
Paket servis. bölümünde, her sayıda, sizden gelen bir temada üç film önerisinde bulunuyorum. Önerdiğiniz temanın ne olduğunda hiçbir sınır yok: Somut ya da soyut herhangi bir sözcük, bir kavram ya da bir his, bir ülke ya da bir mekan, bir yönetmen ya da oyuncu... Bu e-postaya cevap vererek, siz de tema önerinizi paylaşabilirsiniz.
Uzunca bir aradan sonra Paket Servis geçtiğimiz hafta soğumuş siparişleriyle geri dönmüştü. Bu hafta yine, muhtemelen kendisinin bile unuttuğu siparişini teslim etmek için sevgili arkadaşım Sezin Beldağ'ın kapısını çalıyoruz: Comfort zone demiş. Konfor alanını seven, konfor alanından çıkmakta çoğu zaman zorlanan biri olarak, bu konuda düşünmek bile beni konfor alanımdan çıkardı. Çok düşünmedim o yüzden açıkçası. Hatta her zamankinin aksine, daha popüler, daha kolaya kaçan önerilerle geliyor olabilirim. Fakat rahatsız edici, sınırları zorlayıcı ve konfor alanından çıkmakta zorlanan ben gibi izleyiciyi dürtükleyici önerilerdense, bu konuyu birer kendini-iyi-hisset filmi gibi ele alan önerilerde bulunmayı istedim.

İzlanda, Filistin, aşk ve canavarlar. İlk önerim gerçekten comfort zone deyince akla gelen ilk filmlerden biri herhalde: Ben Stiller'ın The Secret Life of Walter Mitty'si, hayal ve gerçek arasında gidip gelen, sıradan bir adamın konfor alanından çıkarak bir kahramana dönüştüğü bir fantezi. Gündüz düşleri ve sınırlarını aşmak üzerine, New York'tan Grönland'a, İzlanda'dan Himalayalar'a uzanan, tam bir kendini-iyi-hisset filmi. Gaza mon amour, Filistin'de geçen bir aşk hikâyesi olsa da özünde, çok absürt bir şekilde başlıyor ve ana karakterini konfor alanından çıkmaya çok absürt bir şekilde zorluyor. Balıkçılık yapan kahramanımızın başı, ağlarına takılan Yunan heykeli nedeniyle otoritelerle belaya giriyor. Onun konfor alanından çıkmasına, cesaretini toplayıp sevdiği kadına açılmasınaysa, heykelin, yanlışlıkla kopardığı ve kendine sakladığı bir parçası, penisi, neden oluyor. Son olarak geçtiğimiz yılın kıyıda köşede kalmış, eli yüzü düzgün ana akım yapımlarından Love and Monsters. Görsel efektleriyle (hak ettiği) bir Oscar adaylığı da kapmış film, dünyayı canavarların işgal ettiği bir kıyametin 7 yıl sonrasında geçiyor. O güne kadar hiç savaşmamış bir genç adam, kendi sığınağını terk edip sevdiği kızın bulunduğu bir diğer sığınağa yolculuk ediyor, aşkı uğruna canavarlarla savaşıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Zaman ve mekan, zamansızlıklar ve mekansızlıklar üzerine dert yanmalar, mutluluk üzerine bir klasik, ve konfor alanlarıyla ilgili film önerileri.
28 Kas 2021

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.
İLGİLİ OKUMALAR


