Kaybedene Yer Yok

Kaybedene Yer Yok

Göz kamaştıran performanslara sahne olan Dünya Şampiyonası sona ererken, ardında da konuşulacak pek çok şey bıraktı. Gerek saha içi gerekse saha dışındaki konular uzun süre voleybol sohbetlerinin ana malzemesi olacak gibi görünüyor.


Kadınlar voleybolunda yoğunluğuyla 2021’i aratmayan bir yaz geride kaldı. Milli takım organizasyonlarının iddialı ekipleri arasındaki rekabet, takipçileri voleybola doyurdu. Bunun son adımı ise Dünya Şampiyonası’ydı. Hollanda ve Polonya’nın ortaklaşa ev sahipliğinde düzenlenen şampiyonanın yüksek dozdaki heyecanı, en azından saha içindeki mücadeleler açısından unutulmazlar arasına alınabilecek bir turnuva geçmesini sağladı. 2022 Dünya Şampiyonası büyük sürprizlerin olduğu değil ama neredeyse sürpriz olma aşamasına sürekli gelinmesiyle hafızalara kazındı.

Sürprizsiz

Şampiyonanın ilk tur gruplarında sıralamalar açısından sübjektif beklentilerin dışına çıkılmış olabilir elbette ancak üst tura kalan ekiplere bakınca neredeyse hiçbir sürpriz yaşanmadığını söyleyebiliriz. Brezilya, ABD, Sırbistan, İtalya gibi turnuvanın şampiyonluk favorisi takımlarının yanı sıra bu dörtlünün arasında kendine yer bulmaya çalışan Türkiye, Polonya gibi ekipler ilk tur grubunda geleceklerini tehlikeye atacak hatalar yapmadı. Asya takımlarının alışılmışın dışındaki tarzları her zaman olduğu gibi Avrupa ve Amerika takımlarını zora soktu ve zaman zaman oldukça şaşırttı. Dört grupta oynanan ilk tur maçlarının ardından gruplarında ilk dört sırayı alan takımların birleşerek yeni bir grup oluşturmasıyla turnuvada ikinci aşamaya geçildi. İlk turdaki galibiyet ve puanlar ikinci tura taşınırken bu kez rakipler çapraz gruptan gelen ekipler oldu.

Yeni Tur, Aynı Takımlar

İkinci tur gruplarında liderliği eline alan takımların baskın performansları dışında, genelde üç takımın birbirlerini yenmesi sonucu üst sıradaki takımı kazanılan set sayısının belirlediği senaryolar yaşandı. Nispeten rekabet düzeyinin arttığı bu turda da akıllarda olmayan bir sonuç çıkmadı ve çeyrek final eşleşmeleri belirlendi.

Çeyrek finalin ilk maçında turnuvanın iddialı ekiplerinden İtalya, Çin’le karşılaştı. Dünya voleybolunun en büyük isimlerinden Paolo Egonu’nun 29 sayıyla ağırlığını net şekilde ortaya koyduğu maçta rakibini 3-1 ile geçen İtalya, rahat bir şekilde yarı finale adını yazdırıp rakibini beklemeye başladı.

Sonraki mücadelede ise Milli Takımımız, ABD ile karşı karşıya geldi. İkinci tur grubunda kaybettiği maçlarla grupta dördüncü sırada kalma tehlikesi yaşayan Filenin Sultanları, iddiası kalmayan Almanya’nın ev sahibi Polonya’dan puan almasıyla grup lideri Sırbistan’dan kaçıp, daha tercih edilebilir bir rakip olan ABD’yi karşısına aldığında, spor kamuoyu da yarı final için umutlanmıştı. Ancak özellikle smaçör konusunda istikrarı bir türlü yakalayamayan Guidetti ve öğrencileri, pasör performansının da dünya şampiyonası seviyesinin altında kalmasıyla ABD’ye hiç direnç gösteremedi. Turnuvada pek ön plana çıkmayan Alexandra Frantti ve Chiaka Ogbogu’nun önderliğinde hem oyunu hem skoru rahatlıkla kontrol eden ABD, 3-0 gibi net bir skorla yarı finalin yolunu tuttu ve dinlenmek için de kendilerine zaman sağladı. Milli Takım cephesinde ise Guidetti’nin tercihlerinden, oyuncuların motivasyonuna kadar pek çok konu yeniden tartışılmaya başlandı. Başarısız bir turnuva dönemi geçirilip geçirilmediği konusunda fikir ayrılıklarının olduğu yaz dönemi Filenin Sultanları için böylelikle kapanmış oldu.

Kaynak: FIVB

Şampiyonaya yakışır çeyrek final maçları aslına bakılırsa tam da Brezilya-Japonya mücadelesiyle başladı. Japonya’nın 25-18 kazandığı iki setle Brezilya’yı elemeye yaklaşması Gabi engeline takıldı. Dördüncü seti uzatmada kazanan ve tie break setini de 15-13 ile hanesine yazdıran Brezilya, orta oyuncularının Gabi’ye desteğiyle zor da olsa son dörde kalmayı başardı. Japonya eşleşmelerinde Brezilya’nın yaşamaya alışık olduğu bu hikâyede, seyir zevki ve mücadele seviyesi de turnuva başından beri görülen en üst düzeye ulaştı.

Çeyrek finalin kapanışını ise Sırbistan ile ev sahibi Polonya yaptı. Milli Takımımızın olduğu grupta lider Sırbistan ile eşleştiklerinde hiç şans tanınmayan Polonya, herkesin takdir ettiği bir mücadele ortaya koydu. Tijana Bošković faktörüne rağmen Magdalena Stysiak ile direnen kırmızı beyazlı ekip, sonuna kadar iddiasını sürdürse de 16-14 kaybedilen tie break setiyle turnuvaya veda etmiş oldu. Stysiak’ın 40 sayılık performansı ve Polonya’nın mücadelesi, 2022 Dünya Şampiyonası denince akla geleceklerin başında yerini aldı.

Beklenen Son

Kadın voleybolunun son yıllarına damga vuran birkaç oyuncu var. Pek çok yıldızın sahne aldığı arenalarda oyuna koydukları ağırlıklarıyla adeta haksız rekabete yol açan bu oyuncular hem kulüp takımlarını hem de milli takımlarını finale taşıyıp, arkadaşlarının da madalya almalarına öncülük ediyor. Tabii ki bu oyuncuların başında Tijana Bošković ve Paolo Egonu geliyor. Genel beklentiye paralel olarak bu oyuncuların pasör çaprazı olmasının yanı sıra bu listede kendine yer bulabilecek bir diğer isim ise smaçör Gabi Guimarães.

Sürprizlerin kıyısından defalarca dönülse de 2022 Dünya Şampiyonası’nın yarı finalinde de bu yıldızları ve takımlarını gördük. Sırbistan, İtalya ve Brezilya üçlüsüne katılan son takım ise kadrodaki eksikler sebebiyle eski günlerini aratsa dahi iddiasını hiç kaybetmeyen ABD oldu. Polonya’da oynanan ilk yarı final maçında ABD, Sırbistan karşısında final için şansını denedi. Ancak rakibinden bir set koparabildi ve tabii ki Bošković’in 33 sayıyla başı çekmesiyle Sırbistan 3-1’lik skorla final için Hollanda biletini aldı.

Turnuvaya Hollanda’da başlayıp Hollanda’da son noktayı koyan ekiplerden Brezilya ile İtalya, finale giden diğer takım olabilmek için mücadele ettiler. Turnuva formatı gereği ikinci tur grubunda karşılaşan iki takımdan galibiyete uzanan taraf beş setin sonunda Brezilya olmuştu ancak hem maçın kıran kırana geçmesi hem de şampiyonanın artık final aşamasına gelmesi sebebiyle favorinin olmadığı bu yarı final eşleşmesi, skor olarak ilk maçın biraz daha uzağında bir seyirde gitti. İlk üç setin başa baş geçmesi ve üçüncü setin uzatmayla sona ermesi yine beş sete gidecek bir maç olacağı izlenimini oluşturdu. Buna rağmen Gabi ve 10 blokluk performansıyla maçın yıldızı olan Ana Carol’ün liderliğinde hücumda ve savunmada oyunu paylaşan bir görüntü çizen Brezilya, İtalya’ya beşinci seti göstermedi ve finalde Sırbistan’ın rakibi oldu.

Kaynak: FIVB

Dominasyon

Büyük turnuvaların iddialı takımları, final şansını yitirdiklerinde turnuva motivasyonlarını da genellikle kaybederler. Hatta spor dünyası hala zaman zaman üçüncülük maçının gerekli olup olmadığı konusunu tartışır. Yine de alışıldığı üzere bu maçlar oynanır ki Hollanda’da İtalya ile ABD bronz madalyayı kazanmak için karşı karşıya geldi. İtalya 3-0’lık net skor ve rahat bir oyunla galip gelirken başrolde tabii ki 25 sayıyla Egonu vardı.

Nihayetinde beklenen gün geldi ve Brezilya ile Sırbistan altın madalyanın sahibi olmak için sahaya çıktı. Son yılların en formda ekiplerinden olan, tabiri caizse kulüp takımı uyumuyla voleybol oynayan bu iki takımın mücadelesi setler içerisinde kazanılan serilerle ara ara güzel sekanslar izletti. Ancak sonuca bakıldığında ne yazık ki uzun saatler sürmesi beklenen o maç olmadı. Gabi’nin bir türlü devreye girememesi, Sırbistan’ın yüksek konsantrasyonu ve yazı dinlenerek geçiren Bošković’in katil içgüdüsüyle topları öldürmesi her defasında Brezilya’nın umutlanmasının önüne geçti. Sırbistan 3-0 ile altın madalyaya uzanırken MVP’nin kim olacağı konusunda akıllarda en ufak bir soru işareti dahi yoktu tabii ki.

Rüya Takım

Bošković, Gabi, Carol gibi isimler bu turnuvada zaten performanslarıyla rüya takıma girmeyi hak ettiler ve izleyen herkesin isimlerini sayacağı oyuncular oldular. Kalan üç isimle libero pozisyonu içinse öne çıkan performanslar olsa bile söylenecek çeşitli isimler vardı. Nihayetinde rüya takımın kalan üyeleri Danesi, Sylla, Drca ve libero Pusic oldu.

Kaynak: FIVB

Sahanın Dışındakiler

İyisiyle kötüsüyle bir şampiyona daha bitti. Güzel voleybol oynanan, izleyenlerin keyif aldığı bir turnuva olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Diğer yandan organizasyonun ev sahipleri Polonya ve Hollanda’daki ilgiye değinmeden de geçmemek gerek. Özellikle Polonya izleyicisinin yalnızca kendi takımlarının maçlarında salonda yer alması 2022 Milletler Ligi'ndeki ev sahipliğiyle Türkiye’nin voleybol ülkesi olma anlamında ne denli yol katettiğini gösterdi.

Diğer taraftan yolculuk sürelerini ve masraflarını kısmak amacıyla oluşturulduğu söylenen turnuva formatı daha önce eşine pek rastlanan cinsten değildi. Finale kadar, Polonya’da oynayan takımlarla Hollanda’da oynayan takımlar birbirleriyle karşılaşmadılar. Böylelikle iki ülkede iki turnuva düzenlenmiş ve bu iki turnuvanın kazanan takımları birbiriyle son bir maç oynamış gibi bir sonuç ortaya çıktı. Bu durum, şampiyonada takımların sonuca giderken oluşturacakları sürprizleri aza indirirken rekabeti de aynı şekilde aşağı çekti. Sıra dışı formatıyla FIVB, şampiyonada sınıfta kaldı.

Bireysel olarak turnuvaya net şekilde damga vuran birkaç oyuncudan biri olan Paolo Egonu da saha dışında konuşulacak açıklamalara imza attı. Üçüncülük maçının ardından menajeriyle girdiği diyalogda İtalya Milli Takımı’nı bırakacağını söylediği iddia edilen Egonu, eğer söylenenler doğruysa maruz kaldığı ırkçılık ve kendisine her mağlubiyet sonrası yapılan psikolojik baskılardan sıkılmış. Doğru olmadığını umduğumuz bu olayın sonucunda yaz aylarında Egonu’yu izlemekten mahrum kalacak olma olasılığımız da ayrıca üzücü.

Son olarak; Filenin Sultanları’na değinmeden turnuva bahsini kapatmak olmaz. Milli Takım, kendisinden umulanın uzağında bir dereceyle turnuvaya veda etti. Ancak belki de ülkenin kredisi ve kaybetme lüksü en fazla olan takımının çeyrek finalde elenmesinden ziyade vedanın şekli ve özellikle ikinci tur grubundan itibaren baş gösteren uyumsuzluk eleştirilere sebep oldu. Koçla oyuncuların arasında olması muhtemel sorunlar, istikrarsız performanslar ve mental dayanıksızlık, sonuçta elenmemize sebep oldu. Tabii ki her turnuvadan, her maçtan zaferle ayrılmak mümkün değil. Bunun yanında kayıplara rağmen sahaya konan mücadele asıl beklentiyi oluşturuyor. Milli Takım’ın kazanmaktan öte kazanmayı istemekten uzak oluşu umutları yıkan durum oldu. Üstelik tüm olumsuzluklara rağmen oyuncularımızın eleyebilecekleri bir rakip olan ABD’ye kaybetmeyi normalleştiren açıklamaları da üstüne tuz biber ekti. Elbette bu takımı tek turnuvayla yargılamak doğru değil. Ancak kısa ve net şekilde ifade etmek gerekirse bu yaz, o hep beklenen yaz olamadı maalesef.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

🏐 Kadınlar Dünya Voleybol Şampiyonası #3

Turnuvanın Ardından

18 Eki 2022

InsidetheGames

YAZARLAR

Ahmet Bozkurt

https://aposto.com

İLGİLİ OKUMALAR