Kimdi Bu Aldous Huxley?

Aldous Huxley’nin Çocukluk Yılları
Kimdi Bu Aldous Huxley?

 

Aldous Leonard Huxley, İngiltere’nin küçük bir kasabasında seçkin bir ailenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Büyükbabası zoolog ve Darwin’in sıkı bir savunucusu, babası “Cornhill” dergisinin sahibi, annesi ise şairdi. Kardeşi Noel Trevenen Huxley, tıpkı büyükbabası gibi biyolojiyle ilgileniyordu. Kendi elleriyle hayata dur diyen Trevenen Huxley’nin ölümü, Aldous’u en çok etkileyen çocukluk travmalarından biri olarak onu hep kovaladı. Ayrıca 14 yaşındayken annesini kaybetti ve babası tekrar evlendi. O sıralarda sol gözündeki keratit nedeniyle üç yıl boyunca kör kaldı. Bu, doktorluk hayallerinin de sonunu getirdi ama aynı zamanda iç dünyasına yönelmesine ve yazmaya başlamasına olanak sağladı. Gözü daha sonraları iyileşse de ömrünün sonuna kadar sol gözüyle başı dertte olacak, hiçbir zaman eski sağlığına kavuşamayacaktı.

 

Gençliği-Orta Yaşları

17 yaşında ilk romanını çoktan yazmıştı fakat 1921 yılına kadar yayımlamadı. Oxford’da İngiliz Edebiyatı okudu ve yazarlık kariyerine burada başladı. “Oxford Poetry” adlı dergide kısa hikayeleri ve şiirleri yayımlandı. I. Dünya Savaşı’na gönüllü olarak katılmak istedi fakat “görme kaybı” sebep gösterilerek reddedildi. Üniversiteden mezun olduktan sonra babasının himayesinde yaşamak ve onun üzerinden geçinmek istemediği için bir yıl boyunca Eton Üniversitesi’nde Fransızca dersleri verdi. Burada George Orwell (Eric Blair), Steven Runciman gibi başka önemli yazarlara öğretmenlik yaptı. 

Sınıfa hakimiyeti berbat olarak anılsa da, öğrencileri Huxley’nin dil hakimiyetinin muhteşem olduğunda hemfikirdiler.

Daha sonraları Huxley, Billingham’da Kimya Laboratuvarları’nda çalıştı. Burası “Cesur Yeni Dünya” adlı distopyasını yazarken ilham aldığı en önemli yerlerden birisiydi. Burada Bertrand Russel, Alfred North Whitehead ve Clive Bell gibi isimlerle tanıştı ve ona edebiyat dergisi olan Athenaeum’u tekrar canlandırmayı teklif ettiler, Huxley de bu teklifi geri çevirmedi. Ardından bir mülteci olan Maria Nys ile evlendi ve bir oğulları oldu. Birkaç yıl sonra oğullarını da alıp İtalya’ya gittiler ve Huxley burada, dostu ve bir yazar olan D.H. Lawrence’ı ziyaret etti.

Aldous Huxley

 

Cesur Yeni Dünya

Ütopya mı Distopya mı?

''Ütopya'' bazen ''yok yer'' anlamına gelir, Yunanca ''ou-topos'' kelimesinden türetilmiştir; bazılarıysa onu ''euro''daki eu (yu) sesiyle telaffuz eder, bu durumda da ''sağlıklı yer'' veya ''güzel yer'' manasına gelir. Bu, Sir Thomas More'un 16. yüzyılda kaleme aldığı Ütopya adlı eserindeki kelime oyunudur. Distopya ise arzulanmayan ve hiçbir güzelliği barındırmayan evrendir.

Cesur Yeni Dünya 1932 yılında yayımlandı. O vakitler İngilizce’de “cesur” anlamına gelen “brave” kelimesi “güzel” anlamını taşıyordu. Yani kitabın ismine “Güzel Yeni Dünya” diyebiliriz. Peki bu dünyayı güzel kılan neydi? 

Cesur Yeni Dünya, bakış açınıza göre ya kusursuz bir ütopya ya da onun çirkin bir zıttı olan distopyadır. İnsanlar güzeldir; hastalıklardan, endişelerden uzak ve muaftır ama bu muaflık cennetvari değildir.

Kitap AF(After Ford) 632 yılında geçiyor. Ford, kitap yazılırken T Model araçlarını tanıtıyordu ve tabiri caizse tanrı gibi kendisine tapılıyordu.

 Kitaptaki bu evrende şartlandırılmış duygular, kalıcı olmayan ilişkiler vardı ve bireyselliğe asla izin verilmiyordu. Herkes herkese aitti. Çünkü burası cesur bir dünyaydı.

Yazar, Cesur Yeni Dünya için yıllar sonra yazdığı önsözde şu satırları dile getirir:

''Geleceğin en önemli Manhattan Projeleri, politikacıların ve katılan bilim insanlarının ‘mutluluk sorunu’ adını vereceği konuda -diğer bir deyişle insanlara köleliklerini sevdirme sorunu konusunda-, devlet sponsorluğunda yürütülecek büyük çaplı araştırmalar olacaktır. Ekonomik güvence olmazsa kölelik sevgisi hayata geçirilemez; kısacası, güçleri kendinde toplayan hükümet ve idarecilerinin kalıcı güvence sorununu çözeceklerini varsayıyorum. Fakat güvenceler, kolaylıkla varmış gibi kabul edilirler. Güvencelerin sağlanması salt yüzeysel, dışsal bir devrimdir. Kölelik sevgisi, insan zihin ve bedenlerinde derin ve kişisel bir devrimin sonucu olarak oluşturulmadıkça başarılı olamaz.’’

İlginçtir ki; yayımlandığı tarihte birçokları tarafından sertçe eleştirilmiş, dünyadaki birçok okul ve kütüphane kitabın okutulmasını yasaklamıştır. Bugün bile hala yasaklı listelerdedir.

Aldous Huxley
Aldous Huxley

Cesur Yeni Dünya’da açlık yoktu, savaş yoktu, hatta ölümün vakitsizliği bile yoktu. Ne zaman öleceğinizi düşünmeniz faydasızdı, çünkü doğduğunuz an belliydi öleceğiniz tarih. Hem de saniyesine kadar. Peki, ne vardı bu yeni dünyada? Bu kitap elinize geçtiği takdirde, cesur bir dünya ile karşılaşacaksınız. Cesurluğunu, korkaklığından alan bir dünya bu.

 

Huxley ve The Doors Grubu

Huxley, 1937’de ABD’ye gitmek üzere Avrupa’dan ayrıldığında ününün doruğundaydı. Aynı yıl, ikliminin gözlerine iyi geleceği inancıyla Kaliforniya’ya yerleşti ve ölünceye dek orada yaşadı.

 ‘’Tanrı ölecek ve mutluluk tüm dünyayı esir alacak.’’ California’ya gittikten sonra karşılaştığı ifadesiz suratlar, uyuşturucu ve sınırsız seksten sonra bu cümleyi dile getirdi. 1954 yılında yayımlanan “The Doors of Perception” ve bu kitabın devamı niteliğindeki “Heaven and Hell” geniş yankılara yol açtı. Kitap “beat kuşağı”nın başucu yapıtlarından biri oldu. The Doors adlı müzik topluluğu, adını bu kitaptan esinlenerek aldı. Zaten yazar da, İngiliz şair William Blake'in yazdığı bir şiirden esinlendi bu ismi. Huxley kitapta, bir tür uyuşturucu olan meskalin sayesinde yaşadığı deneyimleri paylaştı.

 

Kaliforniya’da Bir İngiliz

Amerika’da senaryo yazarı olarak çalışıyordu ve haftada 3.000 Amerikan Doları kazanıyordu (2021 yılına göre bu miktar 50.000 doları buluyor). Tüm parasını Nazi baskısından kaçmaya çalışan sol görüşlü yazarlar ve bilim insanları için harcıyordu.

Öğrencisi George Orwell “1984” adlı kitabını yayımladığında ona tebriklerini bir mektup yoluyla iletti: Gelecek birkaç nesil içinde hükümetler, hapishanelerin ve şartlandırmaların bir işe yaramadığını; hipnozun hapishanelerden daha etkili olduklarını keşfedecekler. Böylece insanları sorgulamak daha kolay olacak ve onları köleliğe, daha kolay alıştıracaklar.”

Aldous Huxley
Aldous Huxley

ÖLÜMÜ VE CESUR YENİ DÜNYA’DAN BİR ALINTI

Ünlü ve başarılı yazar Aldous Huxley 69 yaşına geldiğinde gırtlak kanserine yakalanmış ve konuşamaz hale gelmişti. Karısına “LSD 100microgram, kas içi” yazan bir kağıt verdi. İlk dozdan tam bir saat sonra ikinci dozu aldı ve birkaç saat sonra hayatını kaybetti. Aldous Huxley’nin ölüm haberi medyada büyük ses getirmedi. Çünkü dönemin Amerika Birleşik Devletleri Başkanı John F. Kennedy de o gün suikasta kurban gitmişti. 

Meraklısı için Aldous Huxley’nin mezarı. Bu siteden birçok ünlü kişinin mezarlarını bulabilir ve inceleyebilirsiniz.

 

‘’Entelektüel üstünlüğü, ahlaki sorumlulukları da beraberinde getiriyor. İnsan ne kadar yetenekli olursa, insanları yoldan çıkarma gücü de o kadar büyük oluyor. Birçok insan yoldan çıkacağına, bir tek insan acı çeksin, daha iyi. Meseleyi tarafsızca düşünürseniz siz de anlarsınız ki Bay Foster, hiçbir suç, davranış bozukluğu kadar bağışlanmaz değildir. Cinayet sadece bireyi öldürür; sonuçta birey nedir ki? Elinin tersiyle, sıra sıra mikroskobu, deney tüpünü ve kuluçka makinesini işaret etti. Kolayca yeni bir birey üretebiliriz, hem de istediğimiz kadar. Uyumsuzluk, bir tek bireyin hayatından çok daha fazlasını tehdit etmektedir; doğrudan, Toplum’un kendisi için bir tehlike oluşturur.’’

-Cesur Yeni Dünya/Aldous Huxley

 

HAFTAYA

Haftaya Ernest Hemingway'in hayatını ve eserlerini yakından tanıyacağız. O güne dek kendinize iyi bakın, hoşça kalın.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Yıldızlı Bir HikâyeYıldızlı Bir Hikâye

BÜLTEN SAYISI

Aldous Huxley ve Cesur Yeni Dünya

Güzel Yeni Dünya'yı Keşfediyoruz!

20 Şub 2021

Aldous Huxley ve Cesur Yeni Dünya

YAZARLAR

Yıldızlı Bir Hikâye

Edebiyata ve sanata yön veren isimlere, hayatlara ve eserlere tanıklık edeceğin bir yayın.

İLGİLİ OKUMALAR