Kobani davasında ilk duruşma


Kitaplara ve yazarlara dair içeriklerin tam adresi: tamadres Jack London'ın kütüphanesinde 15 bin kitap olduğuna, Virginia Woolf'un bütün eserlerini ayakta yazdığına, Franz Kafka'nın arkadaşından bazı eserlerini yakmasını istediğine, Tolstoy'un evini terk ettiğinde 82 yaşında olduğuna dair rivayetler çoğu zaman ilgi çekici olmuştur. Zira insanı ve dünyayı anlatmayı görev edinen yazarların yaşamlarına dair izlere rastlamanın yazar ve okur arasındaki bağı güçlendirdiği söylenebilir. Durum böyleyken yazarların düşüncelerine, duygularına, dünyalarına, hikâyelerine kitapları dışında şahitlik etmek önem kazanır. Bu gerçeğin farkında olan, hem okurları hem de kültür sanat dünyasını besleyebilecek bir kitap satış sitesi oluşturmak fikriyle hayata geçen tam adres ; özel içerikleriyle okurları yazarların ve edebiyatın dünyasına bir adım daha yaklaştırıyor. tamadres Blog: tam adres diğer kitap alışveriş sitelerinden kültür, sanat ve edebiyat konularında özel temalar etrafında oluşturulmuş içerikler, kurgu ve kurgu dışı eserler hakkındaki inceleme yazıları, söyleşiler ve yazarlar tarafından tam adres ’e özel yazılmış yazılar yayımladığı blogu ve güncel video içeriklerle zenginleştirdiği YouTube kanalıyla ayrılıyor. İskender Pala'nın aşk üzerine düşüncelerini paylaştığı bir yazı, Eyüphan Erkul'la son kitabı hakkında yapılan bir söyleşi, çocuk kitapları yazarı Anıl Basılı'nın kitap önerileri, Vedat Ozan ve Beşir Ayvazoğlu gibi isimlerin çaya dair düşünceleri gibi birçok özgün içeriğe erişim sağlanabiliyor. Mart ayında "kadın", nisan ayında "çocuk" gibi temalarla oluşturulan yayın planları; tam adres 'in her geçen gün genişleyen kitap kataloğundaki ürünlerdeki kampanyalarla da birleştiriliyor. tam adres 'in YouTube kanalı da nitelikli video içeriklere ev sahipliği yapıyor: Okurlar farklı kategori ve temalarda örneğin Ahmet Ümit'le bir söyleşiyi, Serhat Yabancı'yla aile, evlilik ve ilişkiler üzerine bir sohbeti izleyebiliyor, Bana Bir Masal Anlat serisi ile sesli masallar dinleyebiliyor. tam adres tüm bu özel içeriklerle okurları edebiyatçıların, yazarların dünyasına bir adım daha yaklaştırıyor. tam adres : Yayıncılık sektörünün çeşitli alanlarında çalışmış dinamik bir ekibin hem okurları hem de Türkiye’nin kültür sanat dünyasını besleyebilecek bir kitap satış sitesi oluşturma hedefiyle kurduğu tam adres 2020’nin en çok okunanlarını da kitapseverlerin ilgisine sunuyor . Aposto10 kodunu kullanan Aposto! okurları, kitap kategorisinde yapacakları 75 lira ve üzeri alışverişlerde 1 Haziran 2021 tarihine kadar sepette %10 ekstra indirim kazanıyor. Dönemlik temaları kapsamında düzenlediği kampanyalar ve çok satanlarda ücretsiz kargo gibi avantajlarıyla okurun yanında olduğunu daima hissettiren tam adres 'teki güncel fırsatları keşfetmek için bu bağlantıyı ziyaret edebilir, içeriklerden haberdar olmak için ise tam adres ’i Instagram’da takip edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Halkların Demokratik Partisi eski Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında olduğu 108 kişi hakkında açılan "Kobani olayları" davası geçtiğimiz pazartesi günü Ankara’da başladı.
• Arka plan: Eylül 2014’te IŞİD’in, Kürt nüfusun yoğun olduğu Kobani bölgesine saldırılarını yoğunlaştırması üzerine HDP, bölgede kontrolün ele alınması için Türkiye’nin terör örgütü olarak gördüğü YPG’nin ülke sınırları içinden silah nakli yapmasına izin verilmesini talep etmişti. Taleplerinin karşılık görmemesine tepki olarak ise sokağa çıkma ve protesto çağrısında bulunmuştu. 6 Ekim’de başlayan, HDP'nin "Erdoğan'ın 'Kobani düştü, düşüyor' açıklamasından sonra" şiddetlendiğini söylediği protestolarda İnsan Hakları Derneği'nin raporuna göre 46 kişi hayatını kaybetmiş, 682 kişi yaralanmış ve 323 kişi tutuklanmıştı. Ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına göre olaylarda 197 okul yakılmış, 269 kamu binası tahrip edilmiş, 1.731 ev ve işyeri yağmalanmış, 1.230 araç zarar görmüştü.
• İddianame: Dava dosyası 3.530 sayfalık bir iddianame ile 324 klasör delilden oluşuyor ve sanıkların 29 ayrı suç istinadıyla 38 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 19.680'er yıl hapsi isteniyor. Ankara Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede sayılan suçlar arasında “devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma”, “öldürme”, “öldürmeye teşebbüs”, “mala zarar verme”, “devletin egemenlik alametlerini aşağılama” bulunuyor.
• Duruşma: Avukatların tamamının duruşma salonuna alınmaması sebebiyle ergin başlayan duruşmada mahkeme heyeti, Covid-19 tedbirleri kapsamında salona 100’den fazla avukat alınamayacağını ifade etti. Bunun üzerine sanık avukatları, izleyicilerin çıkartılıp yerine avukatların alınmasını talep etse de kabul edilmedi. Avukatların bir kısmı dışarıdayken kimlik tespiti yapılmasını kabul etmeyen sanıklar, avukatları olmadan sorulan sorulara cevap vermeyeceklerini belirttiler. Kimlik tespiti sırası kendisine gelen Selahattin Demirtaş şunları söyledi:
“Buraya susmaya değil konuşmaya geldik. Yargılanmaya değil, yargılamaya geldik. Avukatların sayısı belliydi. Her bir sanık için üç avukat olsa da 100’den fazla avukat olacaktı. Mahkeme salonunun kalabalık olacağı önceden belliydi. Bu sorunu çözebilirdiniz. Gerçekten yargılamanın devam etmesini istiyorsanız ara verip bu sorunu çözebilirsiniz. Bilgilerimizi tabii ki mahkemeye vereceğiz. Sormak istediğiniz her türlü soruyu sorabilirsiniz, biz de savunmamızı yapacağız. Yıllardır yargılama yapıyorsunuz. Bizi onlarla karıştırmayın. Sesinizi yükseltmeyin. Karşınızda çocuk yok. Türkiye’nin üçüncü büyük partisinin meclis grubu, eş başkanları karşınızda. Her ne kadar sanık sandalyesinde otursak da halkın iradesini temsil ediyoruz. Bizler medeni insanlarız. Daha önce darbecileri yargıladınız. Ama bize o muameleyi uygulayamazsınız. Bir duruşma salonunda avukatların bulunması gerekir. Yargılama usulen uygun gibi gözüksün istiyorsanız avukatlar girsinler. Ben orada değilim. Yanımda avukat yok, duruşma salonunda avukat yok. Şu anda duruşma salonunda aleyhime bir şey tespit etme şansım yok. Baskı ortamında yargılamayı yapsanız da avukatların buraya girmesi gerekiyor.”
• Tepkilere rağmen avukatları içeri almayan heyet, avukatların Kobani eylemleri nedeniyle daha önce yargılanan kişilerin dosyasının ayrılması ve Figen Yüksekdağ ile Sebahat Tuncel’e söz hakkı verilmesi taleplerini de reddederek iddianamenin okunmasına geçti.
• İddianamenin okunması sırasında Selahattin Demirtaş’ın “128 milyar dolar nerede?” yazılı bir kağıdı SEGBİS kamerasına gösterdiği görüldü.
• İddianamenin okunmasının tamamlanmasının ardından söz verilen Demirtaş ve Yüksekdağ öğleden sonra konuşulan hiçbir şeyi duyamadıklarını, ekrana yazılar tutmalarına rağmen dikkate alınmadıklarını söyleyerek heyete tepki gösterdi. Sebahat Tuncel de şunları söyledi:
“Bize rağmen kimlik testi yaptınız, iddianame okudunuz, şimdi buna adil yargılama mı diyeceksiniz? Hukuk maddelerini çok iyi biliyor olabilirsiniz. Ama hukukun bir de ruhu vardır. Hangi ruhla, hangi zihniyetle burada yargılama yapıyorsunuz. Asıl önemli olan budur.”
• Tepkiler: Duruşma öncesi ve sonrası mahkeme önünde basın açıklaması yapmak isteyen ancak polis engeliyle karşılaşan avukatlar “savunma susmadı, susmayacak” şeklinde slogan attı. Dava öncesi açıklama yapan Almanya Hükümeti İnsan Hakları ve İnsani Yardım Sorumlusu Bärbel Kofler de Almanya’nın mahkeme sürecini takip edeceğini belirtti ve "Türk makamlarının uluslararası boyutta sürekli eleştirilen HDP ve üyelerine karşı sert tutumları bugün Ankara'da başlayacak yargılama ile 2014’teki Kobani gösterileri bağlamındaki trajik olayların aydınlatılmasını şüpheli kılmaktadır," ifadesini kullandı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta hikâyelerimizde Suriye'de 26 Mayıs'ta gerçekleşecek seçimlere ve bu hafta başlayan Kobani davası duruşmalarına odaklanıyoruz.
29 Nis 2021

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.



