Küçük Prens ve Şehirler

Asteroid B-612'den şehirlerimize bakıyor ve döngüsel şehirler için fırsatlara odaklanıyoruz.
Küçük Prens ve Şehirler

Çoğumuza ilham olan Küçük Prens, bugün dünyaya Asteroid B-612’den bakıp bir şey söylese ne olurdu dersiniz? Siz bunu düşünedurun, biz gördüğü manzarayı paylaşalım:

NASA tarafından yayınlanan görüntüler, kaynaklara ulaşım konusunda ne kadar adaletsiz bir dağılıma sahip olduğumuzu gösteriyor. Dünyadaki adaletsizliğin her alanda olduğunu bilsek de, buna biraz daha uzaktan bakabilmek ve genel durumu bu şekilde gözlemlemek, bildiğimiz bu gerçekliği gözler önüne seriyor.

Peki Küçük Prens’e dönelim, sizce bu görsel üzerine Küçük Prens aşağıdakilerden hangisini söylemiştir?

A)Asıl sorun büyümek değil ki, büyürken unuttuklarımız.
B)Acaba yıldızlar herkes günün birinde kendi yıldızını bulsun diye mi yanıyorlar?
C)Kelebeklerle tanışmak istiyorsam, bir iki tırtıla katlanmam gerek.
D)Geleceğe gelince, mesele onu tahmin etmek değil, mümkün kılmaktır.

Bugün bu sözlerin hepsi, Küçük Prens’e hayat veren yazar Antoine de Saint Exupery tarafından yazılmış olup, son seçenek IPCC’nin iklim krizi için yayınladığı 1.5 derece küresel ısınma özel raporunun başlangıç cümlelerinden birini oluşturuyor.

IPCC, 1988 yılında WMO ve UNEP tarafından kurulup şu anda 195 farklı üyesi ile birlikte faaliyet gösteriyor. Üç farklı faaliyet alanı bulunan organizasyon, İklim Değişikliğinin Fiziksel Bazı, İklim Değişikliği Etkileri ve İklim Değişikliğini Azaltma üzerinde çalışıyor.

Senelerdir seslerini yayınladıkları raporlarla duyurmaya çalışan organizasyon, Antoine de Saint Exupéry’den alıntı yaparak geleceği değil, şu anı konuşmak ve şu an için aksiyon almanın önemini vurguluyor.

Raporun yayınlandığı tarihlerde ülkemizde ve dünyada meydana gelen yangınlar, seller, kuraklık ve aşırı sıcaklar raporun bize anlatmaya çalıştığı durumun vücut bulmuş haliydi. Konuya basit bir şekilde yaklaştığımızda kaynak kullanımının azaltılması ile başlamak, doğru bir aksiyon olacak. Peki bu kaynaklar en çok nerede tüketiliyor? Yukarıdaki harita bize cevabı veriyor : Şehirler

UN Habitat’a göre karbon emisyonunun %60’ını oluşturan şehirler, dünya üzerindeki alanların sadece %2’sini kapsamakta. Dünya nüfusunun yarısını omuzlayan ve 2050’de %70 artması beklenen şehir popülasyonunun dünyaya zararlarını ne durdurabilir? Bugün %85 oranı ile ekonomik büyümenin üreticisi olan şehirleri tüketimden uzak tutacak aksiyonlar nelerdir?

Gittikçe artan popülasyonun etkisi ile bakılması gereken ilk nokta atık yönetimi. 2010’da şehirlerde 40 milyar ton olan atıkların 2050’de 90 milyar ton olması bekleniyor.

Dünyadaki gayri safi yurtiçi hasılanın %80’ini karşılayan şehirlerin sahip olduğu ekonomik büyüklük düşünüldüğünde; lineer ekonomiden döngüsel ekonomiye geçişin ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu görebiliriz. Döngüsel ekonomi içindeki tersine lojistik, atık işlenmesi, enerji tasarrufu, yeni iş modeli ve ürün tasarımı gibi uygulamalarla bu potansiyel çok daha önemli hale geliyor.

Kendisi ve vatandaşları için ekonomik direnç/dayanıklılık(resilience) ve refah üretimini ön planda tutan döngüsel şehirlerin sahip olduğu 7 prensibi aşağıda bulabilirsiniz:

  • Closed Loop : Tüm materyaller teknolojik ve biyolojik olarak sonsuz bir döngü içinde olmalı
  • Azaltılmış Emisyon: Tüm enerji yenilenebilir kaynaklardan gelmeli
  • Değer Üretimi: Kaynaklar değer üretimine odaklanmalı
  • Modüler Tasarım: Esnek sistemlerin oluşumu için modüler ürün tasarımları geliştirilmeli
  • İnovatif İş Modelleri: Üretim — dağıtım — tüketim sürecinde ürünlere sahip olmak yerine kullanım ve deneyim üzerinden iş modellerinin geliştirilmesi
  • Tersine Lojistik: Lokal operasyonlar ile yürütülen tersine lojistik sistemlerin kurulması
  • Doğal Sistemlerin Geliştirilmesi: Doğal sermayenin geliştirilmesi için insani aktivitelerin ekosistemi desteklemesi

Şehirlerimizde artan tüketim ile dokunulması gereken alanlar ise:

  • Şehirleşme: Şehirleşmenin artması, o alanlardaki kısıtlı kaynakların kullanımı konusunda sıkıntı yaratmakta
  • Tedarik ve Fiyat Riskleri: Talebin yoğunluğu ve kaynak sıkıntısı sebebiyle hassas fiyatlandırma, üretim ve ekonomi üzerinde riskli bir etki yaratmakta
  • Çevresel Farkındalık: Devletler ve şirketler, yarattıkları çevresel etkinin farkında ve kitlelere karşı sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanıyorlar
  • Tüketici Davranışı: Bilinçsiz tüketim ile birlikte ürünlerin tam ekonomik değeri kullanılmadan sisteme fazladan atık besleniyor

Bugün şehirleşmede sadece binaların üretim sürecini ele aldığımızda bile World Economic Forum tarafından yayınlanan makalede gösterildiği üzere sistemde birbirini besleyebilecek ağların oluşturulması mümkün.

Şehirlerde oluşturulabilecek döngüsel ekonomi pratiklerine dünyanın farklı bölgelerinden bir kaç örnek vererek aklımızdakileri daha iyi ifade etmek istiyoruz.

Danimarka’nın kırsal kesimi olan Lolland’da şehre göç ile birlikte terk edilen binaların materyalleri devlet desteği ile tekrar kullanıma sürülüyor. Lendager Group’un potansiyel alanları haritalandırılması ile başlayan süreç, yeni binaların sürdürülebilir olmasını ve CO2 emisyonlarının %70 oranında azalmalarını sağlıyor.

Geri dönüştürülemeyeni dönüştürebilen TerraCycle ise Tokyo’daki sigara izmaritlerinden, Meksika’daki çiğnenmiş sakızlara ve Amsterdam’daki bebek bezlerine kadar kullanılmış ve geri dönüştürülemeyen ürünleri kullanarak Londra’da egzersiz alanları veya New York’ta topluluk bahçeleri oluşturuyor.

İklim krizinin sebep olabileceği kaynak sorunlarına direkt şahit olduğumuz Lübnan halkı ve herkes için, sorumluluk alma vakti.

Beril Oturmazer

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Döngüsel EkonomiDöngüsel Ekonomi

BÜLTEN SAYISI

Küçük Prens ve Şehirler

Asteroid-B612'den dünyaya...

26 Ağu 2021

Küçük Prens ve Şehirler

YAZARLAR

Döngüsel Ekonomi

Döngüsel Ekonomi Hakkında Her Şey!

İLGİLİ OKUMALAR