Kanto; sahnede kendi gibi olanların sanatı

Kanto, ilk Müslüman Türk kadın oyuncu Kadriye Hanım’dan Türkiye’nin drag queen’i Huysuz Virjin’e sahnede kendi gibi olma sanatıdır.
Kanto; sahnede kendi gibi olanların sanatı

“Ben kanto söylemezsem azamıyorum”

Kantonun en tanınmış isimlerinden Huysuz Virjin, enerjik bir şarkıyla sahnesine giriş yapar:
"Bu cuma Osmanbey’de yakaladım seni
Yanındaki matmazel çok süzdü beni
Görünce aptallaştım, şaşırdım kaldım
Bak bir çare Virjin’e, açıkta kaldım!"

Şarkısını bitirir, “Ben kanto söylemezsem azamıyorum” der ve şovuna başlar.

Nedir Huysuz Virjin’in dilinde “azmak?” Cinsel isteklerin çokça artması? Sözlükteki ilk anlamına göre, “davranışları alışılmışın dışına çıkmak, yaramazlığını, taşkınlığını artırmak” mı yoksa? Programın devamında Huysuz Virjin, her iki anlamda da bu kelimeyi hayata geçiriyor. 

Kanto, şarkılardaki eğlenceli melodisi, sözlerindeki edepsizliği ve danslarındaki alaycı vücut hareketleriyle azgın bir sahne şovudur. Ne müzik gibi uzman bilgisi gerektiren alanda yetkinlik ister, ne de usta bir tiyatrocu gibi yetenek. Seyircilerden birinin aklından geçen utangaç sözlerin, çocuksu dans hareketlerinin dışavurumu gerçekleşir sahnede. Aşağıdan gelen popüler bir sanattır, kanto. Seyircilerinden biridir, seyircilerle laf dalaşıdır.  

1800’lerin sonunda İtalya’dan gelen gezici bir tiyatro, şarkı söylemek anlamına gelen “cantare” kelimesini İstanbul’daki meslektaşlarına bırakır. 1870’de sahneye çıkan Peruz Terzakyan bu türü yaratan sanatçı olarak kabul edilir ve bu sanata kanto denir. 1912’ye kadar sahne yapan Peruz'un, kantolarını kendi yazıp bestelemesinin yanında Neşeli Sözler adlı bir kanto kitabı da vardır. Çoğu kantocu onun sahnesinde yetişir, başka sahnelerin yolunu tutar. Peruz’a aşık olanların listesi de şarkılarının listesi gibi kalabalıktır. Hem yaşadığı hayatın rengi hem de bir döneme adını vermesi ile Peruz bu dünyanın bir numarasıdır.

Genelde bilinenin aksine ilk Müslüman Türk kadın tiyatrocu, Amelya takma ismiyle 1889’da kantoya çıkan Kadriye Hanım’dır. Onu sahneden tanıyanlara Amelya taklidi yapar, sahnede ise kendi gibi dans eder, şarkı söyler. Kanto Kadriye Hanım’a, bir Müslüman Türk kadın tiyatrocuya kimliğini gizleyerek sahnede var olma fırsatı vermesi açısından da önemlidir.

1930’lara kadar kanto İstanbul eğlence hayatının, popüler kültürün ve halk edebiyatının en önemli türlerinden biri olarak devam eder. Hem 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı hem de 1939’da başlayan 2. Dünya Savaşı ile birlikte bir süre unutulur. 

1970’lerin başında kantoyu tekrar hayata geçiren, modernize ederek hatırlatan iki isim vardır. İkilinin yolu dönemin gizli gaylerinin mekanı olan Kulüp 12’de kesişir: Nurhan Damcıoğlu ve Seyfi Dursunoğlu. 

“Kanto kraliçesi” olarak anılan Nurhan Damcıoğlu, özellikle televizyona çıkarak kantoyu geniş kitlelere tanıtması açısından çok önemli işler başarır. “Yangın var” şarkısında eteğini sallayarak kendini havalandırması, attığı çığlıklar, şarkıları söylerken teatral bir anlatımı olmasıyla hafızalarda yer eder.

Seyfi Dursunoğlu’nun, sahne ismiyle Huysuz Virjin’in hikayesi daha zorludur. Bizzat Huysuz Virjin’i yaratan Dursunoğlu, abartılı ve süslü sahne kıyafetlerini de kendi diker. Huysuz karakteriyle seyircilere istediği şakayı yapma hakkını elde ederken; kanto ile istediği gibi dans etme, istediği duruşu sahnede gösterme fırsatını yakalar. Tüm bu sebeplerle uzun bir süre TRT’ye çıkarılmasa da gazinoların yıldızı olur. Huysuz Virjin, kantocu olduğu kadar Türkiye’nin drag queen’idir aynı zamanda. Kanto sanatı ona, kendini sahnede var etme fırsatı verir. Yıllar sonra bir RTÜK kararıyla televizyona çıkması cezalandırılır. 

Bugün de kanto, Kırıta Kırıta adlı bir projeyle yaşamaya devam ediyor. Queer feminist güncel sanat derneği Dramaqueer, 1930’lu yılların rumbalarını günümüzün queer performans sanatçılarıyla buluşturan bir projeyi hayat geçiriyor. Bu projede queer performans sanatçıları, kantonun dilindeki madiliği ve danslarındaki şugariyeti sahipleniyor ve videolar üretiyor.  

Videoları buradan izleyebilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

“Kanto söylemezsem azamıyorum!” #10

Kanto, 102'lik olmak, Bir şarkının hikayesi, Huysuz Virjin

21 Ara 2021

https://www.5harfliler.com/kantonun-serencami-osmanlidan-bugune-kantodan-drag-kulturune/

YAZARLAR

Oğul Doğa Gökşin

https://aposto.com

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?

1920 ve 30'ların İstanbul eğlence hayatını bir gazetecinin röportajlarından takip eder, her salı yayımlanır.

İLGİLİ OKUMALAR