Kara yollarında yürüyüş

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Anayasa Mahkemesi, kara yollarında gösteri yürüyüşü düzenlenemeyeceğine ilişkin kanun hükmünü iptal etti. Yüksek Mahkeme gerekçeli kararını Soma maden işçilerinin hakları için Soma'dan Ankara'ya yürüyüş fotoğrafını kullanarak duyurdu.

- Anayasa Mahkemesi (AYM), 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 22'nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "şehirler arası kara yollarında gösteri yürüyüşleri düzenlenemez” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verdi. İptal kararında AYM Başkanı Zühtü Arslan’ın oyu belirleyici oldu. 16 üyenin katıldığı toplantıda, 8 üye karara karşı çıktı. Ancak Arslan’ın, iptal yönünde oy kullanması ve Anayasa Mahkemesi’nin görev kanununa göre başkanın oyunun eşitlik durumunda belirleyici sayılması sayesinde düzenleme iptal edilebildi. 18 Kasım 2020 tarihli Resmî Gazete’de ise iptal kararının gerekçesi yayımlandı. Kararda, “Anayasa Mahkemesi'nin önceki kararlarında da işaret edildiği üzere toplantı ve gösteri yürüyüşünün başkalarının günlük yaşamlarını bir miktar zorlaştırması kaçınılmaz olup demokratik toplumda bunun hoşgörüyle karşılanması gerekir” ifadesi kullanıldı.
- Bir adım geriden: Anayasa Mahkemesinin kanun hükmünü iptal etmesi üzerine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Madem özgür bir ülkeyiz, ana caddelerde, sokaklarda özgürce yürüyüş hakkının ortadan kaldırılmasını onayladınız. Polis koruması almana gerek yok. Bisikletinle işe git gel bakalım. Anayasa Mahkemesi Başkanı'na söylüyorum kendi arabamla tek başına gitmeye ben varım sen var mısın?” ifadesini kullandı. Açıklamasının devamında ise AYM’yi PKK, IŞİD ve FETÖ gibi terör gruplarına karşı ülke güvenliğini savunmasız bırakmakla suçladı. Bu açıklamalar üzerine Başkan Zühtü Arslan ise “Yargı kararları, özellikle AYM kararları kutsal metinler değildir. Eleştirilebilir, dahası eleştirilmelidir. Bundan en fazla kurumsal olarak kararları eleştirilen yargı kurumu faydalanır. Bununla birlikte yargı kararlarına yönelik eleştirilerin faydalı olabilmesi için asgari iki hususun önemli olduğunu düşünüyorum. Birincisi herhangi bir metni eleştirmek için öncelikle onu okuyup anlamak gerekir. İkinci olarak eleştirinin eleştirilenler bakımından etkili ve faydalı olabilmesi büyük ölçüde kullanılan üsluba bağlıdır. Çoğu kez ‘nasıl’ söylediğiniz, ‘ne’ söylediğinizin önüne geçer.” ifadelerini kullandı.
- Soma madencileri: Soma maden faciasının ardından madenlerde alınmayan önlemleri ve maden şirketini protesto etmek isteyen işçiler Ankara’ya yürümek istemiş ancak Manisa Valiliği’nin, yasadaki “şehirler arası kara yollarında gösteri yürüyüşü düzenlenemeyeceği” düzenlemesine dayanarak göstererek yasak getirmesi üzerine kolluk kuvvetleri yürüyüşü engellemişti. Yasak kararının kaldırılması için işçilerin bağlı olduğu Bağımsız Maden-İş Sendikası’nın açtığı davada mahkemenin, söz konusu yasa maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle AYM’ye başvurmasını talep etmişti.
- 2014'ten bu yana ödenmeyen maaşları ve tazminatları için Ankara'ya yürüyen Soma ve Ermenek maden işçilerinden oluşan bir heyet kasım ayının ilk haftasında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüşmüştü. Madenciler, Soylu'nun 15 Ocak'a dek "çözüm sözü" verdiğini ve eylemlerini o tarihe kadar durdurduklarını açıkladı. Öte yandan madenciler ocak ayının 15'ine kadar süreci aktif bir şekilde takip edeceklerini ve çözüm gerçekleşmezse 16 Ocak'ta tekrar Ankara yürüyüşüne başlayacaklarını ifade ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugünkü bültenimizde İran'daki Muhsin Fahrizade suikastine, AYM'nin karayollarında gösteri hakkı kararına ve TBMM'de geçen hafta yaşanan sert tartışmalara odaklanıyoruz.
03 Ara 2020

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.



