küçük harflerin dayanılmaz cazibesi

Yazım kurallarına uymanın ve dilimize saygının bir gereği olarak büyük harflerin kullanıldığı yerlere elbette özen göstermeliyiz. Öte yandan edebiyat dünyasının bazı usta kalemleri ve reklam dünyasının yaratıcı sözcük cambazları küçük harflere tutkuyla bağlılar.
küçük harflerin dayanılmaz cazibesi

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Yıllar önce çok sevilen bir televizyon dizisinin ismi gazetelerden birinin TV sayfasında şu başlıkla yazılmıştı: "Size Baba Diyebilir Miyim?" Başlıktaki "miyim" soru ilgecinin, diğer sözcükler gibi büyük harfle başlatılması yanlıştı. 

  • Dil kuralına göre, “kitap, makale, tiyatro eseri, kurum adı vb. özel adlarda yer alan sözcüklerin ilk harfleri büyük yazıldığında ve, ile, ya, veya, yahut, ki, da, de sözleriyle mı, mi, mu, mü soru eki küçük harfle yazılır.”

Ne yazık ki başka dil hataları gibi küçük ve büyük harflerin kullanımında yapılan hatalara da sıklıkla rastlıyoruz. Teknolojik dönüşümlerle birlikte dijitalleşen medya organları baş döndürücü hızla geniş kitlelere ulaşırken, eğitim sistemimizdeki çöküşe bağlı olarak nitelik sorunları katlanarak büyüdü. Medya sektöründe kaliteli bir eğitim görmüş, yazım kurallarını bilen içerik üreticisi insan sayısı ne yazık ki çok azaldı. Yeni kuşaktan gazeteci, editör ve muhabirlerin hem sözcük dağarcıkları hem de dil bilgileri çok yetersiz. Sözlük ve yazım kılavuzu karıştırma, yayına vermeden önce yazdıklarını doğrulama merakları hiç yok. Dolayısıyla çarpık çurpuk yazılan haber ve metinlerle kuşatılmış durumdayız.

Şiir ve reklam metin yazımını bir kenara koyarsak, düz yazıyla kaleme alınmış edebi ve haber metinlerinde dilin yazım kurallarına uymak, o dile saygının bir gereği aslında. Tomris Uyar, Tanışma Günleri/Anları (1990-1994) yazılarında, Charles Bukowski'nin öyküleriyle tanışmasını şöyle anlatır: 

“Bukowski'yle tanışmam hiç hoş olmadı. Bütün tanışma anlarının keyifli olduğunu kim ileri sürebilir zaten?” 

Uyar, Bukowski’nin 25 Pejmürde Sefil adlı öyküsündeki yazar ben’i dilini eleştirerek, “modernliği, noktadan sonra küçük harf kullanmak sanıyor…” ile başlayan bir dizi olumsuz görüş dile getirir. 

Ancak dili eğip bükmek, kurallarını, sınırlarını zorlamak, edebiyatçıların başvurduğu bir yöntemdir. Şiir dünyasında daha çok rastlanan ama düz yazı metinlerde de Bukowski gibi cümleye küçük harfle başlayan, özel isimleri küçük harflerle yazan bazı edebiyatçılar vardır. Örneğin İkinci Yeni şiirinde yazım kurallarına uyulmamasına pek şaşırmayız. İkinci Yenicilerin genelde küçük harfleri tercih etmesi ve dizeye öyle başlamaları rastlantı değildir. Zira küçük harfler bir sözcüğü çabuk tanımayı ve onu kolay hatırlamayı kolaylaştırdığı gibi, okuma hızını da artırır. 

“kurşun eritip fesleğen dökmeye eski uzak bir yaz akşamı
bir yaşlı baba çıkar gelir bir uykudaki akış tükenir”

(Turgut Uyar, tükenen’e)

İkinci Yeni şairlerinden bazıları özel isimleri küçük harfle başlatıp kesme işaretiyle ayırmalarına rağmen dizeyi küçük harfle başlatırlar. 

“Dipsiz kuyularda anaların kahrı
azalmış galata’da iki deli çocuk
bacakları uzamış rıhtımda”

(Ece Ayhan, Gül Gibi Kanto)

İkinci Yeniciler cins isimleri özel isim gibi algılayarak dizelerdeki cins isimleri büyük harfle başlatmış, yazım kurallarına meydana okumuşlardı. 

Artık bir özel ad oldun ey Duman! 

(Cemal Süreya, Oteller Hanlar Hamamlar için Sürekli Şiir)

Edebiyatın şairlere sağladığı özgürlük ve yaratıcılık haklarının bir sonucu olarak dilin kurallarını bozma ayrıcalığını bir kenara bırakırsak, her dilin gündelik hayatta belli yazım kuralları olduğunu ve o dilleri kullanan insanların bu kurallara uymak zorunda olduğunu vurgulayalım. Yasa gereği olarak resmî yazışmalarda ve tüm merkezî sınavlarda geçerli olan Türkçe yazım kuralları, TDK tarafından hazırlanan—sürekli güncellendiği için olumsuz eleştirilen—Yazım Kılavuzu’nda yer almaktadır. Büyük harflerin kullanıldığı yerler ve uyarılar bu sayfalarda örneklerle açıklanmıştır.

Prof. Dr. Nevin Güner Yıldız, Özel Eğitim Bölümü Öğrencilerinin Türkçe Kullanım Hataları: Cümleye Küçük Harfle Başlayan Öğretmen Olur Mu?  başlıklı makalesinde öğretmen adaylarının Türkçe yeterlikleri hakkında çarpıcı sonuçlar sunuyor. Öğretmen adaylarının noktalama işaretlerini doğru ve yerinde kullanmama, imlâ hataları (-de ve -ki yazımı hataları, soru eki yazımı hataları, sözcüklerin yanlış yazımı, cümle başında küçük harf kullanımı, gereksiz yere büyük harf kullanımı vb.), yapısı bozuk olan cümle kullanımı (özne eksikliği, tamlayan/tamlanan eksikliği, nesne eksikliği) ve anlatım bozuklukları sorularını yanlış yanıtlama gibi hatalar yaptıklarını görüyoruz. Özellikle büyük-küçük harf kullanımı, “de”, “ki” ve “mi”nin yazımı ile ilgili yanlışlarla çok fazla karşılaşıldığı görülmüş. Bu sonuçlar bize, anaokulundan üniversiteye kadar öğrencilerin iyi kalitede Türkçe öğretimi ve örnekleriyle karşılaşamadıklarını düşündürmektedir. Yeterli düzeyde Türkçeye sahip olamayan eğitimcilerin öğrencilerine ne ölçüde bilgi sunabilecekleri konusu eğitim bilimciler tarafından bilimsel makalelerde sürekli tartışılıyor.

Küçük harf tutkusu

Dil yeterliği konusunda yeterince içinizi kararttığımı düşünerek, şu küçük harflere karşı duyulan sevginin nedenlerine eğilelim. MÖ 1400’lerde Fenikelilere dayandırılan Latin alfabesiyle oluşturulan fonetik yazıda önceleri sadece büyük harfler kullanılırken gereklilikler sonucu küçük harflerin kullanımına geçilmiştir. İmparator Charlemagne döneminde kolay okunabilen ve anlaşılır bir yazı formu olan Carolingian ufak harfleri bulunmuş. Alt ve üst uzantıları ile geniş aralıklı yazılması, okunaklı olmayı kolaylaştırmış ve bugün kullandığımız ikili alfabe sistemindeki küçük harfler doğmuştur.

Fransız bilişsel sinirbilimci Stanislas Dehaene’ye göre, sol beyinde yer alan sözcük tanıma bölgesinin nöronları sözcüğün önce harflerini incelemekte, harfleri birleştirerek sözcüğü tanımaktadır. Dehaene, beynin sözcüğü bütün olarak tanımadığınısözcüğü oluşturan harfleri tek tek ve ardışık olarak işlediğini söyler. Sözcüğün büyük veya küçük harflerle ya da karışık yazılmış olmasında bile aynı işlemler yapılmakta ancak küçük harflerle yazılan sözcükler daha hızlı tanınıp okunmaktadır. 

Genelde küçük harfleri okumanın büyük harfleri okumaktan daha zor olduğu düşünülür. Oysa durum böyle değildir. Karakterler ne kadar büyük olursa retina üzerinde o kadar fazla yer kaplamaktadır. Küçük harflerle yazılmış sözcükler görsel tanınma üstünlüğü nedeniyle zihinsel sözlüğümüze daha kolay yerleştirilmektedir. Bu durum aynı sözcüklerle ileride yeniden karşılaştığımızda zihinsel görüntüleri kullanarak sözcükleri tanımamıza yardım etmektedir. 

Binlerce markanın logo ve reklam sloganları ile karşılaşan gözlerimiz, saniyenin onda birinde bir markanın görüntülerini almakta, kaydetmekte ve üzerinde düşünmektedir. Sonraki zamanlarda markayı daha kolay hatırlamaktadır. Küresel şirketlerin çoğu, görsel üstünlükleri ve yararları nedeniyle reklamlarında küçük harfleri kullanmaktadır. Küçük harflerle yazılan metinler kolay özümsenir, daha insancıl ve sıcak bulunur, oysa büyük harfler karışıklık yaratmaktadır. Bu nedenle önemli markalar okunabilirliği ve çağrışım gücünü artırmak için küçük harfleri tercih ederler.

  • Öte yandan ikinci dalga feminizm hareketinin önde gelen isimlerinden bell hooks, her alanda olduğu gibi harflerin de birbiri arasında hiyerarşik bir yapı olmaması gerektiğini düşünerek ismini daima küçük harflerle kullanmıştır. Ülkemizde de feminist yazarların bir kısmı, metinlerini küçük harflerle yazarlar. 

Bir yanda vahşi kapitalizmin devasa küresel markaları, diğer yanda gözbebeğimiz şairler ve toplumsal cinsiyet alanında hiyerarşiyi reddeden siyasal akımlar, söyleyeceklerini küçük harflerle söylemişlerdir.

Sonuç olarak eğitim-öğretim ve iletişim alanındaki uygulamalarda, görsel tanıma, okuduğunu algılama, zihinde yapılandırma, çağrışım yaptırma, hızlı okuma ve anımsama işlevleriyle küçük harfler, büyük harflere göre daha etkili olduğu saptanmıştır. Küçük harflerle yazmanın, samimiyet, hız, rahatlık (gerçek/sahte), tembellik, mizahi tekdüzelik, sanatsallık, tevazu, yorgunluk ve sevimlilik gibi etkileri olduğunu savunan yazarlar da vardır. 

Küçük harf tutkusundan bahsederken, lisede aynı sırayı paylaşıp teksir odasında birlikte dergiler çıkardığımız; şiirlerini ve kendi ismini küçük harflerin dünyasında kuran dostum küçük iskender’i anmalıyım elbette. Huzur içinde uyusun.

Cemal Süreya’nın Camdan şiirinden dizelerle küçük harfleri selamlayarak bitirelim:

“Bir yaş büyüğüm babamdan
ve rüzgar 
bir törendeki gibi 
çekiştirir durur 
yağmurluğumu” 

Küçük harf tutkunlarına bir okuma önerisi: Edith Zimmerman’ın New York Magazine’de yayımlanan 13 Reasons We Type in Lowercase (Küçük harflerle yazmanın 13 nedeni) başlıklı mizah yüklü yazısı.

Kaynakça

  • Okumada Küçük Harflerin Büyük Gücü, Prof. Dr. Firdevs Güneş
  • TDK Yazım Kılavuzu  
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

YAZARLAR

Suha Çalkıvik

Seslendirme sanatçısı, öğretim görevlisi ve İTÜ Radyosu'nun Yayın Koordinatörü. Uzun yıllar TRT’de dublaj sanatçısı olarak çalışan Çalkıvik, NTV haber kanalının kuruluşundan itibaren tanıtımlarını seslendirdi. 1992'den beri İTÜ’de öğretim görevlisi olarak çalışıyor; #tarih dergisinin Türkçe köşesini yazıyor.

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta