğunda ambalajlı ürün tercih etmemek, tüketeceğinden fazlasını almamak, mevsimi dışındaki yiyecekleri tüketmemek ve mümkün olduğunca organik ürünler tercih etmek başlangıç için iyi adımlar gibi görünüyor. Tam bu noktada, üretimlerini bu kaygıları taşıyarak gerçekleştiren ve daha az tüketmeyi teşvik edecek yollar arayan Potamya’yla tanışmak iyi olabilir. Potamya’yı farklı kılan ne? Besin değeri yüksek, organik soslar ve makarnalar üreten ve sürdürülebilirlik hedeflerine hizmet eden ürünleri tek çatıda toplayan Potamya; organik ve vegan üretim sertifikalarına sahip olan, laboratuvar analizlerini paylaşan, doğanın verdiğinden fazlasını istemeyen bir üretici olarak öne çıkıyor. Tarımın ilk zamanlarına ev sahipliği yapmış olan Mezopotamya topraklarından ilhamla o bölgenin verimli topraklarında yetişen geleneksel hammaddeleri modern toplumun ihtiyaçlarına göre şekillendiren Potamya, iyi gıdanın peşinde olanların sıklıkla tercih edeceği bir marka olma potansiyeli taşıyor. Potamya ürünleri: Potamya beyaz un yerine kırmızı mercimek, yeşil mercimek, nohut gibi baklagilleri kullanarak şekersiz, vegan, yüksek proteinli, katkısız ve koruyucusuz makarnalar üretiyor. Yalnızca durum buğdayı başka makarna çeşitlerini de organik balkabağı ve zerdeçalla lezzetlendiriyor. Yanı sıra Potamya; organik domatesler, patlıcanlar ve fesleğenler kullanarak ürettiği katkısız soslarıyla her öğün tüketilecek lezzet alternatifleri vadediyor. Soğuk sıkım gibi zeytinyağının miktarından çok kalitesine odaklanan yöntemlerle üretilmiş Ayvalık bandrollü naturel sızma zeytinyağlarına da yine Potamya etiketiyle ulaşılabiliyor. Aksesuar bölümünde ise dünyanın geleceğine dair kaygılarla üretilmiş, çevre dostu çantalar ve seramikler bulunuyor.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Pandemi nedeniyle küresel ölçekte yaşanan ekonomik daralma, birçok ülkeyi ciddi şekilde etkiledi. Nominal gayrisafi yurt içi hasıla bakımından dünyanın en büyük üçüncü, satın alma gücü paritesi bakımından dördüncü ekonomisine sahip olan Japonya, son 30 yılda yavaş büyümeye bağlı düşük enflasyon ve düşük faiz oranlarıyla sönük bir sürecin içerisinde bulunuyor. Salgının etkisiyle uzun süreli durgunluktan korkan devletlerin kendi geleceklerini öngörebilmesi için Japonya’nın içinde bulunduğu bu ekonomik durum bir ders niteliğinde. Ülkede 14 yıllık Shinzo Abe döneminin ardından eylül ayında başbakan seçilen Yoshihide Suga da ülkesini ekonomik durgunluktan kurtarmak için arayışlar içinde. 

  • Paraleller: Japonya’nın onlarca yıllık deneyimi, bir toplumun düşük faiz oranlarıyla nasıl yaşayabileceğine dair bir şablon sunuyor. Japonya merkez bankasının eski yöneticilerinden Hiroshi Nakaso, Avrupa’daki ülkelerin şu anda Japonya’nın sorunları olarak görülen sorunlarla karşı karşıya kaldığına inanıyor. Nakaso, Avrupa’nın Japonya'nın izinden gitmeyeceğini düşünse de son 30 yıllık dönemde ülkenin yaşadığı deneyimin pandemiden etkilenen tüm ülkeler için ipuçları sunduğunu belirtiyor.
     
  • Bankacılık krizi: 1980’lerin sonunda ülkenin borsa endeksi Nikkei, 38.957 seviyesine çıkarak rekor kırmış ve ekonomi yıllık %4 büyüme göstermişti. Merkez bankasının sürekli parasal genişleme politikaları izlemesi ise hisse senedi piyasalarının ve emlak sektörünün zirve yapmasını sağlayarak bir balon yaratmıştı. 1990’lı yıllarda geri ödenmesi zor olan kredilerin artmasıyla bu balon patlamış ve bankacılık sektörü, kendini içinden çıkılmaz bir durumda bulmuştu.
     
  • Kalıcı hafif deflasyon: 2000’li yıllarda zayıflayan ekonomi karşısında merkez bankası, para arzını artırmak ve piyasanın durgunluğunu azaltmak için faiz oranlarını sıfıra indirdi. Bu karar, fiyatların yükselişinin yavaşlamasına sebep olurken ekonomik büyümeye etki etmedi. Halk, artık fiyatların veya ücretlerin artmasını beklemezken merkez bankasının tüm hamleleri sonuçsuz kaldı. 1990'dan bu yana Japonya'da ortalama yıllık reel büyüme %0,8 olurken enflasyon ise %0,4 oldu.
     
  • Etkiler: Bu vakadan ders çıkaran ABD merkez bankası başkanı Jerome Powell, geçtiğimiz aylarda ülkesindeki enflasyonun bir süre için %2 hedefini “bir miktar” aşmasına izin vereceğini söylemişti. Avrupa Merkez Bankası ve Birleşik Krallık merkez bankası da bu sonbaharda para politikasını şu an olduğundan daha gevşek tutmaya karar vermiş ve enflasyon hedeflerini revize etmişti.
     
  • Yaşlanan demografi: Doğurganlık oranı 1970’lerden beri düşmekte olan Japonya'da çalışma çağındaki nüfus son olarak 1990’larda zirveye ulaşmıştı. Görece yaşlı bir nüfusa sahip olan Japonya, bu nedenle öncelikli olarak tasarruf etmeye odaklanıyor. Piyasada talebin düşmesine neden olan bu durum da fiyatların artış hızını olumsuz etkiliyor. Avrupa ülkelerinin ve ABD'nin demografik yapısı şimdilik Japonya’dan farklı olsa da bu durum gelecekte farklı noktalara evrilebilir.
     
  • Arayış: Japonya Ekonomi Bakanlığı verilerine göre ülke ekonomisi üçüncü çeyrekte geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla %21,4 büyüdü. Diğer yandan Japonya, önceki çeyreğe kıyasla da %5'lik büyüme yakalayarak yıllık bazda son 40 yılın; çeyreklik bazda ise son 52 yılın en büyük büyümesini yaşadı. Bu dönemde Yoshihide Suga hükümeti de büyümeyi desteklemek için yeni arayışlar içine girdi. Makro politikaların yanı sıra mikro seviyede atılan yeni adımlarla ekonomiyi canlandırma planı devreye alındı. Geçtiğimiz günlerde yapılan bankacılık reformu Suga hükümetinin bu yöndeki önemli adımlarından biriydi. Merkez bankası başkanı Haruhiko Kuroda da finansal sistemin istikrarını devam ettirmek ve ekonomide toparlanmayı sağlamak için önümüzdeki süreçte daha fazla parasal gevşeme adımı atılabileceğini belirtti.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🗞️ 28 bin 351

26 Kasım Perşembe sabahından herkese günaydın. Bugün gündemde Türkiye'nin vaka sayıları, ABD'nin İran yaptırımları ve Diego Maradona var. Keyifli okumalar.

26 Kas 2020

Potamya ile birlikte
🗞️ 28 bin 351

YAZARLAR

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR