
Tüm hayalperestlere merhaba! E-posta kutunuzda başlattığımız dünya turumuzda son bültende tüm hazırlıkları tamamlayıp Bozburun limanından seyre başlamış ve rotamızı ilk durağımız olan Knidos’a çevirmiştik.
Ayrıca dünya turumuzun seyrini değiştirecek bir sonraki liman seçimlerini de sizlerin seçmesini istemiştik hatırlarsanız. Oylama sonucu Knidos limanında ayrıldığımızda rotamızı Kos Adasına çevireceğiz ve ilk ülke değişikliğimizi yaparak dünya turumuzu resmen başlatmış olacağız. Maceraya devam etmeden önce, anketlerimizde gelen sorulara değinmek istiyorum. Öncelikle çok değerli ve motive edici yorumlar gelmiş, bu nedenle çok teşekkür ederiz. Bu zor günlerde biraz olsun farklı bir dünyaya adım atmanıza sebep olmuşuzdur umarız. Sorulara gelirsek eğer;
-Covid-19 dolayısı ile yaşanan engellerden bahsedilmesi konusunda bir talep gelmiş. Bildiğim kadarı ile şu anda iş veya özel izin çıkartılmadı ise hiçbir Avrupa ülkesi tekne ile girişe izin vermiyor. Özellikle Türkiye bayraklı bir teknemiz var ise, bu süreç daha da zorlaştırıyor, aşı farklarından dolayı. Fakat özellikle tekne transferi gibi özel iş amaçlı seyahatlerde sorun çıkmıyor. Ülke değiştirdikçe güncel Covid-19 kısıtlamaları ile ilgili bilgi paylaşmaya çalışacağız, fakat hayal ürünü dünya turumuzda bu konuyu sizlere tekrar tekrar hatırlatmak istemiyoruz😊
-İlk hafta teknemizi seçerken daha çok boyut ve teknik özellikler özelinde paylaşım yapmıştık. Takipçilerimizden bazıları da haklı olarak dünya turu için hangi tekne en iyisidir diye öğrenmek adına bir marka belirtmemizi talep etmiş. Bu konuda ben kişisel olarak hala bir marka önerisi yapmayı doğru bulmuyorum çünkü tamamen ekibin ne kadar konfor, teknik özellik veya performans aradığına göre değişecektir. Yine de Boating Geeks tarafından hazırlanmış, dünya turu için en ideal 10 tekne listesini burada paylaşıyorum 😊
Bu tarz soru ve önerilerle bizleri yönlendirmeye devam ederseniz çok sevinirim. Hadi maceraya devam edelim!
Bozburun-Knidos arası seyir
Bozburun limanından çıkıp Knidos’a yaptığımız seyirde dikkat etmemiz gereken bazı noktalar var. Örnek olarak;
-Bozburun limanının içinde bulunduğu Yeşilova körfezinin kuzey kıyısında rüzgâr genelde batıdan eser,
-hemen karşıdaki Simi adası ile körfez arasında kalan bölgede esen kuzeybatılı rüzgâr ise öğleden sonra ciddi şekilde dalga yaratır. Bu nedenle seyrimizde konforu sağlamak adına bu bilgileri göz önüne aldık.
Peki bunlar ne anlama geliyor?
Bozburun’dan çıkıp Simi adasına doğru seyir yaptığımız süreçte rotamız tahminen 270 derece olacak ve rüzgâr da batılı estiği için o da 270 dereceden geliyor olacak. Rüzgârı tam karşıdan alırken yelken seyri yapmamız imkânsız ise, nasıl ilerleyeceğiz? Bu konuyu daha sonra detaylı bir şekilde inceleyeceğiz fakat yeri gelmişken basitçe anlatalım istiyorum.
Yelken seyrinde rüzgârı hangi açı ile aldığımız çok önemlidir. Genelde 45 derecenin altındaki bir açı ile rüzgâr alınıyor ise, seyir yapmak imkânsız hale gelir ve yelkenlerimiz pırpırlar yani rüzgârın yarattığı basınç ile dolamadıkları için boşa sallanır. Yelkenlerin çalışma prensibini ( Bernouilli Prensibi) daha sonra detaylı inceleyeceğimiz için şimdilik bu kadar bilgi vererek devam ediyorum.
Rüzgâra karşı gidemediğimizi biliyoruz ve rüzgârı belli bir açı ile almamız gerektiğiniz de biliyoruz. Bu durumda yapacağımız şey belli, zigzaglar çizerek ilerlemek.
Tramola: Rüzgâr üzerine tırmanmaya çalışan bir yelkenlinin rüzgâra karşı seyrederken yapması gereken dönüştür. Tramola sırasında yelkenlerin, rüzgârı aldığı taraf değiştirilerek, seyre devam edilir. Amaç zig-zag yaparak hedefe ilerleyebilmektir.
Dikkat ederseniz tramola rüzgar üzerine tırmanmaya çalışırken yapılan manevralara deniyor, peki rüzgarı arkamızdan aldığımızda mavera yaparsak bu yine tramola mı oluyor? Elbette hayır😊
Kavança: Rüzgarı kıç taraftan aldığımızda yelkenlerin yer değiştirmesi ile yaptığımız manevradır.
Seyir sırasındaki manevraları kısaca anlamış olduk ve Bozburun limanından Knidos’a giderken ne zaman tramola, ne zaman kavança atmalıyız az çok biliyoruz artık. Merak etmeyin, dünya turumuz boyunca binlerce kez daha tramola ve kavança atacağız bu nedenle zamanla daha da netleşecektir.
Knidos’a varış
Asırlardır ticaret yollarında seyir yapan denizcilere sığınak olan Knidos limanı, kendini son ana kadar saklayan Knidos Feneri Fl(2) 10s 104m 14M (36°41’12”K-27°21’48”D) ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış Knidos Antik Kenti ile basit bir limandan çok daha fazlasıdır.
Limana güneyden gireceğimizi düşünürsek, kıyıdan 150 metreye kadar uzanan eski mendireğin su altında kalan uzantısına dikkat etmemiz gerekmekte. Eski mendirek burada bir sığlık oluşturuyor ve bir sürü denizci ne yazık ki limana girişte gerekli araştırmaları yapmadığı için sorunlar yaşıyor.
Knidos küçük bir liman olmasına karşın çok tekne barındırır genellikle, fakat bizim sana turumuzda şansımıza koy boş😊 bu nedenle koy içinde rahatça alargada kalabiliriz. Alargada kalmak kısaca; teknenin burnunu rüzgâra çevirip, yavaş yavaş tornistan yaparak (geri vites gibi düşünebilirsiniz) aynı zamanda da demiri deniz tabanına doğru bırakarak demirlediğimiz bir tekniktir. Belki koy içerisinde veya bir limanda denizin ortasında sadece teknenin başından aşağı demir bir zincir inen ve bu sayede sabit duran tekneler görmüşsünüzdür. İşte alargada kalmak tam olarak budur. Bu demirlemede teknenin burnu devamlı rüzgâr yönüne doğru dönecektir. Bu nedenle dikkat edilmesi gereken çok farklı değişkenler olsa da en önemlisi rüzgâr 360 derece dönse bile bizim bu 360 derece dönüş esnasında demir zincirimizin boyu kadar yarıçapta döneceğimizi de hesaplayarak pozisyon almak olacaktır.
Yanaşma (aborda) bir iskeleye bağlanma olarak düşünüldüğünde, demirleme ise tahmin edeceğiniz gibi sadece demir ve çapamızın deniz tabanına serilmesi ile sürüklenmemizi engelleyen bağlanma sistemi olarak uygulanır. Artık yeni teknolojiler ile tek başına demir atmak çok daha kolay, örnek olarak dümenin yanına konan bir tuş sayesinde demir atma mekanizmamızı çalıştıran ‘ırgat’ uzaktan kontrol edilebilir ve tek başımıza hem tornistan ile geriye doğru giderken hem de demirimizi atabiliriz. Teknede başkaları var ise, çok iyi bir iletişim gerektiren demir atma süreci, bazen gerginliklere de yol açabilir😊

İlerleyen yazılarda alargayı tekrar inceleyeceğimiz gibi elbette bir iskeleye yanaşma (aborda) için de neler yapılması gerekiyor, püf noktalar nelerdir, hep birlikte göreceğiz.
Knidos limanına yanaşıp mükemmel gün batımını izlemezsek elbette olmaz, fakat benim önerim limanın hemen yanındaki antik kenti de gezmeniz. Daha önceden kendi gözleri ile gören okuyucularımız eski anılarını tazelerken, ziyaret etme şansı bulamamış okuyucularımız buradan bu mükemmel antik kentte kısa bir gezintiye çıkabilir.
Bu haftalık seyrimizin sonuna gelip, mükemmel Knidos’da gün batımına doğru hayallere dalarken önümüzdeki hafta rotamızı Kos adasına çevireceğimizi hatırlatalım istedik. Kos adasını sizlerin oyu ile seçmiştik hatırlarsanız. Yunan adalarındaki gezimize Kos ile başlayıp sonrasında nereye gideceğimizi seçmek için ise buradaki anketi doldurmayı unutmayın lütfen.
2 hafta sonra Kos adasında görüşmek üzere!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş


