Örnek Bir Kadın Kooperatifinin Hikayesi

1-Kuruluş hikayenizi paylaşır mısınız?
Bizim hikayemiz biraz trajik bir olay sonrasında başladı. Kardeşimin Beypazarı’nda büyük bir çeyiz dükkanı vardı. Ben ise ev hanımıydım. Bir yangın sonrası kardeşim, çeyiz dükkanını kaybetti ve gerçekten yüklü miktarda bir borçla bir çıkış yolu aramaya başladı. Bu zamanlarda Ankara’da yeni yeni sosyete pazarları açılmaya başlamıştı. Ben Ankara’nın merkezinde oturuyordum. Dedim gel buraya, birlikte pazara gidelim. Beypazarı-Ankara arasında 17 yılımızı birlikte geçirdik. İki kız kardeş olarak. Kooperatifleştikten sonra da, daha büyük bir aile olarak geçirmeye devam ediyoruz :)
Bu işe başladığımızda, evde üreterek pazarlamaya başlamıştık. Bu süreçte kadın olarak pek çok zorluk yaşadık. Tüccar bir erkekle tüccar bir kadına aynı davranılmıyor maalesef. Ödemeler gecikiyor, pek dikkate alınmıyorsunuz. Bu sorunların bir şekilde üstesinden geldik. Aslında bu sorunlar kooperatifleşmeye götüren nedenlerden biri haline de geldi. 17 yılın sonunda, “kooperatifçilik”le karşılaşarak araştırmaya başladım. Nedir, nasıl olur diye 2 yıllık bir araştırma sürecim oldu. 2 yılın sonunda da kooperatifleşmeye karar verdik kardeşimle. Bu 2 yılın sonu da pandemiye denk geldi ancak peşini de bırakmadık :) Daha çok kadına ulaşmak, üreten insanlarla çalışmak istedik. Özellikle üreten kadınlara ait bir çatımız olsun istedik daha doğrusu. 7 kişi ile başladık, şimdilerde 27’lere ulaşmak üzereyiz.
2- İsminiz çok etkileyici, anlamından bahseder misiniz?
İsmimiz de geçmiş deneyimlerimizden geliyor aslında. 17 sene önce, ilk ürettiğimiz ürünler annemin elinden çıkardı. O zamanlar marka kurmak istemiş ve ‘Münüs Abla’ diye kurmuştuk markamızı. Daha sonra bu ‘Anne Eli’ oldu, en son da gelenekselliğimizi de katarak ‘Kınalı Eller’e dönüştürdük. Hem Beypazarı’nda da çok severler kınayı. Kooperatifleştiğimizde de ortaklarımız bu ismi çok beğendi ve ‘Kınalı Eller’ olarak devam ettik.
3- Ne gibi faaliyetleriniz var? Ürünleriniz nelerdir?
Bizim ana faaliyetimiz gıda üretimi. Tarım şimdilik ikinci planda kalıyor ancak onun üzerine de çalışmalar yapmaktayız. Beypazarı uzun yıllardır bir ticaret merkezidir. İpekyolu’na kadar dayanıyor hatta. Bunun yanı sıra, toprağı da çok bereketli. Bolu’ya yakın oluşu sebebiyle iklimi de Ankara’nın merkezine göre değişim gösterebiliyor. Hem bostanları var, hem de dağ köyleri. Anlayacağınız üretim oldukça fazla. Biz de bu çeşitliliği kullandık tabii. Erişte üretirken sebzeleri de kullanarak çeşitlendirdik. Bebek ürünleri oluşturduk. Reçel, marmelat ürettik. Beypazarı Kurusu, Beypazarı Baklavası ve Yaprak Sarması üretiyoruz. Hepsi de geleneksel üretimle yapılıyor. Bunun yanı sıra, lokum, cezerye, cevizli sucuk, cevizli/fındıklı pestiller, sirke, kantaron yağı ve yöreye özgü baharatları da üretiyoruz. En son olarak da, makarna üretimine başladık. Bunu da vegan ve glütensiz olarak önümüzdeki günlerde çeşitlendirmeye başlayacağız.
Kooperatifimizin temel faaliyeti üretmek ancak; üretirken öğrenmeyi de es geçmiyoruz. Burada öncelik verdiğimiz asıl grup aslında gençler. Meslek edinememiş ancak; vizyonu olan gençler. Çünkü gençleri geleceğimiz olarak görüyoruz. Bizler onların gelişiminde ufak da olsa bir fayda sağlarsak, onlar da ileride öncelikle çatımıza, kooperatifimize; daha sonra da ülkemize ev dünyamıza faydalı olacak faaliyetler yapacaklar.
4- Kooperatif yolculuğunuzda aldığınız en kıymetli ders neydi?
Birleşmenin önemini zaten bilerek kooperatifleştik. Ancak gençleri dinlememiz gerektiğini kooperatifleşme sonrasında öğrendim. Onları görüşü bizlere göre çok açık, çok farklı. Geleceği bizden daha iyi analiz edebiliyorlar. Ya da bizler gibi basmakalıp değiller, araştırıyorlar ve en doğrusunun nasıl olduğunu bulmaya çalışıyorlar. Farklı pazarlara hakimler. Özellikle internet onların ellerinde. İnternetle tüm Türkiye’ye hatta tüm dünyaya nasıl ulaşabileceklerini biliyorlar. Üretirken de, tüketirken de, pazarlarken de, hesaplarken de bizden farklılar. Yani anlayacağınız en kıymetli ders, gençlere kulak vermek oldu.
5- Başarıyı nasıl tanımlıyorsunuz?
Başarının maddi bir değeri olduğunu düşünmüyorum. Öncelikle kendine yardım edebiliyorsan, kendi sınırlarının dışına çıkabilme cesaretini gösterebiliyorsan, bir şeyler başarabilmişsindir demektir. Önce kendine, sonra da çevrene. Bir ağaç gibi ne kadar dallanabiliyorsa bu yardım, o kadar başarıdır benim gözümde.
6- Kadın girişimci adaylarına önerileriniz nelerdir?
Dik dursunlar, kendilerine güvensinler. Çevreden duyacakları bazı şeyler olacaktır; “yapamazsın, emin misin, başında bir erkek olsun, tek başına nasıl olacak” gibi. Hiç duymasınlar. 2022 yılında, bir kadını bir erkekten ayırabilecek hiçbir madde göremiyorum. Planlı, özverili, cesur olduktan sonra bir kadının başaramayacağı bir şey yok. Yalnızca özgün olmalılar. İhtiyaçları iyi gözetmeliler, iyi bir araştırma yapmalılar. Sonrası eminim gelecektir :)
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Kadın kooperatifleri nasıl başarılı olur? Dijital göçebe kimdir? Dünyadan ve ülkemizden girişimcilik haberleri, haftanın girişimcilik dizisi...
27 Şub 2022

YAZARLAR

Thiscover Me
Girişimcilik ve yatırımcılık dünyası hakkında sizi bilgilendirir.
İLGİLİ OKUMALAR


