Kayıt dışı istihdam: Asgari ücretin de altında maaşlar

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Düzensiz göçün siyasi ve toplumsal etkilerine ek olarak, ekonomik sonuçlarını Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi bölümünden Prof. Dr. Ceyhun Elgin ile ele aldık. Kayıt dışı ekonomi üzerine çalışan Ceyhun Elgin, düzensiz göçün işgücü piyasaları ve kayıt dışı istihdama etkisini değerlendirdi.

Elgin, düzensiz göçün, her ülkede olduğu gibi Türkiye’de de kayıt dışı ekonomide istihdam edildiğini belirterek şunları söyledi:
"Göçün yaşandığı her yerde, göçmenler, genelde daha az beşeri sermayeye sahip oldukları için, ekonomiye kayıt dışı istihdam üzerinden dahil olurlar. Göçmenler özellikle, emek-yoğun sektörlerde faaliyet gösteren firmalarda istihdam ediliyor. Türkiye’ye gelen düzensiz göçmenler de büyük çoğunlukla şehirlere yerleşiyor. Bu insanlar daha az beşeri sermayeye sahip oldukları için istihdam edilebilecekleri yegane yer kayıt dışı ekonomi oluyor. Bu da asgari ücretin de altında maaşların verildiği, sigorta yapılmayan ve iş güvenliğinin olmadığı bir ortamda çalışmak anlamına geliyor. Bu durum da işverenler için maliyet kazancı yaratıyor."
Kayıt dışı istihdam ve ihracat arasındaki ilişkiye de değinen Ceyhun Elgin, “Kayıt dışı ekonominin ihracata göreceli bir katkısının olduğunu söyleyebiliriz. İhracat yapan bir ülke olmanız için ya sattığınız ürünlerin katma değeri yüksek ve uluslararası piyasada talep edilen ürünler olması gerekiyor ya da maliyet avantajına sahip olmanız gerekiyor. Kayıt dışı istihdam da bu maliyet avantajını artırabiliyor. Ancak, maliyetleri düşürerek ihracat avantajı kazanmaya çalışmak sürdürülebilir bir model değil.” diyerek işgücünün ve üretim maliyetlerinin daha ucuz olduğu bir ülkenin piyasaya girmesi durumunda ihracat avantajının da kaybedileceğini belirtti.
Prof. Dr. Ceyhun Elgin, düzensiz göçün artırdığı kayıt dışı istihdamın ihracat için kısa vadeli bir maliyet avantajı yaratacağını ancak bunun sürdürülebilir bir ihracat modeli olmadığının altını çiziyor. Son olarak, Türkiye’deki işgücü piyasasına da değinen Elgin, Türkiye’de işgücü piyasasının kronik sorunları olduğunu belirtiyor.
“Mesela, 2021 yılında Türkiye ekonomisi reel olarak %11 oranında büyüdü ancak bu rekor büyüme döneminde bile işsizlik oranlarında anlamlı bir düşüş olmadı. Bu, Türkiye’de ekonomik büyümenin istihdam yaratamadığını ve işgücü piyasasında kronik sorunların olduğunu ortaya koyuyor. Kayıt dışı istihdam da bu kronik sorunlardan biri. Demografik olarak bakıldığında, düzensiz göçün yaratacağı nüfus artışıyla Türkiye’de nüfusun 100 milyon seviyesini aşacağı öngörülüyor. Bu nüfus artışı işgücü piyasalarında istihdam yaratılması için büyük bir baskı oluşturacaktır. Bu durumda da insanlar asgari ücreti kabul etmek zorunda kalacaklardır. Kayıtlı ekonomide iş bulamayan ise kayıt dışı ekonomide asgari ücretin de altındaki rakamları kabul etmek zorunda kalacaklardır."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Spektrum Dosya'nın ilk sayısında Türkiye'nin göç politikasın sermayenin tercihleri, Avrupa Birliği ve kayıt dışı istihdam boyutlarıyla ele alıyoruz.
19 May 2022

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.



