
2021 yılında yaşadığımız yangınların sonrasında, Aposto’da yer alan “Yastayım Hiç Kimse Bilmiyor” başlıklı yazımda yasın süreçlerine değinmeye çalışmıştım.
İsviçreli psikiyatrist Elisabeth Kübler-Ross tarafından geliştirilen modele göre, yasın 5 evresi bulunuyor: İnkâr, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme süreçleri. Bu süreçlere hızlıca göz gezdirelim.
- İnkâr evresi: Kayıp haberini aldıktan, yaşanılan acı olayı öğrendikten ya da deneyimledikten sonra yaşanan ilk evre. Bunun sonucundaki ilk tepki, durumu reddetmek oluyor. Böylesi bir üzüntünün hak edilmediği ya da bir yanlışlık olduğu gibi duygu ve düşünceler ağır basıyor.
- Öfke evresi: İnkâr evresinde kabul edilmemiş olan durum, bu aşamada sorgulanmaya başlanıyor. "Bu neden benim başıma geldi?" gibi sorular soruluyor. Burada öfke, bu duruma yol açtığını düşündüğümüz kişilere, yani kendimizce sorumlu bulduklarımıza doğru yönelebiliyor.
- Pazarlık evresi: Yaşanılan acı ve üzüntünün tamamen kabul edildiği evre. Olayın gerçekliği kabul edilmiş durumda yani. Öfke ile de barışılıyor ancak ihtimaller sorgulanmaya başlanıyor. Şöyle yapsaydım, oraya gitmeseydim, şunu demeseydim, şöyle önlem alsaydım, vs. Bu gibi sorgulamalar ve yaşanan olaylar sürekli zihinde dönüyor. Bu farklı ihtimaller düşünüldükçe hızla bir sonraki aşamaya, yani depresyon hâline doğru ilerleniyor.
- Depresyon evresi: Bu evre artık yorgun düşülen evre. Ağlama, uyku bozuklukları gibi bedende hissedilebilen zorluklar yaşanmaya başlıyor. Hayata karşı isteksizlik ortaya çıkıyor. Herhangi bir olasılığı düşünmenin anlamsız hâle geldiği ve öfkenin yerini bunalım hâlinin aldığı evre. Yaşanılan acılarla bu evrede yüzleşmeye başlanıyor ve yavaş yavaş bu acıyla birlikte yaşama hâli yerleşerek, kabul süreci yaklaşıyor.
- Kabullenme evresi: Artık bu evrede, meydana çıkan acıyla nasıl yaşanılacağı anlaşılmaya başlıyor. Diğer evrelerde yaşanan hisler öznesiz kalıyor, mevcut duruma alışma hâli başlıyor. Tabii hâlâ üzgün olmak, kayıplara özlem duymak da bu hâle eşlik edebiliyor doğal olarak. Ancak kabullenme evresi, hayata devam edebilmenin birincil koşulu. Çünkü hayat, her ne olursa olsun ilerliyor.
Kübler-Ross modeli herkes için her yas durumunda geçerli olacak diye bir şey yok. Ancak, Columbia Üniversitesi Kayıp, Travma ve Duygu laboratuvarı klinik psikoloji profesörü George Bonanno, bu modelin "bir yol haritası" olarak görülebileceğini belirtmiş. Yani üzücü durumlarda zaten insanlar zorluk çekmekteyken, bu durum ne kadar sürecek, ya da daha ne yaşayacağım gibi sorular içinde boğulurken en azından bir sistem olması sürecin daha rahat yürütülmesini sağlayabilir. Bunun karşıt görüşü ise, böyle bir sistem sunulması, insanların terapiye, desteğe ihtiyaçları olmadığını düşünmelerini sağlayabilir diyor. Neticede, kayıp yaşayan herkesin kendisi için destek mekanizmalarını göz önünde bulundurması gerekir. Yas sürecinin uzun zaman alabileceği aşikar. Buna göre acele etmeksizin bir yol haritası belirlemek ve hayatın bize destek olacağına güvenmek oldukça yardımcı olacaktır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İyi hissetmeye çalışmadan… Yasımızın yansımaları, yas ritüelleri, yasın evreleri.
12 Mar 2023

YAZARLAR

İçimdeki Dünya
İçimizdeki dünyaya yakınlaşabilir miyiz? Onu merakla keşfedebilir miyiz? Pratikler, ilhamlar, motivasyonlar ve şifa dünyasından haberler iki haftada bir posta kutunda!
İLGİLİ OKUMALAR


