Diyanet'e güveni zedeleyen istismar davaları

Diyanet'e bağlı Kur'an kurslarında yaşanan cinsel istismar, taciz ve şiddet olayları, kuruma olan güveni yok ediyor.
Diyanet'e güveni zedeleyen istismar davaları

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

"Hem anneyim, hem teyzeyim. Çocuklarımız beraber okuyorlardı. Biz araştırdık. Köklü diye, Diyanet'in diye güvenerek verdik. Biz aileler suçluyuz belki, kabul ediyoruz. Ama Diyanet'in avukatının 'İsmimiz kirleniyor' demesi bizi yaraladı. 'Davanızı çekin' dediler. Bu, toplumun davası. Evlatlarımızın yaşadığını başka evlatlar yaşamasın... Biz İslamiyet'i yaşamaya çalışıyoruz. Çocuğumuz da yaşasın diye kuruma verdik. Ama yaşadıklarının İslamiyet'le ve insanlıkla alakası yok. 

Göz yummuşlar. Hiç mi görmediniz? Hiç mi fark etmediniz? Burası yolgeçen hanıysa biz niye içeriye giremedik?

Çocuk diyor ki 'Çay hazırlıyorduk, tuvalet temizliyorduk.' Neden tuvalet temizlesin? Tuvalet temizlesin diye vermedim. Biz güvenerek verdik. Güvenimiz boşa çıktı. Bu bir devlet kurumu ve canımızı yakıyor."

Bu cümleler Erzurum Hacı Bahattin Evgi Yatılı Erkek Kuran Kursu'nda cinsel istismara maruz kalan çocukların annelerine ait. Açılan istismar davasında mahkeme, altı çocuğa karşı "nitelikli cinsel istismar" ve "hürriyetten yoksun kılmak" suçlarından H.A.'ya 119 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Gazeteci İsmail Saymaz konuya ilişkin üç davanın daha devam ettiğini, H.A'nın eziyetten, yurt müdürünün N.K.'nın görevi ihmal ve işkenceden, temizlik görevlisi N.G.'nin işkenceden yargılanacağını bildirdi. 

Kur'an kurslarında yaşanan cinsel istismar vakalarıyla ilgili bir araştırma yapıldığında -sadece internette arama motoruna yazıldığında- birçok farklı vakayla karşılaşmak mümkün. Özellikle tarikatlara bağlı kurs ve okullarda bu vakaların sayısı oldukça yüksek; ancak Diyanet'e bağlı kurumlarda da sıklıkla karşılaşılıyor. 

Ailelerin bakış açısı, Diyanet'in tavrı

Çocuğa yönelik istismar toplumun kanayan yarasıyken toplumun büyük kesiminin inancına yönelik "kontrol mekanizması" olan bir devlet kurumu altındaki kurslarda bu tip vakaların yaşanması hem inancı zedeliyor hem de kuruma olan güveni yok ediyor. Bu durumların tartışılması gereken iki önemli tarafı bulunuyor: Diyanet'in tavrı ve ailelerin bakış açısı. 

Ailelerin bakış açısı, çocuğun yaşadığı travmanın boyutunu dahi etkileyecek kadar önemli. Erzurum'da yaşanan olayda olduğu gibi ailelerin olayı ortaya çıkarması, bu büyük suçun cezalandırılması son derece önem teşkil ediyor; ancak her durumda bu mümkün değil. Zira kimi aileler şikâyetçi olmaktan ziyade olayın "üstünü kapatmak" için de çabalayabiliyor. Erzurum'daki aynı vakada sanık H.A. tarafından şiddet gören çocuklardan birinin babası S., İsmail Saymaz'a verdiği ifade de şu cümleleri söylüyor: 

"Çocuğum sanık tarafından kendisine birkaç kez terlikle ve tokatla vurulduğunu söyledi. Kur'an kursu olduğu için biz bu durumu normal karşıladık. Oğluma karşı başka eylemi olmamıştır. Davacı ve şikâyetçi değilim."

İnsanların inancı tartışılmayacak bir konuyken bu inancın boyutunun yarattığı düşünce şeklinin yol açtığı olay ve durumlar tartışmayı gerektiriyor. 

Öte yandan, yukarıda söylediğimiz gibi bu vakalarda Diyanet'in de tavrı büyük önem teşkil ediyor. Erzurum'da yaşanan olayda ailelerin ifadeleriyle değerlendirdiğimizde Diyanet suçlunun cezalandırılmasından ziyade "kurumun adının lekelenmesinin önüne geçmeye" çalışıyor. Peki asıl bu tavır, kurumun adını, kuruma olan güveni zedelemiyor mu?

Dindar aileler, olayların yaşanmasından ziyade bu olayların yargılanmasının önüne geçmeye çalışan bir devlet kurumuna nasıl güvenebilir? Hatta mağdur çocuklardan birinin annesinin sözleriyle bakalım olaya: "Senin neyine güveneyim? Ey müftü, seni seçeni ben seçtim. Elim bilekten değil, omuzdan kırılsın!"

Tabii durumu yalnızca ailelere yönelik ifadelerle ortaya çıkmıyor. Kur'an kursunda tecavüz ve şiddet nedeniyle ihmali görülerek görevden alınan eski Palandöken Müftüsü Abdulhalim Acar'a müftülük çalışanları ve Kur'an kursu hocaları tarafından veda programının düzenlendiği ve Acar'a, katkıları nedeniyle plaket verdiği de ortaya çıktı. 

En hassas konular, en büyük yanlışlar 

Bunun yanında toplumun en hassas yapıtaşı olan çocukların emanet edildiği kurumlarda güvenle yaşaması gerekiyor. Peki bu konuda Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ne düşünüyor? 

"Diyanet Başkanlığımızın toplumla iletişim kurduğu en güçlü zeminlerden birisi Kur'an kurslarımız. Kuran kursları üzerinde, sinsi düşmanlıklar üretmeye yönelik çalışmalar var. 2 bin civarında yatılı kuran kursumuz var, her zaman mücadele ettiğimiz, olmaması için gayret ettiğimiz bir olay oluyor, onun üzerinden bütün Kur'an kurslarımızı yıpratmaya çalışan bir takım çalışmalar var."

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

Diyanet'in kılıcı ve laiklik, yurtlarda istismar davaları

Spektrum Dosya'nın konusu Diyanet İşleri Başkanlığı

09 Haz 2022

Cumhuriyet

YAZARLAR

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Yumuşak güç sertleşirken: 36. NATO Zirvesi'nde diplomasinin yeni kodları

Bu yılki NATO Zirvesi; semboller, anlatılar ve kültürel güçle örülen "yumuşak gücün" ortadan kalkmadığını; aksine yeni bir biçim kazandığını gösteren anlarla doluydu. Savunma sanayiinin ve caydırıcılığın öne çıktığı bir dönemde yumuşak güç de bu gerçekliğe uyum sağlıyor; daha sert semboller, daha karizmatik lider imajları ve daha gösterişli ritüeller üzerinden yeniden üretiliyor.

Nart Özel

·

11 Tem 2026

Yumuşak güç sertleşirken: 36. NATO Zirvesi'nde diplomasinin yeni kodları