
Hatırlayanlar vardır, 2014 yazında her tarafta bir #IceBucketChallenge akımı vardı. İnsanlar bir kova buzlu suyu kafalarından aşağı döküp başkalarına da aynısını yapmaları için meydan okuyorlardı. Eylemi muhtemelen hatırladınız, peki çıkış noktasını hatırlayan var mı? Hafızaları tazeleyelim, ALS hastalığı için bir farkındalık kampanyasıydı bu eylemi başlatan.
ALS (Amiyotrofik Lateral Skleroz), merkezi sinir sisteminde nöron kaybına yol açarak hasta bireylerin zamanla yürüme, konuşma ve diğer fiziksel aktivite yapma yeteneklerini kaybetmesiyle sonuçlanan bir hastalık. Bu bağlamda da ALS hastaları, belli bir süre sonunda kişisel ihtiyaçlarını göremeyecek duruma geliyorlar. Fakat bu hastalıkta, zihinsel faaliyetler sağlıklı bireylerde olduğu gibi normal seyrinde devam ediyor. Gerçekten zorlu bir hastalık ve hem bu hastalığın tedavisine yönelik ilaç çalışmaları hem de ALS hastalarının ihtiyaç ve bakımlarını sağlamak için ciddi bir bütçeye ihtiyaç var. Ne mutlu ki bu #IceBucketChallenge akımıyla ALS tedavi araştırmaları için milyonlarca dolar toplanıp ciddi bir farkındalık yaratılabilmiş.
Şimdi gelelim mevzunun müzikle ilgili kısmına. Metal müzik camiasının yakından tanıdığı, tanımayanların da eminim ki hem müziğini hem hikayesini ilginç bulacağı gitarist ve besteci Jason Becker da bu hastalıkla mücadele eden bir birey, hem de tam 22 senedir! Üstelik bu süreçte müzik üretimine de durmadan devam ediyor!
Jason Becker’ın müzik hayatındaki ilk ve en önemli oluşumlardan biri, bir dönem Megadeth ile de çalmış Marty Friedman ile 1986 yılında kurdukları Cacophony isimli neo-klasik speed metal grubu. Bu grupla “Speed Metal Symphony” ve “Go Off!” isimli iki albüm yayınladıktan sonra Becker yoluna yalnız devam ediyor ve 1988’de ilk solo albümü “Perpetual Burn” albümünü yayınlıyor. Sonrasında ise maalesef hastalanıyor. Hikayenin asıl enteresan ve ilham kısmı da buradan itibaren başlıyor. Tabii ki ALS öncesi Jason Becker gitaristliğini de yabana atacak değilim, kendisi virtüözlük derecesinde bir gitarist, şu videosunda görebilirsiniz.
Lakin ALS gibi ciddi kas kaybı yaşatan bir hastalıkla henüz 20 yaşında ve kariyerinin belki de en önemli zamanlarında tanışan Becker, zamanla gitar çalma yetisini kaybetse de müzik üretimine devam ediyor. Hastalığının ilk aşamalarında, henüz çok kas kaybı yaşamamışken yapmaya başladığı albümü “Perspective”i bir bilgisayar programı ve ona yardımcı olan ailesi/arkadaşları aracılığıyla tamamlayıp 1996 yılında yayınlıyor.
Daha sonra ise önceden yayınlanmamış bazı parçalar ve demolardan oluşun “The Raspberry Jams” 1999’da ve “The Blackberry Jams” de 2003’te yayınlanıyor.
Becker’ın müzisyenliği ve hastalık sürecini anlatan “Not Dead Yet” isimli 2012 tarihli belgeseli ise mutlaka izlemenizi tavsiye ederim hem bir müzisyenin şartlar ne olursa olsun müzisyen kalışını hem de ALS sürecini görüp anlamaya çalışmak adına. Fragmanını buraya bırakıyorum.
Jason Becker, ALS ile mücadelesine halen devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde rahatsızlığının arttığına dair haberler duyduğum için yeniden aklıma düştü. Böylesine yetenekli, üretken ve yılmak bilmeyen bu harika müzisyeni tanımayanlarla tanıştırmak ve sevenlerine hatırlatmak istedim. Kendisine ise her daim sağlık ve müzik dolu bir hayat dileyerek sevgilerimi yolluyorum. #NotDeadYet
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Turna Ezgi Toros
Sesli Düşünme Kanalı

Müzikli Mevzular
Müzik dünyalarının farklı bakış açılarını; tarzlardan ve kalıplardan bağımsız haberler, okumalar ve dinleme alışkanlıklarıyla tartıştığımız paylaşımlar e-posta kutunda!
İLGİLİ OKUMALAR




