Kamu Bütçesindeki Tasarruf Tedbirlerine Bakış

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz 13 Mayıs Pazartesi günü düzenledikleri basın toplantısıyla kamuda tasarruf paketini açıkladılar. Açıklanan pakete göre üç yıl boyunca kamu istihdamında emekli olanlar kadar yeni personel alınacak, üç yıl boyunca yeni araç ve bina alımı/kiralaması yapılmayacak ve kamu çalışanlarının alacağı yönetim kurulu ücretlerine sınırlama getirilecek. Bu kararların alınmasında Cevdet Yılmaz’a göre verimliliğin artışı önemli bir faktör. Yılmaz yaptığı açıklamada sık sık verimliliğe vurgu yaparak zorunlu olmayan harcamaları kısmakla yetinmediklerini, aynı zamanda kamu tüketim ve harcamalarında verimliliği esas aldıklarını vurguladı. Yılmaz ayrıca tasarruflarla kamu bütçe açığının azaltılmaya çalışılacağını ve bu açığın da daha çok deprem sonrası yapılan harcamalardan kaynaklandığını vurguladı. Cevdet Yılmaz’dan sonra söz alan Mehmet Şimşek ise mali disipline vurgu yaparken bunun enflasyonla mücadelenin bir destek mekanizması olduğunu ifade etti. Şimşek’e göre bütçede sağlanan disiplin ile ülke risk primi düşecek ve uygun maliyetle borçlanmak mümkün olacak.
Açıklanan tasarruf paketi genel olarak olumlu karşılansa da bu etkinin oldukça sınırlı kalacağını söylemek mümkün. Kamuda tasarruf tartışmalarının uzun süredir otomotiv alımları üzerinden yapılması ve basın toplantısında yeni araç alımlarına önemli bir tasarruf kalemi olarak uzunca yer verilmesi beklentilerin düşme nedenlerinden birisi. Nitekim Mehmet Şimşek’in 2015 yılında yaptığı bir açıklamada "Araç saltanatı diyorlar. Bunların hepsini toplasanız Türkiye'nin milli gelirinde, Türkiye'nin bütçesinde çerez parası değil." ifadeleri tekrar gündeme geldi (1). Araç alımlarının ön plana çıkarılması asıl tasarruf gerektiren alanlarda tasarruf yapmaktan kaçınıldığının bir sinyali oldu.
Kamuda tasarrufa dair önemli bir çalışma yapılmasına rağmen bu tasarrufların bütçeye ne kadarlık bir katkı sağlayacağı konusunda herhangi bir açıklama yapılmadı. Fakat basın toplantısının ertesi günü Bakan Şimşek kamuda tasarruf paketinin bütçede ne kadarlık bir etki yaratacağının yaz sonunda yapılması planlanan Orta Vadeli Program gözden geçirmesinin bir parçası olarak duyurulabileceğini söyledi (2). Dolayısıyla kamuda tasarruf paketinin ne kadarlık bir etki yaratacağına dair henüz bir çalışma yapılmadığı ortaya çıkmış oldu. Bir basın toplantısı ile duyurulan kamu tasarruflarının ne kadar etki yaratacağını kamu tasarrufu yapacak olanlar da henüz bilmemekte.
Bir diğer önemli eksiklik ise kamuda verimsizlik yaratan asıl bütçe harcamalarına dokunulmaması oldu. Bu harcamalardan birisi ihale yoluyla yapılan kamu harcamaları. Sürekli değiştirilen ihale yasaları ile uzun süredir şeffaf olmayan bir şekilde kamu harcaması yapılmakta. Kamuca yapılan bu harcamaların kısılmasına yönelik ve şeffaflaşmaya dair pakette herhangi bir düzenleme yer almamakta. Bu ihalelerin rekabeti engelleyici şekilde düzenlemelere konu olması da serbest piyasa işleyişi ve kamu harcamalarının azalması için oldukça önemli. Kamu ihalelerinde şeffaflığın azaltılmamasına ve tasarruf önlemleri alınmamasına ek olarak kamu teşviklerinde ve vergi istisnalarında şeffaflık ve verimliliğe dair herhangi bir önlem de yer almamakta. Kamu kesimi verimlilik üretmeyen ve hangi kriterlere göre verildiği net olarak açıklanmayan teşvikler ile de yüksek harcamalar yaparken, bu alanda da herhangi bir şeffaflık ya da harcamaları kısmaya yönelik bir adım atılmamış olması kamu tasarruf paketinin çok önemli bir diğer eksikliği oldu. Ayrıca Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in 68 bin öğretmene ihtiyaç duyulduğunu açıklamasına rağmen (3) atama sayısını 20 binle sınırlaması verimlilik odaklı tasarruf politikasına dair kuşkuları artırmakta.
İktidar, yerel seçimler sonrası uygulanan hatalı iktisadi politikaların düzeltilmesi için acı reçetelere başvurmak zorunda. Bunun ilk adımı Merkez Bankası’nın sıkılaştırıcı politikaları ile atıldı. Burada atılan adımlar daha çok vatandaşın etkileneceği adımlardı. Vatandaşa acı reçetenin çıkarıldığı ve onların elini taşın altına koyduğu bir dönemde toplum kamunun da harcamalardan fedakârlık yapması beklenir. Aksi takdirde yazılan acı reçetenin etkinliği azalacaktır. O nedenle açıklanan kamu tasarrufları mevcut haliyle şimdilik toplumun kamudan da beklediği tasarruf önlemlerini göstermelik olarak karşılama çabası olarak gözükmekte. İdeal olan ise vergi artışlarına gerek kalmayacak şekilde hesaplaması yapılmış bir tasarruf politikası uygulamak ve bunu yaparken de rekabetçiliği ön plana çıkararak verimsizliğin oldukça yüksek, şeffaflığın düşük olduğu kamu ihaleleri ve teşvikleri tekrardan gözden geçirmek gerekir.
Dr. Caner Gerek
Kaynaklar
[2] https://www.bloomberght.com/simsek-tasarruf-paketi-rakami-yaz-sonunda-duyurulabilir-2352822
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Özgürlük Gündemi'nin yeni sayısından herkese merhaba, Bu hafta sizler için derlediklerimiz: Anayasa: Etki Ajanlığı Suçu Sivil Özgürlükler: Arapça Tabela Tartışmaları Ekonomi: Özgürlük Araştırmaları Derneği
21 May 2024

YAZARLAR

Özgürlük Gündemi
Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR


